vakıf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vakıf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2007 Cumartesi

IBB Burs Sonuclari Aciklandi - Burs, Burslar, Burs Ara

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yılın burs müracaat sonuçlarını açıkladı. Geçen yıl 40 bin öğrenciye burs veren belediye, bu yıl sayıyı artırarak 50 bin öğrenciye burs vereceğini açıklamıştı. Burs almaya hak kazanan öğrencilerin Kasım'a kadar belirtilen yerlerden gerekli evrakları teslim etmesi gerekiyordu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 2007-2008 eğitim ve öğretim yılında verilecek eğitim yardımlarının sonuçları açıklandı. Belediye’nin www.ibb.gov.tr adlı internet sitesinde kimlerin burs almaya hak kazandığı ve hangi evrakları getirmeleri gerektiği açıklandı. Burs almaya hak kazanan öğrencilerin istenen evrakları en geç 7 Kasım’a kadar Saraçhane, Taksim ve Kadıköy’den teslim edebilecekler.

Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı'na bağlı Sosyal Hizmetler Müdürlüğünce, 2007-2008 eğitim ve öğretim yılında verilecek eğitim yardımları müracaatlarının, 20 Eylül’de başlamıştı. lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, özel üniversitelerde ÖSYM tarafından yüzde 100 burslu yerleştirilen öğrenciler ile öğrenim giderlerinin tamamı üniversite tarafından karşılanan ve başka bir yardım almayan öğrenciler burs için müracaatta bulundu.

Geçtiğimiz yıl 40 bin öğrenciye eğitim yardımında bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yıl sayıyı artırarak 50 bin öğrenciye burs veriyor. Eğitim yardımı almaya hak kazanan öğrenciler 7 ay boyunca burslarını alabilecek. 2007-2008 yılı eğitim yardımlarının belediyeye maliyeti ise 36 milyon 680 bin YTL.

Burs almaya hak kazanan öğrencilerin alacağı aylık burs miktarı ise şöyle;
Önlisans ve Lisans öğrencisi: 100 YTL
Yüksek Lisans Öğrencisi:150 YTL
Doktora öğrencisi: 250 YTL
SONUÇLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

3 Kasım 2007 Cumartesi

TEV'den 130 Ogrenciye Burs

Türk Eğitim Vakfı'nın (TEV), vasiyetleri ile mal varlıklarını vakfa bırakan Bursalı hayırseverler Zeki Müren, Rıza-Rabia Biçen çifti ve Dr. İbrahim Çataloğlu adına 136 yeni öğrenciye burs vereceği bildirildi.


TEV'den yapılan yazılı açıklamada, vakfın merhum 4 hayırsever adına bugüne kadar binlerce öğrenciye burs verdiği, sadece geçen yıl 455 öğrencinin bu bağışçıların fonlarından yararlandığı belirtildi.

TSK Mehmetçik Vakfı ile Bursa'da TEV-TSK Mehmetçik Vakfı Zeki Müren Anadolu Lisesi'ni yaptırarak 2002 yılında hizmete açan vakfın, 2006-2007 öğretim yılında bu lisede eğitim gören 5 öğrenciye burs verdiğine değinilen açıklamada, aynı dönemde Uludağ Üniversitesi'nden 139, Bursa'daki meslek liselerinden de 59 öğrencinin burslardan faydalandığı vurgulandı.

Açıklamada, 2007-2008 öğretim yılında UÜ'de bursu devam eden 92 öğrenciye ilave olarak 53 öğrencinin, Bursa'daki meslek liselerinde burs alan 45 öğrenciye ilaveten 46 öğrencinin, Zeki Müren Güzel Sanatlar Anadolu Lisesinde ise 10 öğrencinin ilk kez burslardan yararlandırılacağı ifade edildi.

Bu öğrencilerin seçiminin bağlı bulundukları öğretim kurumları tarafından yapılacağına dikkat çekilen açıklamada, Bursa'da bu yıl toplam 436 öğrenciye burs verecek olan vakfın 4 hayırsever adına açılan fonlardan da doğrudan 27 öğrenciye burs tahsis edeceği duyuruldu.

Çataloğlu'nun TEV'e bağışladığı mal varlığının geliriyle vasiyeti gereği Bursalı ve Bornovalı teknik alanda yüksek öğrenim gören öğrencilere burs verileceğine de işaret edilen açıklamada, Rıza ve Rabia Biçen'in TEV'e bağışladıkları mal varlıklarının geliriyle de Yenişehir, İnegöl, İznik ve Orhangazi ilçelerinde oturup, teknik, tarım, iktisat, işletme, tıp ve siyasal bilgiler fakültelerinde öğrenim gören öğrencilere burs sağlanacağı kaydedildi.

Açıklamada, yeni burslardan yararlanmak isteyen öğrencilerin, 16 Kasıma kadar TEV Bursa Şubesine başvurmaları istendi.

Kaynak: Hürriyet

Anadolu Vakfi Bursu

Burslarımız

Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, çalışkan, yetenekli, ancak maddi imkanı olmayan başarılı Üniversite öğrencilerine karşılıksız burs vermektedir.

BURSİYER ADAYI OLMAK İÇİN ŞARTLARIMIZ :

TC Vatandaşı olmak,
Maddi imkanı olmamak,
Başarılı olmak,
Devlet Üniversitesinde okumak, (Özel Üniversite ve Açık Öğretim hariç)

BURS BAŞVURULARI :
Burs başvuruları 1-30 Eylül arasında posta yoluyla yapılır.

BURS BAŞVURULARINDA GÖNDERİLECEK EVRAKLAR:
Üniversiteyi yeni kazananlar için ÖSYM sonuç belgesi fotokopisi
Üniversitede okuyan ara sınıflar için öğrenci belgesi
Özgeçmişini anlatan detaylı dilekçe (adres ve telefon)
Nüfus cüzdanı fotokopisi
1 adet vesikalık fotoğraf

BURSİYERLERİN SEÇİMİ :
Bursiyer adayları yukarıda istenen belgeler doğrultusunda burs komisyonu tarafından Kasım ayı içinde mevcut kontenjana göre seçilirler. Seçilen adaylara Anadolu Vakfı tarafından burs formu gönderilir. Bu formları doğru, okunaklı ve eksiksiz bir şekilde doldurup imzalayarak ve okuduğu Üniversitenin öğrenci işlerinden onaylattıktan sonra resimli ve onaylı öğrenci belgesi ile birlikte tekrar evraklar eline geçtikten en geç 15 gün içinde Anadolu Vakfı’na getirir veya posta yolu ile gönderirler. Kesin bursiyer listesi Aralık ayının 15’inden sonra gene bu sitede yayınlanacaktır.

BURS ÜCRETLERİNİN ÖDENMESİ :
Öğrenci Bursları 9 ay süreli olup, ayda 125,-YTL. olarak 3’er aylık dönemler halinde (Ocak, Nisan, Ekim aylarında) peşin ödenmektedir.

İstanbul’da okuyan öğrenciler Anadolu Vakfı’na gelerek burs paralarını alacaklardır.

İstanbul dışında okuyan öğrenciler bulundukları illerde Vakıflar Bankasında açtıracakları hesaba ödemeler yapılacaktır.

BURSUN KESİLMESİ HALLERİ :
Anadolu Vakfı bursu başarılı öğrencilere öğrenimleri bitene kadar verilir
Başka Kurum, Vakıf ve Derneklerden burs alanlar,(karşılıklı veya karşılıksız)
Her dönem sonunda transklibini göndermeyenler,
Disiplin cezası alanlar,
Burs almaya uygun olmadığı tespit edilenler
Yanlış beyanda bulunanların bursları kesilir.

BURS

1 Kasım 2007 Perşembe

Sema Yazar Vakfi Burslari Hakkinda

BURSLAR

Yüksek Öğrenim Bursları

Bugüne kadar 500'ün üstünde Yüksek öğrenim öğrencisine burs verilmiştir. Bu öğrencilerin bir kısmı doktora yapmak üzere Yurtdışı eğitim kurumlarına gönderilmiştir. Bu mevcuda her yıl kontenjanımız ölçüsünde öğrenci ilave edilmektedir. Ayrıca alanında staj yapması gerekenlere staj olanakları sağlanmakta, maddi ve manevi yardım esirgenmemektedir.

Tübitak bilim olimpiyatları'nda matematik , fizik, kimya, biyoloji, bilgisayar dallarında teşvik ödülleri verilmektedir.

