Bu zamana kadar bana zincir e-posta gönderen tüm dost ve arkadaşlarıma
teşekkürü bir borç bilirim;
Sayelerinde tuvalet temizlemekte kullanıldığını öğrendiğim kolayı
içemez oldum Aids virüsü taşıyan iğneler kıçıma batar korkusuyla
sinemaya gidemez oldum
Deodorantlar kanser yapıyor diye sayelerinde artık bir domuz gibi
kokmaya başladım
Telefon hattımı kullanıp bana borç takarlar korkusuyla telefonlara da
cevap vermiyorum
İçinden fare ya da fare zehiri çıkar diye hiçbir kutu içeceği içmiyorum
Çok sevdiğim içkime ilaç koyup beni uyuturlar,organlarımı çalarlar ve
buz dolu bir küvetin içinde uyanırım diye bana yaklaşanları da
tersliyorum
Neyim var neyim yoksa satıp hastanede yatan ve büyük ihtimalle ölmek
üzere olan çocuklara yatırmayı düşünüyorum
Mail listesine katılırsam alacağım söylenen para bilgisayar,cep
telefonu ya da gezileri beklemekten de evden dışarı çıkamaz oldum
Tuz Gölü'ne Konya'nın katkılarından dolayı yemeklerim tuzsuz tatsız
Msn paralı olacak;Adam yeşerecek mi,sararacak mı beklemekten de gına geldi
Excel hala ne zaman emekli olacağımızı da bildirmedi
Bir maili forward etmedim,başıma ne belalar gelecek diye korkuyla
beklemekten ruh sağlığımı da kaybettim
Multipl skleroz olunuyormuş diye diyet ürünleri düşmanıma bile tavsiye etmiyorum
Yerli malı kullanacağım derken marketlerde barkodu 869 ile başlayan
ürünleri aramaktan da gözlerimin biraz daha bozulduğunu farkettim
Sevgili dost ve arkadaşlarımdan gelen 'lütfen okuyunuz' , 'çok önemli'
, 'aman virüse dikkat' 'bilmemkim para dağıtıyor' 'en az beş kişiye
yolla' , 'inanmadım ama doğruymuş' 'kişiliğini test et' , 'tıkla
para yolla,tıkla yardım et' , 'bilmemkim seni gözetliyor' ,
'bilmemkime mail at,haddini bildir' , 'onu yeme bunu ye' şeklinde
başlayan kerameti kendinden menkul,nev'i şahsına münhasır bu mailler
sayaesinde hep beraber kafayı çizme"ye ne kadar yakın olduğumuzu da
müşahade etmiş oldum
Bir Dost
13 Ocak 2008 Pazar
Zincir Mailler ve Psikolojileri
Yazar:
Manitu
Zamanı:
14:13
0
yorumlama
Facebook Uyelerinin Bilgilerini Satacak
| ||||||||
| Site, 6 Kasım'da yayınladığı bir ilanla 50 milyondan fazla üyesinin özel bilgilerini para karşılığı reklam şirketleriyle paylaşabileceğini duyurdu. Özel hayatın korunması ile ilgili tartışmalara yol açan Facebook'un son kararı, ABD ve Avrupa ülkelerinde tartışmalara yol açtı. Fransa'da Facebook aleyhine soruşturma açılması bekleniyor. Türkiye'de de son dönemde büyük ilgi çeken site, üyelerinin cinsiyeti, yaşı, cinsel tercihi, siyasi ve dinî görüşü, eğitim durumu ve çalıştığı işyerleri başta olmak üzere çok sayıda bilgiyi kaydediyor. Facebook'a üye olan internet kullanıcılarının bu bilgileri vermeme hakkı bulunsa da, üyelerin büyük çoğunluğu özel hayatına ilişkin birçok bilgiyi yakın arkadaşlarıyla paylaşmak amacıyla profiline koyuyor. Amerika'da 23 yaşındaki Harvard öğrencisi Mark Zuckerberg tarafından kurulan site, 3 sene içinde 50 milyondan fazla üyeye ulaşarak dünyanın en çok ziyaret edilen siteleri arasında 7. sıraya yükseldi. Zuckerberg, konuyla ilgili yaptığı açıklamada üye bilgilerinin reklam şirketleriyle paylaşımının yasadışı olmadığını savunarak, "Sadece günlük hayatınızda sık kullandığınız ticari markalara yardım edeceğiz." dedi. Bilişim uzmanları ise Facebook, Myspace, Yonja türündeki sanal arkadaşlık sitelerinin reklamcılıkta bir devrim yapacağını belirterek, "tüketicilerin televizyon veya gazetedeki reklamlarda gördüğü bir ticari üründen ziyade, arkadaşlar arasında tavsiye edileni tercih edeceğini" kaydediyor. Fransa da soruşturma açıyor Ünlü sanal arkadaşlık sitesinin geçen hafta açıkladığı karar, hukuk çevrelerinde de tartışmalara yol açtı. ABD Minnesota Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi William McGeveran, New York Times gazetesine yazdığı bir makalede, New York eyaletinde site aleyhinde dava açılması halinde tazminata mahkum olabileceğini savundu. Söz konusu eyalette şirketlerin müşterilerine ait kişisel bilgilerini satmayı yasaklayan bir yasa bulunuyor. Facebook'un son girişimi sadece ABD'de değil, sitenin yaygın olarak kullanıldığı Fransa'da da bilişim çevrelerini harekete geçirdi. Fransa'da sanal dünyanın güvenliğini kontrol eden yarı özerk Bilişim ve Özgürlükler Komisyonu Başkanı Sophie Tavernier de Facebook ve Myspace tür | ||||||||
Yazar:
Manitu
Zamanı:
14:11
0
yorumlama
Bilgisayar Bitkinligi Sendromuna Son
Bilgisayar Bitkinliği Sendromuna Son
Bilgisayar kullanmanız baş ağrısı, bulanık görme ve göz kuruması gibi problemlere mi neden oluyor? Aşağıdaki tavsiyeleri uygulayarak bu sorunlarınıza çare bulabilirsiniz.
Çalışırken gözlerinizin hafif aşağıya doğru bakmalıdır. Her yarım saatte bir gözlerinizi ekrandan ayırın ve en az 6 metre uzaklıktaki bir objeye yoğunlaşın. Ayrıca her saat başı masanızdan ayrılarak gözlerinizi dinlendirin.
İleri teknolojinin neden olduğu sağlık sendromları
Atalarımız dünyayı keşfederken gözleri ufuktaydı. Biz ise bütün gün bilgisayar ekranına bakıyoruz. Bu durum bilgisayar bitkinliği sendromuna sebep olabilmektedir. Göz yorgunluğu, baş dönmesi, baş ağrısı, bitkinlik, boyun, sırt ve omuzlarda ağrı bu sendromun neden olduğu sorunlardır.
Sizi rahatlatabilecek yöntemleri unutmayın
Günde 3 saatten fazla bilgisayarda çalışmanız ya da oyun oynamanız sorunlarınızın artmasına neden olur. Bu yüzden sizi rahatlatabilecek şu yöntemleri her zaman uygulayabilirsiniz: Monitörünüzü, gözleriniz hafifçe aşağıya doğru bakacak şekilde ayarlayın, uzaktaki bir objeye odaklanarak gözlerinizi dinlendirin, molalar vermek üzere çalışma masanızdan ayrılın. Arada bir gözlerinizi kırparak gözlerinizin nemlenmesinin sağlayın.
RealAge Önerisi: Sağlığınızı düzenli olarak kontrol etmeniz Gerçek Yaş’ınızı12 yıla kadar gençleştirebilir.
Real Age
Yazar:
Manitu
Zamanı:
13:49
0
yorumlama
10 Ocak 2008 Perşembe
Hesabınızı boşaltan e-mail....