Başarı Bursları
Vakfımız her öğretim yılında üniversite öğrencilerine burs yardımı yapmaktadır. Burs verilecek öğrencilerin başarı durumu ve ihtiyacı gözönüne alınmaktadır. Burs faaliyeti tüm türkiye dahilinde hizmet vermektedir. Ayrıca BİLİM ADAMI yetiştirmek üzere Tübitak ile koordineli başarı bursu, yurtdışı dil eğitimi master, doktora eğitimi için gidecek başarılı öğrencilerimize de burs verilmektedir.

Özel Burs Programı
Vakfımıza, özel burs programlarimizda kullanılmak üzere bağışta bulunabileceğiniz gibi kendi adınıza bir burs programıda oluşturabilirsiniz.

Başvuru Şartları
Vakıf olarak her yıl üniversiteyi yeni kazanmış bulunan öğrencilere katkıda bulunmak amacıyla burs verilmektedir. Bursların devamlılığı her yıl başarılı olma koşuluna bağlıdır. Burs alan öğrencilerin herhangi bir kuruluştan burs ve yardım almama şartı vardır. Burs başvurusunda bulunmak isteyen öğrenciler aşağıda yer alan formu doldurup 15 Ekim 2007 tarihine kadar müracat etmesi gerekmektedir. Müracatlar posta ile de yapılabilinir. Burs talebi kabul edilenler mülakata çağırılır

Vakfımız Yönetim Kurulu kararınca 2007-2008 öğretim yılına mahsus burs başvuru şartlarımız aşağıda olduğu gibidir.
2007 yılı ÖSS sınav sonucunda;

ÖSS sayısal 2 puanı 360
ÖSS eşit ağırlık 2 puanı 330
ÖSS sözel 2 puanı 330
ÖSS dil 2 puanı 350
ve üzerinde olan öğrenciler başvurabilir.

Burs Başvuru Formu (basvuru.xls)

Başarı Bursu Alan Gençlerimizden Birkaçı

TOROS CAN
Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nı bitirdikten sonra Londra Royal Collage of Music'de eğitimini tamamladı. A.B.D.'de Yale Üniveristesi'nde Master Eğitimi yaptı. 1997'de en başarılı piyanist ödülünü aldı. Fransa'nın Orleans kentinde yapılan 3.Uluslararası 20.Yüzyıl yarışmasında birinci oldu. Birçok ülkede konserler verdi. Çeşitli ödüller aldı.

İlk CD kaydını RMC stüdyolarında gerçekleştirdi ve John Cage'nin tüm "Sonatas and Interludes for Prepared Piano" eserlerini ve Pierre Boules'in 3.Sonatı'nı seslendirdi. Fransiz CD firması L'Empreinte Digital için kaydettiği ikinci CD'si 2000 yili sonunda çıkacaktır. Bu CD'de "György Ligeti'nin Tüm Etütleri"ni seslendirmiştir.

Toros Can halen Tucson'dakiUniversity of Arizona-School of Arts'da doktorasını yapmaktadır.

İLYAS DEVELİ
1997 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Sema Yazar Gençlik Vakfı Yönetim Kurulu Üyesidir. Halen Salihli'de hakim adayı olarak görev yapmaktadır. Evli olan Develi, ingilizce bilmektedir.

ALMİRA GÜVENÇ
O.D.T.Ü. Makina Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Daha sonra aynı üniveristede masterını tamamladı. Halen Chicago'da 1.Nasa Projesi üyesi olan Güvenç aynı yerde asistanlık yaparak doktorasını tamamlamaktadır.

IŞILAY HARMANCI
Boğaziçi Üniversitesi Endüstiri Mühendisliği mezunudur. Halen A.B.D'de Üniveristy of Southern Colorado Industrial Engineering Department'de asistanlık ve yüksek lisans eğitimi yapmaktadır.

YEŞEM KURT
O.D.T.Ü. Bilgisayar Mühendisliği'ni bitirdikten sonra aynı üniversitede masterını tamamladı. A.B.D. Indiana University'de matematik dalında doktora yapmaktadır.


www.semayazar.org.tr

28 Ekim 2007 Pazar

MEB'den Karsiliksiz Burs

Bakanlık maddi durumu iyi olmayan öğrencilere karşılıksız burs veriyor. Peki nasıl başvuru yapılacak ?

Milli Eğitim Bakanlığının(MEB), ilköğretim ve ortaöğretimde eğitimlerini sürdüren başarılı veekonomik durumu iyi olmayan öğrencilere verilen karşılıksız bursu 2008 yılında 62 YTL 855 YKr'ye çıkarılacak.

Başarılı ve ekonomik durumu yerinde olmayan ilk ve ortaöğretim öğrencilerine bu yıl aylık 58 YTL 02 Ykr olarak verilen burs miktarı 2008 yılı içerisinde aylık 62 YTL 855 YKr'ye yükseltilecek. 2008 yılında burslardan yararlanan öğrenci sayısının 150 bine çıkarılması planlanıyor.

Üç aylık olarak ödenen burs miktarı öğrencilerin adına açılan hesabayatırılıyor. Öğrenciler ortaöğretim eğitimi sonuna kadar burs alabiliyor.

Ortaöğrenim Burs ve Yurtlar Dairesi Başkanlığı tarafından ekonomik durumu yerinde olmayanlara katkı amacıyla yürütülen burs hizmetleri sayesinde öğrencilere eğitimlerini sürdürebilme imkanı sağlanıyor.

MEB yetkililerinden edinilen bilgiye göre burs alan kız öğrencisayısında da artış oldu. 2002 yılında bursluluktan yararlanan kız öğrencilerin oranı yüzde 42 iken, 2007 yılı içinde bu oran yüzde 47'lere yükseldi. Burs için taleplerin çoğunlukla doğu illerinden geldiği ancak nüfus oranına bakıldığında en fazla bursun İstanbul'daki öğrencilere verildiği belirtildi.

BURS İŞLEMLERİ DE ELEKTRONİK ORTAMDAN YAPILACAK

MEB'in e-devlet uygulaması burs işlemlerinde de uygulamaya konuldu. Yazışmalar kaldırılarak, tüm burs hizmetleri bundan sonra elektronikortamdan yapılacak.

Burs almak isteyen öğrenciler bakanlığın "http://ilsis. meb. gov. tr"internet adresindeki e-burs modülü üzerinden başvuru dahil tümişlemlerini yapabilecekler.

MEB yetkilileri, okul müdürlerinin de burs hizmetleri ile ilgili tümişlemleri bu adresten yapacaklarını bildirdi.

IBB Burs Sonuclari Aciklandi - Burs, Burslar, Burs Ara

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yılın burs müracaat sonuçlarını açıkladı. Geçen yıl 40 bin öğrenciye burs veren belediye, bu yıl sayıyı artırarak 50 bin öğrenciye burs vereceğini açıklamıştı. Burs almaya hak kazanan öğrencilerin Kasım'a kadar belirtilen yerlerden gerekli evrakları teslim etmesi gerekiyordu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 2007-2008 eğitim ve öğretim yılında verilecek eğitim yardımlarının sonuçları açıklandı. Belediye’nin www.ibb.gov.tr adlı internet sitesinde kimlerin burs almaya hak kazandığı ve hangi evrakları getirmeleri gerektiği açıklandı. Burs almaya hak kazanan öğrencilerin istenen evrakları en geç 7 Kasım’a kadar Saraçhane, Taksim ve Kadıköy’den teslim edebilecekler.

Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı'na bağlı Sosyal Hizmetler Müdürlüğünce, 2007-2008 eğitim ve öğretim yılında verilecek eğitim yardımları müracaatlarının, 20 Eylül’de başlamıştı. lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, özel üniversitelerde ÖSYM tarafından yüzde 100 burslu yerleştirilen öğrenciler ile öğrenim giderlerinin tamamı üniversite tarafından karşılanan ve başka bir yardım almayan öğrenciler burs için müracaatta bulundu.

Geçtiğimiz yıl 40 bin öğrenciye eğitim yardımında bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yıl sayıyı artırarak 50 bin öğrenciye burs veriyor. Eğitim yardımı almaya hak kazanan öğrenciler 7 ay boyunca burslarını alabilecek. 2007-2008 yılı eğitim yardımlarının belediyeye maliyeti ise 36 milyon 680 bin YTL.

Burs almaya hak kazanan öğrencilerin alacağı aylık burs miktarı ise şöyle;
Önlisans ve Lisans öğrencisi: 100 YTL
Yüksek Lisans Öğrencisi:150 YTL
Doktora öğrencisi: 250 YTL
SONUÇLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Alarko Toplulugu Bursu

ALARKO TOPLULUĞU MENSUPLARININ ÇOCUKLARI İÇİN VERİLEN BURSLAR

Bursların Kapsamı

Topluluk mensuplarının çocuklarına yönelik burslar; liseye ve üniversiteye giden çocukları kapsıyor.