Bill Gates, servetini dağıtıyor
Bu mesaja aldanmayın.. Hackerlar Microsoft'u 'yem' olarak kullanıyor.
Böylece, gerçekleştirilecek vurgun için hem internet kullanıcılarının kişisel bilgilerine ulaşılıyor, hem de e-postaların yayılması sağlanarak, zincire yeni halkalar ekleniyor.
BİLGİSAYAR korsanları, internet kullanıcılarının kişisel bilgilerine ulaşmak için şimdi de, Microsoft'u "yem" olarak kullanıyor. Korsanlar, "Bill Gates, servetini dağıtıyor" diyerek, gönderilen mesajları yayan internet kullanıcılarına Microsoft Türkiye adına 2 bin 360 euro ödül vaad ediyor. Böylece, gerçekleştirecekleri vurgun için hem "yeme" takılan internet kullanıcılarının kişisel bilgilerine ulaşıyor, hem de e-postaların yayılmasını sağlayarak, zincire yeni halkalar eklemeyi başarıyor.
YEMLEME YÖNTEMİ: Yemleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu vurgunlarda, ilk önce e-postaları yasal bir kuruluş tarafından gönderildiği imajı yaratılarak, çeşitli vaadlerde bulunuluyor. Karşılarında ciddi bir kuruluş olduğunu düşünen internet kullanıcıları da bu vaadleri çekici bulabiliyor. Kişisel bilgilerini çekinmeden verebiliyor. Bilgisayar korsanları da bu bilgileri, banka hesaplarını boşaltmadan sahte kimlik ve kredi kartı düzenlemeye kadar bir çok işlemde kullanabiliyor.
PARA DAĞITIYOR: Microsoft Türkiye'nin adı kullanılarak gönderilen bu e-postalarda, internet kullanıcılarından sadece kişisel bilgileri değil, mesajın en az 10 kişiye daha iletilmesi isteniyor. Böylece zincirin kısa sürede yayılması sağlanıyor. Bill Gates'in sadece mesaja yanıt verenlere değil, mail zincirine ekletilen diğer kullanıcılarında 245 euro ödülden yararlanacağı taahüdünde bulunuluyor. Ancak, eklenen her kullanıcıdan sonra dağıtılan ödüllerin de kademeli olarak düşeceği, buna karşın zincire 10 kişi eklendiğinde elde edilecek ödül miktarının da 2 bin 360 euroya ulaşacağı savunuluyor. Mesajda, iki hafta içinde zincire katılanların sayısı 10 ulaştığı taktirde, Microsoft Türkiye'nin kazanılan toplam ödülü bir çek olarak adrese göndereceği ifadesine de yer veriliyor.
MICROSOFT UYARIYOR: Arkadaşımız Meltem Kara, internet kullanıcılarına gönderilen bu e-postalarla ilgili olarak Microsoft Türkiye yetkilileriyle görüştü. Microsoft yetkilileri, kurum olarak böyle bir mesaj zinciri oluşturmadıklarına dikkat çekerek, internet kullanıcılarını dolandırıcılara karşı dikkatli olmaya çağırdı. Microsoft Türkiye, "İnternetin kontrolsüz ortamında zaman zaman 'spam' olarak nitelendirilen bu tarz elektronik posta mesajları dolaşabiliyor. Microsoft'un herhangi bir mesajın başkalarına gönderilmesi karşılığında para ödemesi söz konusu değildir. Bu tür elektronik posta mesajları, internet ortamından yararlanmaya çalışan kötü niyetli kişilerin ürünü olup, Microsoft Corporation ya da Microsoft Türkiye ile hiçbir ilgisi yoktur. E-postalar, yasal kurum ve kuruluş görüntüsü altında gönderiliyormuş imajı yaratılıyor. Mümkün olduğundan fazla e-posta adresine dağıtım yapılarak, kişisel bilgilerin ana dağıtıcıya ulaşması isteniyor. Bu da, kötü niyetle çıkar sağlamaya çalışılan sahte zincir e-postalara bir örnektir. Microsoft, yemleme ile küresel mücadele girişiminde tüketicileri eğitmek, suçluların yasal takibini sağlamak ve yemleme tehdidine karşı teknolojiler geliştirebilmek için yasal merciler, çok sayıda sektör ve hükümetle bir arada çalışıyor" dedi.
Ne yapmak gerekiyor
SPAM MESAJLARI İLETMEYİN: E-posta adresinizin kimler tarafından görüleceğini denetleyemeyeceğiniz gibi, asılsız haberlerin veya virüslerin yayılmasına da katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca, istenmeyen posta gönderenlerin zincir e-postalar başlatarak e-posta adreslerini toplamaya çalıştıklarını bildiren raporlar bulunmaktadır. Bir iletinin asılsız olup olmadığını öğrenmek için, hoaxbusters.ciac.org gibi sitelerden yararlanılabilir.
WEB ADRESİNİ KONTROL EDİN: Web adresleri yazım ve gramer yanlışları ile biraz değiştirilmiş olabilir. Doğru adres olduğuna dikkat edilmesi gerekiyor.
MESAJI ALIRKEN PAYLAŞIN: Birincil e-posta adresinizi yalnızca tanıdığınız kişilere verin. E-posta adresinizi büyük internet dizinlerinde ve iş bulmaya yönelik web sitelerinde listelemekten kaçının.
FARKLI E-POSTA ADRESİ EDİNİN: Birincil e-posta adresinizi gizli tutmak için ücretsiz bir e-posta hizmeti kullanma yoluna gidin. Bir hizmette çok fazla istemeyen posta almaya başladığınızda, yeni bir hizmete geçin.
E-POSTA ADRESİ ZOR ÇÖZÜLMELİ: Harf, rakam ve diğer karakterlerden oluşan bir birleşim kullanın.
İşaretli kutular tehlikeli
İNTERNETTE "Çevrimiçi alışveriş" yaptığınızda, şirketler bazen e-posta adresinizin diğer taraflara satılmasını veya verilmesini kabul ettiğinizi belirten onay kutularını önceden işaretlenmiş olarak gösterirler. Sizinle iletişim kurulmasını istemiyorsanız onay kutusunu temizleyin. Banka, alışveriş, bülten gibi Web tabanlı hizmetlere kayıt olurken, farkında olmadan gizli bilgileri paylaşmayı kabul etmediğinizden emin olmak için e-posta adresinizi vermeden önce gizlilik ilkesini dikkatle okuyun. Gizlilik ilkesi, sitenin size ait bilgileri paylaşıp paylaşmayacağı veya nasıl paylaşacağı ile ilgili koşulları ve durumları açıklamalıdır. Bir Web sitesinde bir gizlilik bildirimi yoksa, işinizi başka bir siteyle yapmayı düşünün.
Erkan Çelebi/ Hürriyet
Yazar:
Manitu
Zamanı:
21:47
0
yorumlama
İlgili Başlıklar: bilişim, insani kirlilik
Turkcell Gizli Numaralar Ayari
Gizli numaradan gelen aramaları kabul etmek istemeyen müşterilerimiz ücretsiz olan bu servis aracılığıyla gizli numaralardan gelen çağrıları rahatlıkla engelleyebilecekler .Servisin kullanılması durumunda gelen arama telefon çalmadan otomatik olarak geri çevrilecektir.Arayan kişi “Aradığınız kişi gizli numaradan çağrı kabul etmemektedir. Numaranızı görünür yaparak kendisine ulaşabilirsiniz” anonsunu duyacaktır.Gizli numaradan arama kısıtlama servisini aktif hale getirmek için *253# iptal etmek için #253# yazıp YES (ARAMA ) tuşuna basmak yeterli
Yazar:
Manitu
Zamanı:
21:35
0
yorumlama
9 Ocak 2008 Çarşamba
Turk Telekom Kazigi
DEĞERLİ DOSTLAR TÜRK TELEKOM YENİ TARİFESİ iLE İNDİRİM YAPTIĞINI SÖYLEYEREK HALKI KANDIRMAKTADIR.
AŞAĞIDAKİ YAZIDA BU OYUNDAN EN AZ ZARARLA NASIL KURTULURUZ ANLATILMAKTADIR.
LÜTFEN OKUYUN VE ÖNLEMİNİZİ ALIN.
TÜRK TELEKOM'UN YENİ TARİFESİNE KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLER, KONUT ABONELERİ İÇİN TASARRUF SAĞLAYACAK ÖNERİLER:
Türk Telekom'u alan Öger firması, Telekomünikasyon Kurumu'nun da görevini gerektiği gibi yapmaması sonucunda onaylanan ve dünyada eşi benzeri olmayan bir tarife ile yaklaşık bedeli 1,5 milyar dolar civarında olan bir zam yaparak yeni bir tarife ilan etmiştir.
Öger firması, devlete olan borcunu bu zam sayesinde halkın cebinden çaldığı para ile ödeyecek ve Türk Telekom'u bedavaya getirecektir. Her sorumlu vatandaş bu haksız ve ahlaksız uygulamaya karşı kendi çapında karşı çıkmalı ve yapabileceklerini yapmalıdır.
Bu konuda Elektrik Mühendisleri Odası, Ankara Ticaret Odası ve Telköder adındaki alternatif operatörlerin örgütünün açtığı davalar, Danıştay ve İdare Mahkemelerinde devam etmektedir. Eğer Türkiye'de hukuk varsa, eğer Telekomünikasyon Kurumu kendi ilan ettiği kurallara uymak zorunluluğunda işe, eğer ülkemizde tüketici hakları söz konusu ise, eğer yargı gerçekten bağımsız ise, adil olmayan bu tarife iptal edilecektir. Fakat tarife iptal
edilinceye kadar abonelerin kendilerini koruyacak bazı önlemler almaları da yararlı olacaktır.
Önce bu tarife ile dar gelirli tüketiciler aleyhine getirilen yeni uygulamaları kısaca özetledikten sonra, Öger'in milletin cebinden çaldığı miktarı azaltmak için bazı önerilerim olacaktır.
1-On milyon abonenin kullandığı "HesaplıHATT" tarifesinde aylık olarak ödenen sabit ücret karşılığında kullanım hakkı kazanılan ve günün herhangi bir saatinde kullanılabilen 100 kontör yok edilmiştir. Türk Telekom yetkilileri buna itiraz edecekler, bedava verilen 100 kontör yok edilmemiş tam tersine 160 kontöre çıkarılmıştır diyeceklerdir. Evet, gece saat 22 den sabah 07 arası ve Pazar günleri kullanılabilen 160 kontör hakkı verilmiştir. Bu hakkın ne anlama geldiği takdirlere sunulur.
2-Eski tarifede ay içinde kullanılamayan kontörler bir sonraki ay içinde kullanılmak üzere devredilebilmekte idi. Yeni tarifede bu imkân kaldırılmış ve ay içinde kullanılmayan kontör hakkı yok olmaktadır.
3-Eski tarifede sabit ücret karşılığı hak kazanılan kontör hakkı her türlü arama için kullanılabilirken yeni tarife ile sadece İl içi ve İller arası çağrılar için kullanılabilmekted i r. Milletlerarası ve Cep telefonlarına doğru yapılan aramalar hak olmaktan çıkarılmıştır.
4-Hesaplıhatt ve Yazlıkhatt aboneleri yeni oluşan alternatif operatörler üzerinden daha ucuz olarak çağrı yapabilme hakkından mahrum bırakılmıştır.
5-Yukarıda sayılan olumsuzluklara karşın, ortalama dar gelirli abonelerin kullanmadığı milletlerarası ve çok az kullandığı şehirlerarası ücretlerde indirim yapılmıştır. Bu indirimler dar gelirli abone grubunu çok az etkileyecek indirimlerdir.
6-StandartHATT abonelerinde eski tarifede olmayan 100 kontör bedava konuşma hakkı gece saatlerinde ve Pazar günü kullanılmak üzere verilmiştir. Bu hakkın ne kadar kullanılabileceği yine takdirlere sunulur.
ÖNERİLER:
1-AYNI KONUTTA BULUNAN İKİNCİ HATLAR DERHAL İADE EDİLMELİDİR:
Telefon aboneliğinin elde edilmesinin zor olduğu zamanlardan kalmış alışkanlık sonucu veya "nasılsa aylık olarak ödediğimiz sabit ücret karşılığında kullanabildiğimiz bedava kontör hakkımız var" düşüncesi ile aynı konutta bulunan ikinci veya üçüncü telefon hatları hemen, hiç beklenilmeden iade edilmelidir.
Türk Telekom uyguladığı yanlış politikalar sonucu 22 milyon abone kapasitesine sahip olmasına karşın sürekli azalan ve şu anda 18.800.000 adet aboneye sahiptir. Tarifeler abone lehinde değiştiğinde yeniden telefon hattı bağlatmak artık çok kolaydır ve bağlantı ücreti yoktur.
Artık her hat için ödenen aylık sabit ücretin karşılığında elde edilen ücretsiz konuşma hakkı yok diye düşünmek ve hesaplarımızı buna göre yapmak gerekir. Evimizde veya işyerimizde bulunan her bir fazla ve gereksiz aboneliğin bize maliyeti yıllık olarak HesaplıHATT ' larda k 108 YTL ve StandartHATT ' larda 168 YTL dir.
Bu nedenle alınacak ilk önlem; fazla ve zorunlu olmayan hatların hemen vakit kaybedilmeden Türk Telekom'a iadesidir.
2-AZ KULLANILAN ve İNTERNET İÇİN ALINAN HATLARDA HESAPLIHATT'TAN
YAZLIKHATT'A GEÇİLMESİ ÖNERİLİR:
Tarifeler ayrıntılı olarak incelendiğinde, telefonunu çok az kullanan, daha çok aranan veya dönem dönem ikamet edilen konutlarda bulunan (yazlık konut, bağ evi ve sadece kışın oturulan konutlar gibi) telefon abonelikleri için en uygun tarifenin "YazlıkHATT" tarifesi olduğu anlaşılmaktır. Sadece ADSL aboneliği yaptırabilmek için zorunlu olarak abone olunan ve üzerinden genelde çok az çağrı yapılan telefon abonelikleri için de YazlıkHATT kullanılması en uygun ve ucuz çözümdür. Bu durumdaki abonelerin çoğu şu anda HesaplıHATT tarifesini kullanmaktadır. Türk Telekom'un bilinçli engelleme çabalarına karşın HesaplıHATT ' tan YazlıkHATT tarifesine geçmeleri abonelerin yararına olacaktır.
YazlıkHATT tarifesinde sabit ücret olarak; HesaplıHATT aylık sabit ücretinin yıllık toplamı bir seferde peşin olarak ödenmekte ve bunun karşılığında Hesaplıhatt ' a sağlanan aylık bedava konuşma hakkı olan 160 kontörün 12 ile çarpılması ile bulunan 1920 adet kontör, yıl içinde istenilen ay içinde ama yine gece 22 ile sabah 07 arasında ve Pazar günleri kullanılabilmekted i r. Böylece ödenen sabit ücretin karşılığı gece ve Pazar günlerinde de olsa, bütün bir yıl içerisinde kullanılabilir hale gelmektedir.