Bursların Koşulları:

Burslar karşılıksız olup, herhangi bir hizmet veya yükümlülük gerektirmez. Burs alan öğrenci, düzenli bir öğrenci yaşamının gereklerini yerine getirmeyi, okuluna derslerini aksatmadan devam etmeyi kabul eder. Öğrenimin aksatılması halinde burs iptal edilir; ancak, resmi belgelere dayanan hastalık veya mazeretler sebebiyle öğrenimin aksaması halinde, burs verme süresinin uzatılıp uzatılamamasına karar verme yetkisi Alarko Eğitim-Kültür Vakfı'na aittir. Alarko Eğitim-Kültür Vakfı gerekli gördüğü hallerde verdiği bursu hiçbir sebep göstermeksizin iptal etme hakkına sahiptir. Öğrencinin anne veya babasının Alarko Şirketler Topluluğunda en az 5 yıl çalışıyor olması gerekmektedir. Öğrencinin ailesinin 2006 yılı net gelirinin 11.500.-YTL'nin (ücret, ikramiye, sosyal yardım, prim ve ailenin diğer gelirleri dahil) altında olması gerekmektedir. (Bu gelir sınırı, her yıl yeniden belirlenir.) Öğrencilerin bir önceki öğrenim yılındaki notlarını belgeleyerek başarılarını kanıtlamaları amacıyla "karne" ve "başarı belgesi" fotokopilerini Burs İstek Formu ile birlikte ALEV'e ibraz etmeleri gerekir. Burs'a kesin hak kazanmak için, anne veya babanın görev yaptığı Şirket/Müessesenin en üst amirinin onayı alınır. Öğrencinin yıl kaybetmemiş olması gerekmektedir. Her aileden 1 öğrenciye burs verilir. Öğrenci burs almaya; başarısının ve burs'a ilişkin şartlarının ortadan kalkmaması kaydı ile; Liseye başladıysa lise bitinceye kadar, Üniversiteye başladıysa üniversite bitinceye kadar devam eder. Öğrencinin anne veya babasının emeklilik nedeni dışındaki bir nedenle Alarko Topluluğu'ndan ayrılması halinde burs iptal edilir.

Seçim Şekli: Burs başvurusu, öğrencilerin daha önce doldurduğu ve Mensubun bağlı bulunduğu Şirketin Yöneticisinin de doğruluğunu onayladığı ALEV Burs İstek Formunun ALEV Yönetimine teslim edilmesi ile yapılır. Mensup Çocukları için ayrılan kontenjan ALEV'in aynı yıl verdiği Üniversite, E.M.L. ve Teknik Lise burs bütçesinin % 10'unu geçemez. Burs talebinin kontenjanı aşması durumunda müracaatlar arasından başarı sıralamasına göre seçim yapılır (Eşitlik halinde; öğrencinin yaşı, anne veya babasının kıdemi ve ailenin gelir düzeyi dikkate alınır.) Bursiyer seçimde Şirketlere göre dağılım ayrıca dikkate alınır.

Ödeme Şekli:

Aylık burs miktarı; 2006 - 2007 dönemi için; lise öğrencileri için 65.-YTL/ay ve Üniversite öğrencileri için 150- YTL/ay'dır. Ödemeler, her ayın ilk haftası içinde Alarko Merkez Veznesi kanalıyla veya banka hesap numarasına yalnızca öğrenim (Ekim-Mayıs) aylarını kapsayan dönem için yapılır.

www.alarko.com.tr


ÜNİVERSİTE BURSLARI
Bursların Kapsamı
A- Dr. Üzeyir GARİH Bursu;
Topluluk Başkanımız Merhum Dr. Üzeyir Garih anısına,
İ.T.Ü. Makina Mühendisliği Bölümü son sınıf veya lisans üstü öğrenim gören 4 öğrenci,
B- ALEV Bursu
İ.T.Ü., O.D.T.Ü., B.Ü. üniversitelerinin aşağıda belirtilen bölümlerinde son sınıf ve lisans üstü öğrenim gören öğrenciler ile,
İ.Ü. İşletme Fakültesi, A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü ve Galatasaray Üniversitesi Bilgisayar ve Endüstri Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencilerini kapsamaktadır.
Üniversiteler bazında bölümler;
İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (İ.T.Ü.)
Makina Mühendisliği Bölümü,
İşletme veya Endüstri Mühendisliği Bölümü,
Kontrol ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,
İnşaat Mühendisliği Bölümü,
ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (O.D.T.Ü.)
Makina Mühendisliği Bölümü,
Endüstri Mühendisliği Bölümü,
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü,
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ (B.Ü.)
Makina Mühendisliği Bölümü,
Endüstri Mühendisliği Bölümü,
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü.
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ (İ.Ü)
İşletme Fakültesi,
ANKARA ÜNİVERSİTESİ (A.Ü)
Siyasal Bilgiler Fakültesi,
GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ (G.S.Ü)
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,
Endüstri Mühendisliği Bölümü
Bursların Koşulları:
Burslar karşılıksız olup, herhangi bir hizmet veya yükümlülük gerektirmez.
Öğrencinin son sınıfta olması ve alt sınıftan dersi bulunmaması gerekir.
Burs alan öğrenci, düzenli bir öğrenci yaşamının gereklerini yerine getirmeyi, okuluna derslerini aksatmadan devam etmeyi kabul eder.
Öğrenimin aksatılması halinde burs iptal edilir; ancak, resmi belgelere dayanan hastalık veya mazeretler sebebiyle öğrenimin aksaması halinde, burs verme süresinin uzatılıp uzatılmamasına karar verme yetkisi Alarko Eğitim-Kültür Vakfı'na aittir.
Alarko Eğitim-Kültür Vakfı gerekli gördüğü hallerde verdiği bursu hiçbir sebep göstermeksizin iptal etme hakkına sahiptir.
Seçim Şekli:
Öğrenciler, Üniversitelerin Burs Ofislerinden aldıkları ALEV Burs İstek Formlarını doldururlar.
Burs Ofisleri, bildirilen kontenjan kadar öğrenciyi seçer ve ALEV Yönetimine iletir.
ALEV yönetimi tarafından burs başvurusu kabul edilen öğrencilere burslarının kabul edildiğine dair bir mektup gönderilir.

Ödeme Şekli:
Aylık burs miktarı 2006-2007 dönemi için 150.-YTL/ay'dır.
Ödemeler, her ayın ilk haftası içinde yalnız öğrenim aylarına (sömestre dahil) mahsus olmak üzere öğrencilerin banka hesap numaralarına yapılır.
ÜNİVERSİTE BURS İSTEK FORMU .doc (Bu formu okulunuzun Burs Ofisinden temin edebilirsiniz.)

25 Ekim 2007 Perşembe

Losemililer icin yardimeli

Unutmayın ki lösemili çocuklarımıza uzanan en küçük yardım eli bile onları hayata bağlayan en kuvvetli bağ olacaktır.....

Bu mesaj bu sabah ulaştı şirkete broşürleri ile birlikte..
Gülen gözlerle baktıkları belli dünyaya, ama yardıma,desteğe muhtaçlar.
Belkide bir anne olduğum için bu kadar etklilendim o güzel gözlerle bakan çocuklardan.
Ama annelik bir yana insanlık galiba bu his..

Şirket olarak bugün löseve bir katkımız olacak onlara havlu göndereceğiz.........
Gerekli bilgileri almak için lösevi aradım.O kadar sıcak bir sestiki telefonun diğer ucundan gelen ses.
İYİKİ VARSINIZ dedi sadece.

Ve düşündüm belkide şirket adına değilde, şahıslar olarak bizimde bir katkımız olabilir löseve..
Belki bir çocuğa umut oluruz bir ışık oluruz dedim kendi kendime ve bunu sizlerle paylaşmak istedim...
İsteğim sadece birbirimize onca saçma mail göndermektense bu maili yollayalım.Bakarsınız bir işe yarar
ve bir ışıkta biz tutarız çocuklarımıza(Unutmayalım o çocuklar bizim geleceğimiz)

Sağlıkla kalın....

Aysun DURMAZ

LÖSEV
Bağışlarınız İçin ortak hesap numaramız 0660 tüm bankalara havale ücreti ödemeden 1 YTL bile bağışlayabilirsiniz
www.losev.org.tr losev@...

18 Ekim 2007 Perşembe

Istanbul Buyuksehir Belediyesi Bursu - IBB Bursu

20 Eylülde başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eğitim yardımı için son başvuru tarihi 22 Ekim.

Başvurular internet üzerinden http://egitimyardimi.ibb.gov.tr/ adresinden yapılacak.

10 Ekim 2007 Çarşamba

IBB'den 50 bin Ogrenciye Burs

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) üniversitelerin, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine toplam 36 milyon 680 YTL burs verecek.

İBB'den yapılan açıklamada burs için başvuran öğrenci sayısının 97 bin 867 olduğu ve bu öğrencilerden 50 binine burs verilebileceği ifade edildi.

İnternet üzerinden 20 Eylül - 22 Ekim 2007 tarihleri arasında yapılan başvurular sonucunda; 46 bin 400'ü lisans ve ön lisans, 3 bini yüksek lisans, 600'ü doktora olmak üzere toplam 50 bin öğrenci 7 ay süresince burs almaya hak kazandı.

15 Eylül 2007 Cumartesi

Balikesir Belediyesi Bursu

Balıkesir Belediyesinin her yıl verdiği öğrenci bursları için başvurular 15 Eylül de başladı.

Burs başvuruları, 15-30 Eylül 2007 tarihleri arasında yapılabilecek.

Balıkesir Belediye Başkanlığı'nın 9 ay süreyle öğrenci başına 75 YTL. olan eğitim yardımı için başvuruların sadece www.balikesir-bld.gov.tr adresindeki belediyenin resmi internet sitesinde yayınlanan özel başvuru formunu doldurmak suretiyle yapılacağı bildirildi.

Başvuruların, 1-4 Ekim 2007 tarihleri arasında, kurulacak komisyon tarafından inceleneceği, burs verilmesi uygun bulunan öğrencilerin listesinin ise en geç 10 Ekim 2007 tarihine kadar, aynı internet sitesinde yayınlanacağı açıklandı.

İsimleri listede yer alan öğrencilerin, doldurdukları başvuru formunda beyan ettikleri bilgilerin doğruluğunu gösterir belgelerini 22 Ekim 2007 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar, belediye hizmet binasının 5. katındaki Destek Hizmetleri Müdürlüğü'ne teslim etmeleri istendi.

Geçen yıl 370 üniversite öğrencisine verilen burslarla ilgili bu seneki öğrenci sayısının başvurlara göre komisyonun yapacağı değerlendirmenin ardından belli olacağı kaydedildi. Bu arada, Balıkesir Belediyesi'nin verdiği bursların sadece ön lisans ve lisans öğrencilerini kapsarken, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ise burstan yararlanamıyor.

22 Ağustos 2007 Çarşamba

LOSEV Gonullusu Olun

LÖSEV Duyurusu:

Değerli Gönüllümüz,

Ekte göreceğiniz, İstanbul ve Ankara için ihtiyaç duyduğumuz stand eleman ilanlarını incelemenizi, yakın çevrenizle paylaşmanızı ve mümkünse çıktı alarak özellikle gençlerin bulunduğu kitapevleri, cafeler, otobüs duraklarına asarak daha çok kişiye ulaşabilmemiz konusundaki yardımlarınızı bekliyoruz.

Diğer yandan gönüllü üyelerimizin belirtilen çalışma saatleri içinde çalışmalarımıza eşlik etmesinden ve sorumluluk almasından mutluluk duyarız.

Çocuklarımızın ücretsiz tedavilerine kaynak yarattığımız en önemli aylar olan Eylül-Aralık dönemlerinde bizlerle beraber çalışmanız ve/veya bu çalışmada bizlerle olabilecek genç arkadaşlarımıza ulaşmamız konusundaki yardım ve destekleriniz için şimdiden teşekkür ederiz.

LÖSEV-Lösemili Çocuklar Vakfı
Reşit Galip Cad. İlkadım Sok. No:14 GOP/Ankara
Tel: 312 4470660
Faks : 312 4476833

Ankara için
























İstanbul için


Lösev - LÖSEV - Lösev Gönüllülük Gönüllüler

1 Ağustos 2007 Çarşamba

Oktay'i Yasatalim Kampanyasi'na Destek Olun!

Oktay' ın annesi Süheyla Hanım' ın kaleminden;


Kastamonun Bozkurt kütüğüne kayıtlı Süheyla ve Ahmet Akdeniz ailesi.

30.07.1985 Tarihinde Üsküdar Zeynep Kamil Hastanesinde gayet sağlıklı bir erkek çocuğumuz dünyaya geldi. Dünyalar bizim olmuştu. Üç tane kız çocuğundan sonra Allah bize birde erkek evlat vermişti. Şükür ediyorduk ve çok mutluyduk. Nasıl bilebilirdik ki sevincimizin çok kısa süreceğini, üzerimize kabus gibi simsiyah kapkara bulutların saracağını, yavrumuzun hayatının kararacağını, geleceğinin umutlarının sona erdiğini, yıllarca acılarla boğuşacağımızı.

Evet, 15 ay geçmişti ve Oktay' ın kasık fıtığı teşhisiyle yatırıldığı hastanede bizim için o kabus dolu günler başlamıştı. (Çok kıymetli, saygıdeğer, mesleğini verdikleri yemine bağlı olarak yapan, işinin sorumluluğunu bilincinde olan eli öpülesi değerli doktarları tenzii ediyorum.) Benim yavrum, dikkatsiz, sorumsuz, mesleğini sevmeyen, önem vermeyen içinde Allah korkusu olmayan doktorların elinde (adı bizde saklı) eline düşmüştü besbelli.

Ameliyata başlamadan (fazla narkozdan) kalbi durmuş yavrumuzun. Beyin hücreleri tamamen ölmüş. Bir müddet sonra çalıştırılan kalp sonucu yavrumuzu 3 ay boyunca bitkisel hayatta kalmasına sebep olmuşlardır. Reanimasyon servisinde ölümle yaşam arasındaki o düz çizgide geçen 3 ay sonunda yavrumuzu taburcu ettiklerinde Oktay' ın bütün vücudu felç olmuş gören gözler görmez olmuştu. Bilince yerinde değil ve devamlı epilepsi geçiren beyin bütün fonksiyonlarını yitirmiş bir külçe halinde bize teslim ettiler. Yavrumuzun hayatı, geleceği, umutları, hayalleri, idealleri diye bir şey yoktu artık.

Ve bizim hayatla savaşımız o gün başlamıştı. Önümüzde çok işimiz vardı. Aşılacak dağlar, verilecek mücadeleler, engeller. O zaman anladık ki biz imkansızı başarmalıyız, güçlü olmalıyız, bütün engellerin üstesinden gelmeliyiz diyerek Allah' ın izniyle, bize verdiği güçle, mücadelemize kanımızın son damlasına kadar, yavrumuz için maddi, manevi ne yapılması gerekiyorsa yapmaya başlamıştık artık.

Eğitimler, fizyoterapiler yıllarımızı aldı ama evet savaşı kazanıyorduk artık. En önemlisi yavrumuz ağızdan beslenmeye başladı. Sırt üstü yattığı yerden dönebiliyordu. Agucuklarla başlayan konuşmasında ağzından heceler ve kelimeler almaya başlamıştık. 8 yaşında adım atabiliyordu ve biz Oktay' la bir bütündük artık, o bizim her şeyimiz, canımız, yaşama sevincimiz, en değerli hazinemizdi. Çünkü onu yeniden hayata kazandırmıştık. Allah onu bize bağışlamıştı.

Oktay o kadar tatlı bir çocuk ki, görüpte sevmeyecek birini düşünemiyorum. Saygılı, sevecen, fedakar, paylaşmayı seven, sohbet etmeyi çok seven, fanatik bir Fenerbahçe' li. En büyük arzusu Fenerbahçe' li futbolcularla tanışmak, Fenerbahçe maçlarını stattan izlemek. (Gözleri görmüyor ama Fenerbahçe deyince göz bebekleri başka parlıyor.) Fenerbahçe marşlarını dinlemek en büyük zevklerinden biri.

İşte hayatımız böyle devam ederken bizi daha ciddi boyutta yaralayan, yıllarımızı verdiğimiz bu kadar emeğimizin boşa gideceği (yavrumuzu tam kazandık derken) önümüze çıkan bu sorunla hayatımız yeniden karardı. Artık bu bizim gücümüzü aşıyordu. Çünkü işin maddi boyutu çok yüksekti. Biz bitmiştik artık.

Evet, işte sözün bittiği yerdeyiz. Çaresiz, umutsuz, kimsesiz, OKTAY 'ın Annesi Süheyla ...