Türk Telekom abonelerin YazlıkHATT'a geçmelerini zorlaştırmaktadır. Örneğin Ocak 2007 ayı faturaları ile birlikte abonelere, yeni tarifeyi tanıtan ve abonelerin istedikleri tarifeleri seçmelerine olanak sağlayan bir form yollanmıştır. Bu formda abonenin seçebileceği tarifeler arasına "YazlıkHATT" tarifesi özellikle konmamıştır. Bu forma konan çok küçük puntolar ile yazılmış notta, YazlıkHATT'i seçmek için abonelerin 444 1 444 numarasını aramaları önerilmektedir. İlginç olan bu numara arandığında karsınıza çıkan müşteri temsilcisi sizi ancak ve sadece StandartHATT ' a geçirebileceğini söylemektedir. YazlıkHATT'a geçmek isterseniz, bir zahmet Telekom Merkezine kadar gitmeniz gerekmektedir. Bu "müşteri odaklı" ve "adil" uygulama olsa olsa, Öger firmasında çok bulunan ingiliz uzmanların
deyimi ile "Fair" bir uygulama olmalıdır.
Bu uygulamadan da anlaşılacağı üzere; Türk Telekom, abonelerin YazlıkHATTA geçmelerini istememektedir. Öyle işe; tam tersini yapıp telefonunu az kullanan,
-Aylık faturası eski tarifede 10 milyon YTL den, yeni tarifede ise 20 YTL'den az gelen den az gelen aboneler
-Yılın belirli zamanlarında kullanılan abonelikler (Yazlık, Kışlık, Bağ evi gibi)
-Sadece internet erişimi için ADSL aboneliği sağlamak adına zorunlu olarak yaptırılan abonelikler için YazlıkHATT tercih edilmelidir.
Bir kerede on iki aylık sabit ücretin ödenecek olması gözümüzde büyütülmemelidir. Bunu karşılığında yıl boyunca istenilen zamanda, fakat gece 22 ile sabah 07 arasında ve Pazar günleri kullanabileceğimiz toplam 1920 kontör sahibi olunacaktır. Bu telefonları zaten çok az kullandığımıza göre, hiç olmaz ise, belirlenen saatler arasında ve Pazar günleri bedava
konuşma hakkımız yıl boyu geçerli olacaktır. Ayrıca aylık sabit ücret karşılığı elde ettiğimiz kontörlerin kullanılmayan kısmının bir ay sonrasında yok olmasından da kurtulacağız. Bu tarife sürekli kullanılmayan yazlık ve kışlık gibi konutlarda çok önemli bir tasarruf sağlayacak en uygun tarife modelidir.
Abonelik türünüzü YazlıkHATT'a çevirmek için en yakın Türk Telekom merkezine gitmeniz gerekmektedir. Muhtemelen size zorluk çıkartılacaktır. Israr ediniz ve YazlıkHATT'a geçiniz.
3-KULLANIM YOĞUNLUĞU NORMAL OLAN HATLARIN HESAPLİHATT'DAN STANDARTHATT' A
DÖNÜŞTÜRÜLMESİ ÖNERİLİR:
Eski tarife ile aylık fatura bedeli ortalamada 15 YTL yi v e Mart 2007 den itibaren uygulamaya konacak olan yeni tarife ile aylık fatura bedeli 30 YTL yı aşan HesaplıHATT aboneleri, StandartHATT aboneliğini tercih etmelidir.
Türk Telekom ilanlarında aylık konuşma bedeli 20 YTL yi geçince StandartHATT ' a geçilmesinin avantajlı olacağını söylemektedir. Doğru olanı 30 YTL aşıldığında "StandartHATT " a geçilmesidir.
Yeni tarife sonucunda StandartHATT tarifesi ile HesaplıHATT tarifesi arasında aylık olarak ödenen sabit ücretler arasında her şey dahil 5 YTL kadar bir fark bulunmaktadır. Abonenin kullanım sıklığı yukarıda verilen ortalama değerleri aştığı durumda, HesaplıHATT abonelerinin yaptığı konuşmaların StandartHATT abonelerine göre daha pahalı (Bazı durumlarda
%50) olması nedeniyle, StandartHATT aboneliğine geçmeleri abone yararınadır.
4-KONUŞMALARDA İNDİRİM SAĞLAYACAK DİĞER ÖNERİLER:
a)HesaplıHatt ve StandartHatt abonesindeki aboneler zamana bağlı olmayan konuşmalarınızı mümkün olduğunca Pazar günleri ve gece saat 22.00 den sonra yapınız. Bu öneriyi yazarken ben utanıyorum, fakat esas utanması gerekenler bu tarifeyi onaylayan Telekomünikasyon Kurulu'nun saygın üyeleri ve özel tekel yaratan hükümet yetkilileridir. Gece ve Pazar günleri yaptığınız görüşmeler sabit ücret karşılığı elde edilen ücretsiz görüşme hakkına karşılık gelecek, bedava kontör hakkı aşılmış bile olsa, görüşmeler %50
ucuz yapılacaktır.
Bu duyarlığı göstererek, cebinizdeki parayı Öger firmasına mümkün olduğunca kaptırmayınız.
b)Aradığınız kişiye cep telefonundan ulaştığınızda bulunduğu yerde sabit telefonu olup olmadığını sorun. Eğer bulunduğu yerde sabit telefon varsa, numarasını alın ve sabit telefonu arayarak konuşun. Bu çok ciddi bir tasarruf sağlayacaktır. Unutmayın "Sabit Telefon" dan "Cep" telefona yapacağınız konuşmanın bedeli, yapılan indirime karşın hala daha çok yüksektir. Sabit telefondan Cep telefonuna doğru yapacağınız görüşmenin bir
dakikasının size tam 0,380 YTL ye mal olacağını biliniz. O nedenle aradığınız kişi hareketli durumda değil ise, kendisine sabit telefonla ulaşmakla ciddi ölçüde tasarruf eder ve bir dakika için 0,380 YTL yerine 0,09 YTL ödersiniz.
c)Yakın bir zaman içinde ev aboneleri de A tipi alternatif operatörlerden hizmet alarak şehir içi ve milletlerarası görüşme yapabilme hakkına sahip olacaktır. Bu uygulamayı ve alternatif operatörlerin fiyatlarını takip ederek, daha ucuz fiyatların oluşması durumunda alternatif operatörler üzerinden telefon görüşmelerinizi yapınız. Bu uygulama hayata geçince başka bir bilgilendirme yazısını dolaşıma sokacağım.
Sonsöz:
Lütfen, başlangıçta anlaşılması zor da gelse bu metni bir kere daha okuyunuz. Elektronik Posta dağıtım listenizde bulunan dostlarınıza iletiniz. Olanağınız varsa bastırıp internet erişimi olmayan eşinize dostunuza da dağıtınız.
Böylece Türk Halkı’nın sağılacak köyün olmadığını ve hakları için gerekli tepki ve davranışları gösterebilecek olgunluk ve yetkinlikte olduğunu göstermemize katkıda bulununuz.
Benden de bir not: Mahkemeden Türk Telekom'un yalnızca adsl hizmeti verebileceği kararı çıkmıştır. Yani eğer telefonunuzu hiç kullanmıyorsanız telefon hattınızı iptal ettirip yalnızca adslnizi kullanmaya devam edebilirsiniz.
Yazar:
Manitu
Zamanı:
09:39
0
yorumlama
8 Ocak 2008 Salı
Facebook ve Gizlilik
igbrother : facebook
Facebook CIA sermayesi ile kurulmus ( Google gibi ) milletin ebesine
kadar kimin ne oldugunu veritabanlarına atan "big brother is watching
you" projesinin bir merhalesidir.
Aslında hiç kaydolmamak vardı ama sagolsun bizim medya öyle bir hale
getirdi ki ( zaten dünden razılar bu ABD ye memleketi satmaya , senin
benim kimi tanıdıgımı sattıkları önemlimi ? ) ilkokul talebesine bile
"facebook" ödevi verilicek hale geldi iş neredeyse.