Oktay Ameliyat Olmazsa;

"S" şeklini alan omurga kemiği ciğerlere ve kalbe basınç yapmakta, kaburga kemikleri arasında sıkışan bu organlar işlevini yapmakta aşırı derecede zorlanmaktadır. Bu durum Oktay' a dayanılmaz ağrı ve acılara sebep olduğu gibi solunum yetmezliğinden Oktay' ı aniden kaybetme korkusu ile karşı karşıyayız. Yavrumuzu, canımızı yitirmek istemiyoruz. Ne yazık ki doktoru Oktay' a çok kısa bir ömür biçti ...

26 Temmuz 2007 Perşembe

"Bobrek Kardesligi" Sistemi

"Böbrek Kardeşliği" sistemi güçlendirilecek

Ankara AA- Sağlık Bakanlığı tarafından, ailesinde vericisi olmayan böbrek hastalarına çapraz eşleştirme yoluyla kan bağı bulunmayan kişilerden nakil imkanı sağlayan ''Böbrek Kardeşliği'' sistemine işlerlik kazandırılması için çalışma başlatıldı.

Sağlık Bakanlığı'nda Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Öner Odabaş'ın başkanlığında yapılan Böbrek Nakli Bilimsel Kurulu toplantısında, ülkedeki 40 bin böbrek hastasının sorununa çözüm bulunması amacıyla bazı düzenlemelere gidilmesi kararlaştırıldı.

Odabaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Böbrek Kardeşliği'' ya da ''Çapraz Aileler'' denilen bu sistemde, böbrek nakli bekleyen hastası bulunan, ancak doku uyumu olmayan iki ayrı ailenin, yapılan eşleştirmeyle karşılıklı organ bağışında bulunabildiğini belirterek, ''Yasal bir engel bulunmuyor ancak sadece bunu teşvik eden,
düzenleyen bir yapı yok. Bir havuz oluşturulup sistem oturtulabilir.

Sisteme işlerlik kazandırılırsa böbrek bekleyen hastalara kolaylıkla çapraz nakil yapılabilir'' diye konuştu.Odabaş, bu tür nakillerin akrabalar arasında yapılan kan grubu uyumu bulunmayan nakillere göre hem daha masrafsız hem de risksiz olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığı'nda yapılan toplantıda kan grubu uyumu bulunmayan nakillerin de ele alındığı bildirildi..İmmünoloji, Böbrek ve Plazmaferez Bilim Kurulları tarafından kan grubu uyuşmazlığı olan nakillerle ilgili bir protokol hazırlanacağını belirten Odabaş, ''Böylece bu nakiller için bir çerçeve çizilerek, kan grubu
uyumu olmayan nakillerin hangi şartlarda yapılabileceği belirlenecek'' dedi.

Odabaş, Böbrek Nakli Ulusal Bekleme Listesi ile ilgili olarak da, bu konuda daha önce çekincelerini dile getiren nakil merkezlerinin görüşlerini bakanlığa ilettiklerini belirterek, bunlarla ilgili değerlendirmede bulunduktan sonra sisteme son şeklini vereceklerini söyledi.

Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan da, Böbrek Nakli Bilimsel Kurulu toplantısında da böbrek bekleyen hastaların sorunlarının çözümünde kan grubu uyuşmazlığı bulunan nakillerle ''böbrek kardeşliği'' üzerinde durulduğunu belirtti. İlhan, ''Bütün dünyada yürütülen bu uygulamaları ülkemizde de bir sisteme oturtarak hastalarımızın mağduriyetinin önüne geçmek istiyoruz'' diye konuştu.


Keywords: Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli - Böbrek Kardeşliği - Organ Nakli -

izmir'de suyuna sahip cik cagrisi

İzmir'de suyuna sahip çık çağrısı

İZMİR (İHA) - Su faturalarının arka yüzüne “Su tasarrufu” mesajları bastıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, böylece her ay 900 bin haneye ulaşmış oluyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU), su tasarrufu kampanyasındaki mesajların daha geniş kesimlere ulaştırılması için ilginç bir yöntem uyguluyor. Nisan ayından bu yana sürdürülen ve Türkiye çapında ilgi gören kampanyada kullanılan afiş çalışmalarını su faturalarının arkasına bastırmaya başlayan İZSU Genel Müdürlüğü, böylece her ay İzmir'deki 900 bin haneye ulaşmayı başarıyor.

Küresel ısınma nedeniyle dünyanın pek çok bölgesinde su kaynakları konusunda ciddi sıkıntılar yaşanmaya başlandığını hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, su tasarrufunun toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'ye örnek gösterilen su tasarrufu kampanyası çalışmalarıyla, bu bilinci geliştirmeye yönelik çalışmalar yaptıklarını kaydeden Başkan Kocaoğlu, “Su tasarrufu kamyanyası uzun soluklu ve süreklilik arz eden bir iş olmalı. Biz de bunu sağlamaya çalışıyoruz. Vatandaşlarımızda tasarruf bilincini canlı tutmak için su faturalarından da yararlanmaya başladık. İlçe ve beldeler dahil, İZSU'nun okuma yaptığı yerlerdeki tüm abonelere gönderdiğimiz su faturalarında tasarruf mesajlarımız yer alıyor. Bu da İzmir genelinde toplam 900 bin hane demek” şeklinde konuştu. İzmirliler'in su kampanyasına büyük destek verdiğini ve bu yönüyle kampanyanın Türkiye'ye örnek gösterildiğine dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, geçen yıllara oranla bu sene sadece 2 ayda tasarruf edilen su miktarının 2.2 milyon metreküp olduğunu hatırlatarak “İzmirli vatandaşlarımıza sularına sahip çıktıkları için teşekkür ediyorum. Ama bu tasarrufa ara vermeden devam etmeliyiz. Büyükşehir olarak bu kapsamdaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Başkan Kocaoğlu, bilinçli ve tasarruflu su kullanımının devam etmesi halinde, tasarruf edilecek yıllık su miktarının yaklaşık 13.3 milyon metreküpe ulaşacağını ve bunun maliyetinin de 11 milyon 28 bin YTL'yi aşacağını sözlerine ekledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü'nün Haziran ayında uygulamaya başladığı su faturalarına “Su Değerlidir Akıp Gitmesin” sloganlı mesaj uygulamasının Eylül ayının sonuna kadar devam edeceği bildirildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğü, su geri kazanımını artırmak ve halkın suyuna sahip çıkması konusunda bilinçlenmesini sağlamak amacıyla, 27 Nisan'dan itibaren başlattığı kampanya ile İzmir'in her yerini afişlerle donatmış ve halkı duyarlı olmaya çağırmıştı. İZSU da okullarda gerçekleştirdiği sunumlarla özellikle çocuklarda ve gençlerde su tasarrufunun artırılmasını hedeflemişti. Büyükşehir Belediyesi ayrıca, su kaçaklarının kontrolü, damla sulama sisteminin geliştirilmesi projesi, araçların geri kazanılmış sularla yıkanması gibi pek çok alanda da projeleri uygulamaya koyarak tasarrufun artırılmasına öncülük etmiş, hazırladığı su gazetesi ile toplumun geniş kesimlerini bilgilendirmişti. İzmirliler'in su tasarrufuna önem vermesi, basın yayın organlarının konuya gereken özeni göstermesi ve kamuoyunda tutması ile İZSU'nun Mayıs 2007'de kente verdiği su miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 5.15 oranında azalırken, bu oran herhangi bir su kısıntısı yapılmamasına rağmen Haziran 2007'de yüzde 7.55 olarak gerçekleşmişti. İzmirliler şimdi, Temmuz ayındaki tasarruf miktarını merakla bekliyor.

22 Temmuz 2007 Pazar

iklim Afetine Hazirlik

Deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri afetlere ek olarak iklim değişimlerinden kaynaklanan afetlerin de, Afet Kanunu kapsamına alınması için çalışma yürütülüyor.

Afet İşleri Genel Müdürlüğü, konuya ilişkin mevzuatı güncellemek ve eylem planı oluşturmak amacıyla ''İklim Değişimi Komisyonu'' oluşturdu.

Mevcut Afet Kanununda Türkiye'deki afetler, ''deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri afetler'' şeklinde tanımlanıyor. Yürütülen çalışma ile kapsama iklim değişimlerinden kaynaklanan meteorolojik afetler ve diğer afetlerin de alınması amaçlanıyor.
Türkiye'nin yakın gelecekte ''daha az yağışlı ve daha sıcak'' bir iklime sahip olacağı öngörüsünden hareketle ilgili mevzuata öncelikle ''Kuraklık'' tanımı eklenecek ve mevcut afetlerin tanımı iklim değişikliklerinin etkisi çerçevesinde yenilecek.

Bu çerçevede Genel Müdürlüğün çalışmaları bir temele oturtulacak.
Çalışma yöntemleri belirlenecek, mevzuat taraması yapılarak, kapasite geliştirilecek ve uygulamaya geçilecek.

Söz konusu afetler ile ilgili risk haritaları çıkarmayı planlayan Afet İşleri Genel Müdürlüğü, iklim değişikliğinde adaptasyon sürecine ilişkin erken uyarı sistemleri, uygun katı atık alanlarının tespiti, sera gazlarının jeolojik yapı içinde emisyonunun sağlanması, binaların ısı yalıtımı ve binaların mimari özelliklerinin değiştirilmesi, nakil işlemleri, kıyı zonları, kıyı erozyonu, heyelan ve sel baskınları için uyarı sistemleri, izleme sistemleri ve benzeri konularda oluşturulacak ekip ile politikaları belirleyecek.

Afet oluşmadan önce yapılacaklar, her bölge ve afet türü için tespit edilerek afet öncesi çalışmalar ve zarar azaltma çalışmalarına hız verilecek.
Yetkililer, yeni yerleşim yerleri seçiminin yeniden iklim değişimi kapsamında değerlendirilmesi ve riskli bölgelerde yapılaşma yapılmaması gerektiğini belirttiler. Etkilenen tarım arazileri ve yerleşim yerleri için ''sigorta sistemi'' getirilmesinin de gündemde olduğunu kaydettiler.

ÜLKE TOPRAKLARINDA HEM SEL HEM KURAKLIK RİSKİ

İklim Değişimi konusunda, Komisyon ile birlikte çalışan Genel Müdürlük bünyesindeki Avrupa Doğal Afetler Eğitim Merkezi (AFEM) de dünyada iklim değişim konusundaki organizasyon ve toplantıları takip ederek, Türkiye'de bilinçlendirme çalışmaları yürütüyor.

AFEM Müdürü Nehir Varol A.A muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın, ''insan hayatını etkileyecek, günlük akışı kesintiye uğratacak ve ölümlere neden olacak'' sonuçlar doğuracağını ifade ederek, ''Dolayısıyla iklim değişimi, sonuçlarına bakıldığında bir afettir. Daha şimdiden normalin üzerinde ölümler bu nedenle görülmeye başlamıştır. 2003 yılı yazında Avrupa'da 35 bin 118 kişi sıcak hava dalgasından hayatını kaybetmiştir'' dedi.
İklim değişimlerinin yol açabileceği tabloya ilişkin Türkiye'de hazırlanan bir senaryo bulunmadığını, ancak Intergovermental Panel On Climate Change'in (IPCC) dünya ölçeğinde bir çalışması olduğunu belirten Varol'a göre, IPCC'nin Türkiye senaryosunda öne çıkan bazı noktalar şöyle:
- Türkiye'de yıllık ortalama sıcaklıklar 2,5-4 derece arası artacak.
- Ege ve Doğu Anadolu'daki artış 4 dereceyi bulacak.
- Türkiye'nin güneyi ciddi kuraklık tehdidiyle karşı karşıya olacak.
- Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'yu kapsayan bölgelerde kış yağışları yüzde 20-50 arası azalacak.
- Kuzey bölgelerde sel riski artacak.
Senaryoda, ayrıca küresel ısınma ile Türkiye'de artması beklenen afetler ''kuraklık'', ''seller (şiddetli yağmur ve yıldırımlar)'', ''deniz su seviye yükselmeleri'', ''heyelanlar'', ''kıyı selleri ve fırtına kabarmaları'' şeklinde sıralandı.

AĞAÇ KURUMALARI VE BÖCEK SALGINI

Varol, eldeki veriler ışığında, iklim değişikliğinin özellikle Türkiye'nin çölleşme tehdidi altındaki yarı kurak ve yarı nemli bölgelerinde etkili olabileceğini ifade ederek, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinin risk altında olduğunu söyledi.

Bu bölgelerde özellikle ormancılık ve su kaynakları açısından sıkıntı yaşanabileceğini belirten Varol, ''Son yıllarda Türkiye ormanlarında artış kaydeden toplu ağaç kurumaları ve zararlı böcek salgınları vb. afetlerin birincil nedeninin, kuraklık, hava kirliliği ve asit yağmurları olduğuna dair kuvvetli bulgulara rastlanmıştır. Yalnız 1993-94 yılları arasında yaklaşık 2 milyon metreküp ağaç serveti, böcek yıkımı nedeniyle kesilmiştir'' dedi.

ÖNLEMLER

Varol, ''küresel ısınma'' tehdidine karşı bilinçli olmak ve riski azaltıcı tedbirleri hayata geçirmek gerektiğini belirterek, TEMA ve iklimle ilgilenen diğer kuruluşların ortaya koyduğu bazı önlemler hakkında bilgi verdi. ''Su tasarrufunun'' büyük önem taşıdığına vurgu yapan Varol, dikkat edilmesi gereken diğer bazı noktaları şöyle sıraladı:
- Enerji tasarruflu ampulleri kullanılmalı.
- Televizyon, bilgisayar, yazıcı, VCD, CD gösterici, gibi elektronik aletler 'bekleme durumunda' (stand-by) bırakılmamalı.
- Çamaşırlar yüksek sıcaklık yerine ılık veya soğuk suyla yıkanmalı, durulama ise soğuk su ile yapılmalı.
- Geri dönüşümü mümkün olan şişe ve kutulardaki yiyecek ve içecekler tüketilmeli. Kağıtlar geri dönüşüm çöp kutusuna atılmalı.
- Binaların yalıtımı ile yüzde 25'ten yüzde 50'ye varan yakıt tasarrufu sağlanabilmektedir. Çatı, kapı ve pencerelerin yalıtımı yapılmalı.
- Pencereler ve kapılar, ısının dörtte 1'inin kaybına neden olmaktadır. Çift cam veya ısıcam ısı kullanılmalı.
- Koyu renk boyalar sıcaklığı muhafaza eder. Evlerin dış cephesinde koyu renkler tercih edilmeli.
- Otomobiller, çok gerekli haller dışında kullanılmamalı, toplu ulaşıma ağırlık verilmeli.
- Petrol, kömür ve doğal gaz (fosil yakıtlar) kullanımını sınırlandırılmalı.
- Enerji tasarruflu kullanılmalı.
- Güneş, rüzgar ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmeli.
- Ormanları korumalı ve miktarını artırmalı.
- Plansız ve çarpık kentleşmeye izin verilmemeli.
- Tarımda damla sulama ve mikro sulamaya geçilmeli.
- Şehir şebeklerindeki su sızıntıları önlenmeli

21 Temmuz 2007 Cumartesi

Damacana Kapaklarindan Fidana..

Eskişehir Çevre Derneği’nin başlattığı damacana kapağı toplama kampanyasında elde edilen gelir ile fidan satın alınıyor

Eskişehir Çevre Sağlık Derneği'nin başlattığı damacana kapağı toplama kampanyasıyla elde edilen gelirle fidan satın alınıyor. Can, Yunusemre Devlet Hastanesi'nde biyolog olarak görev yaptığını belirterek bu yüzden plastik atıkların çevreye verdiği zararın ne kadar büyük olduğunu iyi bildiğini kaydetti. Çevreye katkı sağlamak için dernek kurmaya karar verdiklerini ifade eden Dernek Başkanı Emin Can, şöyle konuştu: ''Eskişehir Çevre Sağlık Derneği 4 yıl önce kuruldu. Dernek kurucularının çoğu hekim, biyolog ve ziraat mühendisi. Kent genelinde çeşitli projeler ve faaliyetleri yürütüyoruz. Dernek üyelerinin çoğu okul öncesi, ilköğretim ve üniversite öğrencileri. Damacana kapaklarının fidana dönüştürülmesi üniversite öğrencileri tarafından projelendirildi. Projeyi kabul ettik. Projeyle plastik damacana kapaklarını çevre kirliliğinin bir parçası olmaktan çıkarttık. Kampanyayla toplanan kapakların geri dönüşümü ülke ekonomisine gelir sağlıyor. Elde ettiğimiz gelirle fidan satın alıyoruz. Bir fidan 267 damacana kapağının gelirine denk geliyor.''