Hiç kaydolup kullanmamak en iyisi diyecegim ama iş işten geçti.
Hepimiz ebemize kadar fişlendik !
hidayet
Facebook kullanma kılavuzu!
Facebook, bugünlerde Türkiye'de de oldukça popüler. Peki siz bu siteyi
ne kadar tanıyorsunuz?
2006'da kurulan sosyalleşme ağı Facebook, bugünlerde Türkiye'de de
oldukça popüler. Evde, işyerinde, okulda çok sayıda insan önemli bir
zamanını Facebook'ta profil güncelleyerek, sağa sola pençe atarak
geçiriyor. Ancak bazı noktalara dikkat edilmezse Facebook ileride
canınızı sıkabilir.
Şunu unutmayın, patron için Facebook'tan daha mükemmel bir radar
olamaz. Dünyada Facebook'taki eylemleri yüzünden işinden olan insanlar
var; birçok işyeri, okul ve kuruluşsa öğrencilerinin, çalışanlarının
veya üyelerinin Facebook'a girmesini yasakladı.
Facebook üyesi binlerce kişi de 'privacy-gizlilik' seçeneğini topyekün
göz ardı ettikleri için sıkıntılı anlar yaşadı, başlarını belaya
bile
soktu... İş aramak gibi profesyonel amaçlarla da kullanılan Facebook,
saf anlamda sosyalleşmeyi sağlayan son yılların en önemli internet
araçlarından biri. Ancak Facebook kullanmaya yeni başlayanların,
yabancıların kendilerine ait bilgileri ne ölçüde görebileceklerini
tayin eden gizlilik ayarlarına önemsemeden bodoslama dalması rahatsız
edici sonuçlara neden oluyor.
İlişki düzeyini belirleyin:
Bir kişiyi tanıyıp tanımadığınızı tayin eden 3 pozisyon var.
Facebook'a girdiğinizde size göre herkes yabancıdır; 'network' yani
ağ, bir bölge, yer, okul veya şirket sakinlerinin oluşturduğu gruptur.
Arkadaşlarınızsa karşılıklı olarak birbirinizi tanıdığınızı
onayladığınız kişilerdir. Facebook'ta profilinize arkadaşlarınız gibi
erişebilecek 'o benim 'arkadaşımsım' ama arkadaşım değil' seçeneği
yok.
Gizlilik ayarlarını değiştirin:
'Privacy' birçoğunun Facebook kariyerine başladığında umursamadığı bir
seçenektir. Ancak başlangıç ayarlarına göre ağınızda (network) olan
herkes, size ait olan her şeyi görebilir. Türkiye'den yola çıkalım;
Türk kullanıcıların büyük çoğunluğunun 'kafadan' Türkiye ağına üye
olduğunu düşünürsek, bu ağdaki herkes, size ait olanları
arkadaşlarınız kadar görebilir. Bir ağın mensubu değilseniz,
bilgilerinizi sadece arkadaşlarınız görebilir. Ama ben mesela Türkiye
ağına üyeyim, o halde yapmam gereken Privacy başlığı altındaki
Profile'e girip, çıkan ekranda 'profile: only my friends-yalnızca
arkadaşlarım' şıkkını seçmektir. Bu ekrandan e-posta adresinizi
yalnızca arkadaşlarınızın görebileceği şekilde düzenlemeniz hatta
'Profile' başlığı altındaki birçok maddeyi arkadaşlarınıza özel olacak
şekilde ayarlamanız menfaatiniz icabınadır.
Facebook'da geçirdiğiniz zamanı kimse bilmesin:
'Privacy' başlığı altındaki 'Newsfeed and mini feed'e mutlaka uğrayın
çünkü, bu seçeneğin başlangıç ayarları, sizin Facebook'ta
yaptığınız
her eylemi yayımlıyor. Bu kadar küresel olmaya, Facebook başında
sabahladığınızı başkalarının bilmesine gerek yok. Bu sosyalleşme
ortamının, yaptığınız her şeyi herkesin görebileceği seyir defteri
diye tanımlanabilecek 'mini feed' adında bir özelliği var. Yani sizin
mesai saatinizde Facebook'ta ne zaman, ne kadar zaman geçirdiğiniz
tespit edilebilir. Şimdilik bizim buralarda tutatanak tutacak siber
işyeri polisleri yok gibi, ancak yine de temkinli olmakta fayda var.
Bu yüzden en azından işteyken önce 'privacy', ardından 'news feed and
mini feed'e girerek 'show times in my mini feed' seçeneğini iptal edip
yaptığınız eylemlerin zamanının görünmesini engelleyin.
Arkadaşlarınız için gizlilik:
Başlangıç ayarlarında herkes arkadaşlarınızın listesini görebilir. Bu
durum 'Poke, Message and Friend Request' ayarları kısmında
'Friends-arkadaşlar' seçeneğinden vazgeçerek ortadan kaldırılabilir.
Bir profesyonel, bir de kişisel profiliniz olsun:
Facebook arkadaşlarınızla şakalaşıp eğlenebileceğiniz bir ortam olduğu
kadar, profesyonel/mesleki amaçlara da hizmet edebilir. Her ne kadar
Facebook kurallarına aykırı olsa da iki profiliniz olsun, profesyonel
profilde tam ad, mesleki durum, eğitim ve yalnızca sektörel
bağlantılar olsun. Bu profil altında iş ve okul ağlarınıza takılın.
Sulu değil profesyonel bir fotonuzu ekleyin ya da hiç eklemeyin.
Kişisel ve özel profilinizdeyse isim, takma isim kullanabilrisiniz;
soyadınaysa gerek yok ya da tek bir harfle ifade edin. Bu profille
okul ve işyeri, meslek ağlarına bağlanmayın. Mesleki deneyiminizi
paylaşmayın. İş e-posta adresinizi kullanmayın. Ve istediğiniz her
şeyi yapın. Ancak iş ve özel arkadaşlarınızı birbirine
karıştırmayın.
Herkesle arkadaş olmayın:
Şu kısacık Facebook kariyerimde en çok dikkatimi çeken şey, birçok
insanın bir zombi açlığıyla arkadaş listelerini şişirme çabası oldu.
Arkadaşlığa onay verdiğiniz kişilerin sizin arkadaşlarınızın
bilgilerine erişebileceğini unutmayın.
Kimlik hırsızlığı:
Hakkınızdaki bilgileri kamulaştırmanın, kaba kimlik bilgilerinizin
başkaları tarafından kullanılabilmesi riskini doğruyor ki bu bir
başkasının 'sizin adınıza' başka bir sosyalleşme ortamında faaliyet
göstermesi riskini doğuruyor.
Facebook gizlilik politikası:
Facebook ile yaptığınız anlaşma gereği, bu oluşum size ait bilgileri
diğer şirketlerle paylaşabilir ya da satabilir, bunu unutmayın.
Paranoyakların dikkat etmesi gereken 5 nokta
• Facebook'ta size yönelik 5 erişim seviyesi bulunuyor; arkadaş,
sınırlı, ağ, yabancı veya bloke...
• Gizlilik ayarları oldukça karmaşık; arkadaşlarınız dışında
rahatsız
edilmek istemiyorsanız hiçbir ağa üye olmayın.
• Duvarlara yazmak yerine özel mesaj gönderin. En kibar ifadesiyle
duvar yazıları ileride size karşı delil olarak kullanılabilir.
• Geçirdiğiniz zamanı ve hatta olduğunuzu kimse bilmesin...
• Görülebilir seyir defterinize (mini feed) ince ayar çekin.
Yazar:
Manitu
Zamanı:
22:04
0
yorumlama
Gizli Numaraya Son..!
CEP TLF.GİZLİ NUMARALAR
Merhabalar herkesin dört gözle beklediği özellik ,
TK'dan gelen taleple ilgili olarak, "arayan hattın numarasının
gizlendiği durumlarda çağrının müşteriye ulaşmasını engelleyecek
özellik" olan ACR (Anonymous Call Rejection) tüm şebekede abonelerin
kullanımına açıldı.
Aboneler telefonlarından *253# tuşlayarak (USSD ile) kendilerine
gizli numaradan çağrı gelmesini engelleyebiliyorlar. USSD *253#
aktivasyon işlemiyle HLR da ACR-2 yapılmakta. Bu durumda gizli
numarayla arayan aboneye "Aradağınız kişi gizli numaradan çağrı kabul
etmemektedir. Numaranızı görünür yaparak kendisine ulaşabilirsiniz"
anonsu verilmektedir. Çağrı anons sonrasında çıkmamakta ve aranan
kişiye herhangi bir mesaj gitmemektedir. Diğer çağrılar aboneye normal
olarak ulaşmaktadır.
Aboneler telefonlarından #253# tuşlayarak (USSD ile) kendilerine
gizli numaradan da çağrı gelmesini sağlayabilirler. USSD #253#
deaktivasyon işlemiyle HLR da abonende ACR-1 yapılmaktadır.
Ayrıca müşteri hizmetleri kanalıyla da aynı işlemler (aktivasyon ve
deaktivasyon) yapılabilecektir.
Yazar:
Manitu
Zamanı:
21:56
0
yorumlama
İlgili Başlıklar: bilişim, problem, suç toplumu, türkiye
28 Aralık 2007 Cuma
Artik Internetten Dava Acilabilecek
| ||
| ANKA | ||
| Adalet Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarca yürütülen faaliyetlerin ve yargı sistemi ile ilgili işlevlerin bilgisayar yardımıyla otomasyona geçirildiği Ulusal Yargı Ağı Projesiyle, (UYAP) avukatlar internet üzerinden dava açabilecek, harç ödeyebilecek. Avukatların bürolarından dava açması, harç yatırması, dilekçe vermesi ve dava dosyalarına yetkileri çerçevesinde ulaşmasını sağlayan UYAP ile yargının işleyişine sürat ve güven kazandırmak amaçlanıyor. |
25 Ekim 2007 Perşembe
Sabit Telefonlarla Neler Yapabilirsiniz?
Telefonunuzla Neler Yapabileceğinizi Biliyor musunuz?
Türk Telekom, telefonunuza renk katan kullanım özelliklerini hizmetinize sunuyor. Uyandırma ve Rahatsız Edilmeme özellikleri, sayısal santrallara bağlı tüm abonelerin hizmetine sunulmuş durumda. Diğer özellikler için ise abone olunması gerekiyor.
Tercihli Direkt Arama (Her kullanim 1 kontör)
Herhangi bir rakam tuşlamadan, önceden kaydedilmiş bir numarayı doğrudan aramak istiyorsanız, bu özellikten yararlanabilirsiniz. Bunun için aşağıdaki işlemle aranacak numarayı kaydediniz.
Telefonun ahizesi kaldırılıp numara tuşlamadan 10 saniye beklendiğinde, telefon otomatik olarak önceden kaydedilmiş numarayı arayacaktır. Kayıtlı bu numaranın dışında farklı bir numara aramak istiyorsanız, çevir sesi aldıktan sonra 10 saniyelik sürenin bitimini beklemeden aramaya başlamalısınız. (İptali için # 5 3 # tuşlayabilirsiniz.)
Kısaltılmış Arama (10 adet her program kaydı 2 kontör)
Sık aradığınız numaraları her defasında tümüyle tuşlamak yerine,
işlemiyle santralın hafızasına kaydedebilir ve daha sonra,
işlemiyle kolayca arayabilirsiniz. (İptali için # 5 1 * hafıza numarası # tuşlayabilirsiniz.)
Çağrı Yönlendirme (Program kaydı ücretsizdir)
Evden ayrıldığınızda telefonunuza gelecek aramaları gittiğiniz yerdeki telefona veya GSM ya DA araç telefonunuza yönlendirilmesini istiyorsanız bu özellikten yararlanabilirsiniz.
Yönlendirilen santral ile abonenin bağlı olduğu santral arasındaki ücret, kademesine göre yönlendirme yapan aboneden alınır. (İptali için # 2 1 # tuşlayınız.)
Meşgulde Çağrı Yönlendirme (Program kaydi ücretsizdir)
Telefonunuz meşgul iken sizi arayanların cevapsız kalmaması için, bu özellikten yararlanarak gelen aramaları, GSM telefonunuza, araç telefonunuza, evdeki veya işyerinizdeki bir başka telefona yönlendirebilirsiniz.
Yönlendirilen santral ile abonenin bağlı olduğu santral arasındaki ücret, kademesine göre yönlendirme yapan aboneden alınır. (İptali için # 6 0 # tuşlayınız.)
Cevapsızda Çağrı Yönlendirme (Program kaydı ücretsizdir)
Telefonunuza gelecek aramaları belli bir aramadan sonra cevap verememeniz halinde belirlediğiniz telefona veya GSM ya DA araç telefonunuza yönlendirilmesini istiyorsanız bu özellikten yararlanabilirsiniz.
Yönlendirilen santral ile abonenin bağlı olduğu santral arasındaki ücret, kademesine göre yönlendirme yapan aboneden alınır. (İptali için # 2 2 # tuşlayınız.)
Çağrı Bekletme (Program kaydı ücretsizdir)
Bir arkadaşınızla konuşurken beklediğiniz önemli telefonu kaçırmamak için çağrı bekletme özelliğinden yararlanabilirsiniz.
Kayıt için * 43 # tuşlayın.
Konuştuğunuz kişiyi beklemeye alarak sizi arayan ikinci kişiyle görüşmek isterseniz kapama tuşuna basıp bırakarak özel çevir sesi alınız ve "0" (sıfır) tuşlayın.
Görüşmekte olduğunuz kişi beklerken arayan ikinci kişiyle konuşabilirsiniz.
Bu arada, ilk konuştuğunuz kişi beklemede iken kapama tuşuna basıp özel çevir sesini alıp tekrar 0 rakamını tuşlarsanız ilk konuşmanıza dönebilirsiniz.
Yapmakta olduğunuz görüşmeyi sonlandırıp ikinci arayanla görüşmek isterseniz kapama tuşuna basıp bırakarak özel çevir sesi alınız ve "1" (bir) tuşlayın.
Bu durumda görüşmeniz sona erer ve otomatik olarak sizi arayan ikinci kişiyle konuşmaya başlarsınız. İkinci aramaya cevap vermeden konuşmanıza devam edebilme olanağı DA sağlar. (iptali için # 43 # tuşlayınız.)
Telefon Kilitleme (Her program kaydı 1 kontör)
Bu özellikle telefonunuzu kendi kontrolünüzde olmak üzere çeşitli aramalara kapatabilirsiniz. Bunun için dört rakamlı bir şifre ve kapama tipine ait numarayı belirleyiniz ve
tuşlayınız.
Kapama Tipi ve Numarası:
Acil kodlar hariç tüm çıkan aramalara kapalı 1
Şehiriçi aramalara açık, diğer aramalara kapalı 2
Şehiriçi ve şehirlerarası aramalara açık, milletlerarası, 900 ve Mobil aramalara kapalı 3
Şehiriçi, şehirlerarası, milletlerarası aramalara açık, 900 ve Mobil aramalara kapalı 4
Şehiriçi, şehirlerarası, milletlerarası ve Mobil aramalara açık, 900’lü aramalara kapalı 5
Şehiriçi, şehirlerarası ve Mobil aramalara açık, milletlerarası ve 900’lü aramalara kapalı 6
Şehiriçi, şehirlerarası, milletlerarası ve 900’lü aramalara açık, Mobil aramalara kapalı 7
Şehiriçi, şehirlerarası, 900’lü aramalara açık, milletlerarası ve Mobil aramalara kapalı 8
Şehiriçi, şehirlerarası, 900’lü ve Mobil aramalara açık, milletlerarası aramalara kapalı 9
(İptali için # 3 3 * Şifreniz # tuşlayınız.)