Öğrenciler ve ev kadınlarından yoğun ilgi

Can, ilköğretim çağındaki çocukların evden veya çevrelerinden topladıkları kapakları derneğe getirdiklerini belirterek, kampanyaya ev kadınlarının da yoğun ilgi gösterdiğini bildirdi. Kampanyanın genişlemesiyle kentte damacana kapaklarının geri dönüşümü bilincinin daha iyi yerleşeceğini belirten Can, şunları söyledi: ''Bir ev kadını 'damacana kapaklarını ne yapacağımı bilemiyordum' dedi ve evde topladığı yüzlerce kapağı derneğimize getirdi. Bunun gibi çok insan var. Kentte 8 noktada damacana kapağı toplama yerleri oluşturduk. Akaryakıt istasyonlarında toplama noktası oluşturmak için iş yeri sahipleriyle iletişim kurduk. Özel bir geri dönüşüm şirketiyle anlaştık. Kapakların ağırlığı 200 kilogramı geçince derneğimize gelip alıyorlar. Kampanyayla bir parça da olsa plastik atıkların çevreye verdiği zararı önlemeyi çalışıyoruz. Satın aldığımız fidanları Orman Bölge Müdürlüğü'nün gösterdiği alanlara dikiyoruz.''

Net

12 Temmuz 2007 Perşembe

Annemizi Kurtarın...

"3 yıl önce lenf kanserine yakalanan 2 çocuk annesi Derya DEMİREL (27), ilik nakli için gerekli olan 100.000 YTL'yi bulamazsa ölümle karşı karşıya kalacak." (AA 19 Aralık 2006)(İHA 20 Aralık 2006)


Öncelikle benim için zaman ayıran,sorunuma duyarlı davranan herkese teşekkür ediyorum.
Hepinize merhaba,Allah'ın selam'ı üzerinize olsun.


Tam olarak üç yıldır zor bir (deyim yerindeyse) savaş veriyorum. Evet,"KANSER" hastasıyım. Her ne kadar kibarca hoçkin lenfome deselerde,ben bir "KANSER" hastasıyım.

İlk öğrendiğimde, uğruna milyonlarca insanın öldüğü/öldürüldüğü, tüm güzellikleri içinde barındıran, dünya başıma yıkıldı. Adeta bedenim taş kesildi ve beynim durdu. O an da bedenimi ikiye değil onikiye bölseler dahi hissetmeyecek duruma gelmiştim. Tek aklıma gelen; çok kısa bir zaman içerisinde öleceğim olmuştu. Aslında her ne kadar yaşım genç ve gençliğin verdiği hevesle ölümden korkulur gibi düşünsenizde, ölümden değildi korkum. Gerçeklerden kaçılmayacağını bilerek yaşayan biriyim. O sebepledir ki, birgün hepimizin öleceği gerçeğini bilerek yaşayan ve tabir yerindeyse; ölümden korkmayan bir insanım. Korkularım var elbette, işte o andaki korkum da:
Bana ihtiyaçları olan iki tane evladımın Annesiz kalacak olmaları gözümde canlandı.Hayalleri gözümün önünde şimşekler çakarken, henüz daha çocuk yaşta benim sevgi ve şefkatimden yoksun kalacak olmaları korkularımı artırdı.


Hayat bir mücadele deriz ya, işte benim mücadelem de burada başlıyordu. İnsanların gayeleri vardır yaşamak için. Benim gayemde; iki evladım için yaşamak, onları boynu bükük bırakmamaktı artık. Kararım kesindi, bu hastalıktan ölmeyecektim, kendime söz verdim.


11 Temmuz 2007 Çarşamba

Orman Yanginlari, Egitim ve Toplumsal Bilinclendirme

Orman Yangınları, Eğitim ve Toplumsal Bilinçlendirme

Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi.

Türkiye yüzölçümünün yaklaşık %25'ini oluşturan alan ormanlar ileörtülüdür. Ancak yıllardır temelinde insan kaynaklı sabotaj ve ihmallernedeniyle orman alanları önemli ölçüde tahrip edilmektedir. Türkiyeormanları dünya ölçeğinde karşılaştırıldığı zaman halen önemli birpotansiyele sahiptir, ancak artan endüstri talepleri ve rekreasyon alanıihtiyacı gibi nedenlerden dolayı yeniden yapılanmayı ve planlamayıgerektirmektedir. Ayrıca, Türkiye ormanlarının yapısal bozuklukları dabulunmaktadır. Ancak bunlar kendi içinde zamanla planlı çalışma ileçözülecek niteliktedir.

Ülkemizin Yangın İstatistiği

Türkiye'de orman yangını istatistikleri orman kanununun kabul edildiği 1937yılında başlıyor ve günümüze kadar yaklaşık 80 bin orman yangınında 2milyon hektara yakın orman alanı yanmıştır. İstatistiklere göre ormanyangınların çıkış nedenleri: Doğal nedenler % 6, İnsanlardan kaynaklananlar % 94. İnsan kaynaklıyangınların büyük kısmı kasıt, ihmal, dikkatsizlik ve kazalardankaynaklanıyor. Ancak, her üç yangından birinin nedeni de tam olarakbilinemiyor. Ormancıların genel görüşü "Türkiye'de orman yangınlarınınyüzde 42'si ihmal ve dikkatsizlikten çıkıyor, en dikkatsizler ise çobanateşi yakanlar."Yangın istatistikleri incelendiğinde Akdeniz ülkeleriiçinde yine de en az yangın çıkan ülkenin ve birim yangın başına yananalanı yönünden Türkiye çok da fena sayılmaz.

Yanan Orman Değil, Açılan 2B Yasası İçin Arsa

Yangın ile ilgili olarak basına yansıyan görüntüler ve orman yangınıresimleri, yetkililerin helikopterle inişi ve binişi gösterildi.Yetkililerce yangının nedeni araştırılıyor, sabotaj ihtimali üzerindeduruluyor. Çevre ve Orman Bakanı, yangınlar şüpheli diyor. Ülkemizin arsarantının en yüksek olduğu Bodrum Belediye Başkanı Mazlum Ağan her şiddetlirüzgârda ilçede orman yangının çıkmasının tesadüf olmadığını söyledi.Ülkemizdeki en büyük orman yangınları genelde Ege ve Akdeniz bölgelerindeyaşanıyor. Yanan alan genişliğine göre, Muğla, Antalya, Çanakkale ve İzmiren tehlikeli bölgeler arasında bulunuyor. Akdeniz havzası Ege'ye göre dahaaz yangına maruz kalmaktadır.İnsandan kaynaklanan ağırlıklı yangınların önlenmesi için ciddi eğitim vebilinçlendirme faaliyetlerine gereksinim bulunmaktadır. Çoğumuzun da hergün sokakta, trafikte tanık olduğumuz sorumsuz sigara içicilerininsigarasının son izmaritini şuursuzca parmak ucu ile sağa sola fırlattığınıbiliriz. Bu şuursuzluk davranışı kim bilir bugüne kadar ne değerlere maloldu.

Tabii şeytanın avukatlığını yaparak bazı akla gelen soruları soralım:Ülkemizde orman yangınları nerelerde daha çok çıkıyor?

Orman yangınından sonra neler yapılıyor?
Yeniden ağaçlandırma yapılıyor mu?
Söz konusu yanan alanlara arsa ve tarla açmak için talip olan oluyor mu?
Talip olanlardan kaçı soruşturuldu.?
Arkasında rant çeteleri var mı?

Tabii bu tür soruları daha da artırabiliriz. Ancak sorulması gereken asılsoru, bu yangınların çıktığı yerler genelde deniz kıyıları ve turizme uygunnitelikteki alanlardır. Sabotaj ihtimali her zaman vardır. Ancak geçmişlekıyaslandığında insan kaynaklı yangınların arttığı görülmektedir. Tarihtebildiğimiz kadarıyla doğal nedenlerden kaynaklanan büyük orman yangınlarıvardır, ancak son yıllarda insandan kaynaklanan çok sık yangınların olduğugörülüyor. Genelde insanın bilinçli çıkardığı yangınlardan sonra açılanalanlar 2B yasasına konu edildiği gibi orman niteliğini kaybettiği içinimara açılması istenmektedir. Ülkemizde bugüne kadar, her ne kadar yasa gereği yanan alanlarınağaçlandırılması söz konusu ise de genelde bu alanların niteliğinikaybettiği ileri sürülerek 2B yasası ile imara açılması önerilmektedir.Bugüne kadar yapılan ve yapılmaya çalışılan bu tür uygulamalar ile çokfazla miktarda yerleşim yeri ve tarlanın açıldığı bilinmektedir. Tabii yanan yerlerin yeniden ağaçlandırılması ve imara yer verilmesi gibikonulara gelince yasal olarak evet, ancak fiiliyatta nasıl gidiyorbilmiyorum. Ancak yakılan yerler mutlaka zaman kaybedilmedenağaçlandırılmalıdır.

Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı Fidanlıklarda yılda milyonlarca değişiktürde bitki yetiştirilmekte ve düzenli olarak ağaçlandırma alanlarınaaktarılmaktadır. Söz konusu niteliğini kaybetmiş, yakılmış ve çıplakalanlara fidan dikiminde mutlaka kök mantarı (mikoriza) aşılamasınınyapılması gerekiyor. Aksi taktirde bitkiler kök mantarına mutlak gereksinimduydukları için gelişmemektedirler. Bu şekilde yakılan alanlar 2Bniteliğine düşürülmeden mutlaka yeni dikimlerle ve kök mantarı uygulayarakyeniden yeşil alan konumuna getirilmelidir.

Yangının Zararını Azaltmanın Yolu Toplumsal Bilinçlendirme

Yılda binlerle ifade edilen yangın çıkıyorsa bunun nedenleriaraştırılmalıdır. Her türlü mercek etkisi yapacak materyalin ormandabırakılmaması, piknik yapan vatandaşın uyarılması, çöplerin düzenlitoplatılması gibi bazı tedbirler alınabilir. Kırsalda vatandaş anız yakımıgerçekleştiriyor. Doğal olarak orman yangını da oluyor. Bu konulardabilinçlendirme ve caydırıcı yaptırımların geliştirilmesi gerekir.Yangından az zararla çıkmanın yolu doğal olarak toplumsal bilinçlenmedengeçmektedir. Bu konuda Çevre ve Orman Bakanlığının toplumun her kesimindebaşta ilk öğretim okulları olmak üzere ciddi bir bilinçlendirmeseferberliğini başlatması gerekir. Toplumda bu konuda bir bilinçlendirme vesorumluluk bilincinin sağlanması gerekir.
Bu konuda Yunanistan geçen hafta örnek bir davranış gösterdi. 2 Temmuz 2007tarihinde Atina yakınlarındaki Ulusal Doğal parkta meydan gelen yangındamilli parktaki çok önemli canlı türü de yanarak yok oldu. Bu yangındahükümetin ihmali olduğu gerekçesi ile binlerce doğal canlının (hayvan vebitki) yok olması nedeniyle halk Yunanistan parlamentosu önünde büyük birgösteri yaparak kaybolan doğanın ve oksijenin akciğerlerini geriistediklerini belirtiler. Ayrıca yanan yerlerin yerleşime açılmamasını veimara müsaade edilmemesini istediler. Ülkemizde aynı anda bir çok yerdebaşlayan yangınlarda ne kuşku duyan var ne de hesap soran birileri var.Hesap soranlara da belki budala diyeceklerdir.

Aynı tarihlerde ülkemizin tatil cenneti, turizm cenneti Bodrum'da 8 Temmuz2007 tarihinde çıkan yangın, 1100 hektarlık makilik ve ormanlık alanı yoketti. "İzmir'in 4 ayrı yerinde, birbirine yakın saatlerdeki makilik veormanlık alanlarda yangın çıktı". Bodrum'da ki yangında yaklaşık 200 binkızılçam ve 7 bin zeytin ağacı ile makilik alandaki bitki örtüsü kül oldu.Daha öncede Ege bölgesinde on binlerce zeytin ağacı yanarak kül olmuştu.Ülkemiz Orman potansiyeli ve yangın istatistiği yönünden halen iyi konumdabulunmaktadır. İyi bir eğitim ve planlama ile daha da iyi bir konumagelebiliriz. Akdeniz'in zengin flora ve faunasının korunması,geliştirilmesi, yangına karşı önlemlerin alınması bir ulusal sorun olarakele alınmalıdır. Özellikle insan kaynaklı yangınların önlenmesi için eğitimyanında yasal süreçlerin doğru işletilmesi önem kazanmaktadır. Ayrıca yananyerlerin 2B yasası gibi kolay mülk edinme süreçlerine bırakmayacak şekildesıkı yasal düzenleme sağlanmalıdır.Ayrıca her türlü orman alanlarının her ne surete olursa olsun madenciliğe, imara ve özel malikhaneye açılımının yasaklanması gerekir.

Ormanlarımızı ve orman alanlarımızı koruyalım!
Saygılarımla

10 Temmuz 2007 Salı

Live Earth Nasil Kacti? - Can Dündar

Dünyada 2 milyar kişinin izlediği Live Earth konserlerinin yayın jeneriğinde İstanbul'un adını ve görüntüsünü görmüşsünüzdür.

Ne yazık ki konserlerde İstanbul'un adı var, kendisi yoktu.
Oysa olabilmesi için büyük emek harcanmıştı.

Eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore'un küresel ısınmaya dair duyarlılık yaratmak amacıyla, 2007'nin 7. ayının 7'sinde dünyanın 7 kentinde dev konserler düzenleyeceği duyulunca hemen Türkiye'den prodüktörler devreye girmiş ve "İstanbul'suz olmaz" demişlerdi.
Konseri düzenleyenler "7 kent"te kalmak niyetindeydi; ama Purple Concerts organizasyon şirketinin kurucusu Cengizhan Yeldan ısrar etti:
"İstanbul da 7 tepeli... Türkiye 7 bölge... 7 komşusu var. Konseri 7 kule zindanlarında yaparız" dedi.

Daha da önemlisi, Türkiye, sera gazı salımında başı çeken, susuzluktan mustarip ülkelerden biriydi. O ülkenin gençlerinin, küresel ısınmaya dikkat çekmesi önemliydi.
Konseri 120 TV kanalında 2 milyar kişi izleyecek ve genel olarak Batı basınına depremle, bombalarla haber olan İstanbul, bu kez 4 saatlik bir konser yayınıyla dünyaya seslenecekti.
İstanbul fotoğraflarını görünce ikna olan Al Gore, Türkiye'ye gelip kampanyanın tanıtımını da yaptı.

İstanbul konserinde 28 sanatçı ve grup sahneye çıktı. Aralarında Deep Purple, Peter Gabriel, Yusuf İslam, Chris de Burg de vardı.

Şimdi tek sorun kalmıştı:
Parayı bulmak...
5 milyon dolar bütçeli konserlerin İstanbul ayağı için gereken para 1.5 milyon dolardı.
* * *
Organizasyonu üstlenen Yeldan, bu kez de hükümeti ve sponsorları ikna turlarına başladı.
İlgili tüm bakanlıklara gitti; hepsi sıcak bakıyordu.
4 büyük sponsor da bulunmuştu. Sıradan bir konsere verdikleri paranın yarısını vererek 2 milyar insana isimlerini duyuracaklardı.
Dev sahne için ön ödeme yapıldı; sanatçılarla anlaşıldı.
"Her şey hazır" denilirken ne olduysa oldu birden iş tersine döndü.

Hükümet seçim telaşına girdi; belki de Kyoto Sözleşmesi'ne imza atmamışken bir çevreci faaliyete destek vermenin anlamsızlığını fark etti.

Al Gore'un gelişinden haberdar edilmemelerine de sinirlendiler ve vazgeçtiler.
Sponsorlara gelince...

Yeldan'a göre, "Onlar da bu işe girince fabrikalarının çevrecilerce gözaltına alınacağı kaygısıyla çekildiler."
Hem de konsere 2.5 hafta kala...
"Live Earth-İstanbul" böylece yattı.
* * *
Dün Yeldan'la konuştum. Sesi titriyordu. 430 bin dolar kaybetmişti. Konseri izlerken ekran başında ağlamış. Daha fazla dayanamayıp televizyonu kapatmış, arabasına atlayıp İstanbul dışına çıkmış.

"Ne oldu?" diye sordum:
"Hükümet istemedi" dedi, "Belki orada 'Kyoto'yu imzala' baskısı doğacağından çekindikler. Onlar çekilince sponsorlar da aniden yok oldu. Oysa biz bu işi Paris'in, Roma'nın, Atina'nın elinden almıştık. Türkiye'nin katılacağı gelmiş geçmiş en büyük organizasyondu. Yazık oldu."
* * *
Neyse.
İyi bir haberle bitireyim:
"Live Earth" kaçtı ama, Türkiye, bayanlarda dünyanın en önemli tenis organizasyonu olan "WTA Tenis Şampiyonası"nı yakaladı.

Bu önemli turnuva 2011'den itibaren 3 yıl boyunca İstanbul'da yapılacak. Bunun için Yeşilköy'de kurulacak bir tenis köyünde 10 bin kişilik bir merkez kort ile 15 yeni kort inşa edilecek.
Bazıları ne kadar engellemeye çalışsa da bir avuç gönüllünün de çabalarıyla, İstanbul, dünyanın ilgi odağı olmaya devam ediyor.

Can Dündar : Milliyet Online