3 lü Konferans Görüşme (1 kontör)
Bir konu hakkında birkaç kişinin görüşünü almak istiyorsunuz. Bir araya gelip toplantı yapmanızda mümkün değil. Aynı anda birden fazla kişiyle telefon görüşmesi yapabilirsiniz.
Konuşmak istediğiniz telefon numarasını tuşlayınız. Karşı taraf cevap verince kapama tuşuna basıp ikinci telefon numarasını tuşlayınız. İkinci kişi cevap verince kapama tuşuna basıp "3" (üç) tuşlayın.
Son aradığınız kişiyi konferansa dahil etmekten vazgeçerseniz kapama tuşuna basıp "1" (bir) tuşlayın.
Son aradığınız kişiyi beklemeye alıp, ilk aradığınız kişiye dönmek için kapama tuşuna basıp "0" (sıfır) tuşlayın.
Rahatsız Edilmeme (Her program kaydı 5 kontör)
Önemli bir konu üzerinde çalışırken veya evde dinlenirken telefonunuzun çalmasını istemiyorsanız
* 26 # tuşlayın.
Telefonunuz artık aranmayacaktır, AMA siz istediğiniz yeri arayabilirsiniz. (İptali için # 2 6 # tuşlayınız.)
Bilgi Alma ve Çağrı Aktarma (Program kaydı ücretsiz)
Görüşme yaparken bir başka kişiden bilgi almanız veya konuştuğunuz kişiyi bir başka kişiye aktarmanız gerekiyorsa bu özelliği kullanabilirsiniz.
Bu özellikle konuşmakta olduğunuz kişiyi beklemeye alıp ikinci bir telefonla görüşebilir, ikinci aradığınız numarayı kapatarak veya beklemeye alarak ilk konuştuğunuz kişiye geri dönebilir veya konuştuğunuz kişiyi bir başka telefona yönlendirebilirsiniz.
Bilgi almak için: Kapama tuşuna basıp konuştuğunuz kişiyi beklemeye alınız. Diğer numarayı tuşlayıp karşı tarafla görüşünüz. İlk görüştüğünüz kişiye dönmek için kapama tuşuna basıp bırakınız ve "0" (sıfır) tuşlayın.
Eğer "1" (bir) tuşlarsanız bilgi aldığınız kişi devreden çıkar.
Aktarma: Kapama tuşuna basıp konuştuğunuz kişyi beklemeye alınız. Diğer numarayı tuşlayınız. Karşı taraf cevap verdiğinde, kapama tuşuna basıp bırakınız ve "2" (iki) tuşlayın.
Meşguldeki Aboneyi Bulma (Her kullanım 1 kontör)
Kayıt İçin: Aradığınız telefon sürekli meşgulse tekrar aramayla zaman kaybetmeyin. Eğer aradığınız telefon numarası sizin telefon numaranız ile aynı santrala bağlı ise bu özellikten yararlanabilirsiniz.
* 37 #
tuşlayın.
Telefon santralı, sizin yerinize belirli aralıklarla karşı numarayı arayacak ve aradığınız kişi görüşmesini bitirdiğinde telefonunuzun zili farklı bir şekilde çalarak sizi uyaracaktır. Bu işlemden sonra telefonunuzu 30 saniye içinde açtığınızda, aradığınız kişinin telefonu çalmaya başlayacaktır. (İptali için # 3 7 # tuşlayınız.)
Uyandırma (Her program kaydı 2 kontör, her kullanım 3 kontör)
Telefonunuzun günün sizin belirleyeceğiniz herhangi bir saatinde sizi otomatik olarak uyarmasını istiyorsanız, uyarılmayı istediğiniz saati ve dakikayı belirleyerek
tuşlayınız.
Artık endişeniz olmasın. Eğer telefonunun fişini çekmediyseniz, santral sizi mutlaka kaydettiğiniz saatte arayacaktır.
(İptali için # 5 5 * Saat_Hanesi Dakika_Hanesi # tuşlayınız. Birden fazla uyandırma kaydı yapmışsanız ve tüm uyandırma kayıtlarını iptal etmek istiyorsanız # 55 # tuşlayınız.)
Yazar:
Manitu
Zamanı:
18:09
0
yorumlama
Turkiye'deki Tum Adresler Google'a Girdi
Türkiye'deki bütün adresler Google'a girdi, Çinçin hariç
Alim Küçükpehlivan, giremedikleri Çinçin Mahallesi'yle ilgili bilgileri başka haritalardan edindiklerini anlatıyor.
Türkiye şehirleri haritası, internetteki en yaygın arama sitesi Google'da yayınlanmaya başlandı. İlk etapta 34 büyük şehir, sokaklarından tutun DA otel, okul, hastane, eczane, cami, market, taksi durakları ve yerleşim sitelerine varıncaya kadar Google'a girdi.
Türk bilişim firması Başarsoft'un karadan adım adım dolaşarak hazırladığı dijital harita, hafta başında sessiz sedasız yayına konuldu. Bunun için 18 ayda, 34 ilde 4 ayrı ekip 550 bin kilometre yol kat etti. Harita, yazılım mühendisleriyle birlikte 20 kişilik ekibin emeğiyle oluştu. Haritayı hazırlayan ekibin giremediği tek mahalle ise Ankara'daki Çinçin oldu. Şirketin Müdiresi Candan Sağıroğlu, Çinçin'de yaşadıkları sıkıntıyı şöyle özetledi: "Ankara'da saha çalışması yaparken ekiplerimiz oraya DA gitti. Kalaşnikof'lu biri, ekip otomuzu durdurup silah doğrulttu. 'Geri dönün' dediler. Üzerinde önemli noktalar olmasa DA buradaki sokaklar haritamıza giremedi."
Google'da yayınlanmaya başlayan 34 ildeki donatılı şehir haritasında 143 bin adet önemli nokta işaretli. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Diyarbakır gibi büyük şehirlerin tamamı ve Türkiye coğrafyasının yüzde 40'ı, yayındaki haritanın kapsama alanında. Çalışması bitmek üzere olan 20 şehrin daha eklenmesiyle yakında IL sayısı 50'ye ve akaryakıt istasyonundan dişçilere kadar haritada yer Alan önemli nokta sayısı 205 bine çıkacak. Haritayı hazırlayan ekibin ilk 30 ilde giremediği tek mahalle ise Ankara'daki Çinçin. Ekip, Çinçin'de silahla tehdit edilmiş ve mahalleye sokulmamış. Başarsoft Donatı Müdiresi Şehir Plancısı Candan Sağıroğlu, "Ekiplerimiz, Çinçin Mahallesi'ne gitti. Burada Kalaşnikof'lu biri, otomobilimizi durdurup silah doğrultup 'geri dönün' diyor. Bu mahallenin sokakları giremediğimiz tek yer oldu." diye konuştu.
Kullanılan harita uydu görüntüsü değil. 18 ayda, 34 ilde karadan 4 ayrı ekibin 550 bin kilometre yol kat ederek oluşturduğu digital bir harita. Yazılım mühendisleriyle birlikte 20 kişilik ekibin emeğiyle oluştu. Google'ın haritasını kullandığı Başarsoft şirketinin sahibi Alim Küçükpehlivan, Türkiye'nin yüzde 100 yerli ilk navigasyon yazılımını 4 yıllık bir uğraş sonucu tamamladıklarını DA açıkladı. Küçükpehlivan, "Google'ın kullandığı haritayı kendi yazılımımızla araçlardaki navigasyon cihazlarına yüklüyoruz. Navigasyonla hareket halinde iken de Türkiye avucunuzun içinde olacak." dedi.
Dijital haritada yok yok
Dijital haritada cadde üstündeki marketlere varıncaya neredeyse her önemli nokta, yer atlanmadan haritaya işlenmiş. İstanbul'da 4 bin 343 eczane işaretli. Bundan böyle nöbetçi eczaneler, kendisine giden yoldaki bütün sokak ve yakınındaki önemli merkezlerle birlikte Google'da gözükecek. Bir şehirde önemli NE kadar donatı varsa hepsinin yer aldığı haritada işaretli mekân çeşitlerinden bazıları şöyle: Akaryakıt istasyonları, duraklar, otoparklar, dinlenme tesisleri, terminaller, rıhtımlar, okullar, camiler, hastaneler, banka şubeleri, kamu binaları, kütüphaneler, karakollar, adliyeler, belediyeler, hamamlar, oteller, tarihî eserler.
Türkiye'nin her şehrini Edirne'den Hakkari'ye girilmedik sokak bırakmadan dolaşan şirketin oluşturduğu yolları gösteren digital harita, halen Vodafone ve Emniyet tarafından kullanılıyor. Türkiye'deki şehir haritalarına 'http://maps.google.com' adresinin 'search map' bölümüne aranan şehrin ismi yazılarak erişilebiliyor.
Google'da yer Alan iller şöyle; Adana, Ankara, Antalya, Artvin, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Mersin, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kocaeli, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Trabzon, Uşak, Yozgat, Bayburt, Kırıkkale, Bartın, Yalova ve Karabük.
Yazar:
Manitu
Zamanı:
17:58
0
yorumlama
21 Eylül 2007 Cuma
Goz Sagligi icin Bilgisayara Yukaridan Bakin
Göz Sağlığı İçin Bilgisayara Yukarıdan Bakın
Bilgisayar ekranına uzun süre bakıldığında göz yüzeyinde oluşan kurumaya bağlı yanma, batma ve kızarıklığı önlemek için ekranın göz seviyesinden aşağıda olması gerektiği bildirildi.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göz Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Nazmi Zengin, yaptığı açıklamada, vücuttaki en önemli organların başında gelen gözün, sağlığına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Bu nedenle, göz sağlığını korumanın yollarının iyi öğrenilmesinin faydalı olacağını ifade eden Zengin, günümüzde göz sağlığını etkileyen faktörlerden birinin de sayısı ve kullanımı hızla yaygınlaşan bilgisayarlar olduğunu belirtti.
Zengin, göz bozukluğu derecesinin artmasında doğrudan rolü olmayan bilgisayarların, göz doktorlarına en fazla başvurma nedenleri arasında yer alan göz kuruluğunun başlıca nedeni olduğunu vurguladı.
Günümüzde hemen herkesin, günün birkaç saatini bilgisayar başında geçirir duruma geldiğini dile getiren Zengin, bunun göz kuruluğuna bağlı şikayetlerini önemli ölçüde artırdığını bildirdi.
GÖZ YUKARINDA, EKRAN AŞAĞIDA OLMALI
Bilgisayara uzun süre bakıldığında göz yüzeyinde kuruma meydana geldiğini belirten Zengin, şunları kaydetti:
''Göz kuruluğu yanma, batma ve kızarıklık olarak ortaya çıkar ve kişinin gündelik yaşamını, iş verimini olumsuz yönde etkiler. Bilgisayara uzun süre bakıldığında göz yüzeyinde kurumaya bağlı yanma, batma ve kızarıklığı önlemek için, ekran göz seviyesinden aşağıda olmalıdır. Çünkü, göz hizasından yukarıdaki ekrana bakan gözün kapağı daha fazla açılacağı için, kuruma daha fazla olur. Bilgisayar ekranı eğer göz hizası ya da biraz aşağıda olacak şekilde konumlandırılırsa, göz kapağı daha az açılacağı için göz kuruması daha az olacaktır.''
Göz kuruluğu rahatsızlığını önlemek için, bunun dışında da bazı ek tedbirlerin alınabileceğini belirten Zengin, ''Uzun süre bilgisayar ekranı karşısında oturan kişiler, gözlerini 2-3 saniye kapalı tutma egzersizleri yaparak, kuruyan gözün yeniden yeterli sıvıya kavuşmasını sağlayabilir. Ayrıca, aşırı kuru veya cereyana maruz kalınan ortamlarda bulunulması da göz kuruluğunu artırmaktadır'' diye konuştu.
Real Age
Yazar:
Manitu
Zamanı:
17:20
0
yorumlama
Internet Arkadasligi Sahte mi?
İnternet arkadaşlığı sahte mi?
Sheffield Hallam University’de gerçekleştirilen bir araştırmada, son zamanlarda yaygınlaşan Facebook, MySpace, Bebo gibi sitelerin arkadaşlıkları güçlendirmediği ortaya koyuldu.
LONDRA - Araştırmada, web sitelerinin arkadaşlıkların temelini nasıl değiştirdiği inceledi.
Sosyal network aracılığı ile insanlar yüzlerce, binlerce arkadaş ediniyorlar.
Fakat araştırmacılar ‘gerçek’ bir arkadaşın ancak yüz yüze kurulan ilişkilerde gerçekleştiğini açıkladı
Sheffield Hallam Üniversitesi araştırma görevlisi Dr. Will Reader, “Bu sitelerde arkadaş sayısı bir sürü olsa bile, yakın arkadaşlıklar yüz yüze ilişkilerdeki gibi az sayılarda” dedi.
2004 yılında, Harvard Üniversitesi üyeleri tarafından kurulan Facebook’un dünyada 34 milyon kullanıcısı bulunuyor. Rupert Murdoch’un şirketi News Corporation’ın 2005 yılında satın aldığı MySpace 200 milyon üyeye sahip.
Araştırmada 200 kişinin verdiği cevaplardan alınan sonuçlarda, yüzlerce arkadaş arasında ortalama 5 arkadaşın ‘gerçek’ olduğu tespit edildi. Sonuçlarda 200 kişinin yüzde 90’ı yüz yüze ilişkileri gerçek arkadaşlık olarak değerlendirdikleri ortaya çıktı.
Dr. Reader “Arkadaşlıklarda temel altyapı güvendir. Biz arkadaşlık kurmak için vakit ve güç sarf ediyoruz. Bizim görmek istediğimiz o kişinin de bize vakit harcadığı ve gerektiği zaman yanımızda olması. Bu yüzden internet sahte ilişkiler yaratıyor” dedi.
Yazar:
Manitu
Zamanı:
17:10
0
yorumlama
İlgili Başlıklar: bilişim, birey, dostluk, kadin-erkek, sosyal
19 Eylül 2007 Çarşamba
Gulen Surat :) 25 Yasinda
Daha neler olacak zamanlar.. Neler gelecek ve neler gidecek.. Zaman çok hızlı geçiyor..
Gülen yüz 25 yaşında...
Caegie Mellon Üniversitesi’nden Profesör Scott E. Fahlman, 25 yıl önce ilk defa üç işareti kullanarak ‘smiley face’ ikonunu keşfetti. İki nokta üst üste, tire ve bir parentez. Bu ikon, elektronik sözlük için önemli bir katkı sayılıyor.
NVT'nin haberine göre, elektronik ortamların vazgeçilmez ikonu '' :-) '' 25 yaşında. Caegie Mellon Üniversitesi Profesör Scott E. Fahlman, 1982 yılında bilgisayara üzerinden yaptığı bir yazışmasında, ‘mizah’ın kısıtlı olmasını tartışırken, bu üç işareti kullanarak, “Yan okuyun, sanırım bu karakterler şaka kavramını ifade edebilir'' şeklinde yazmıştı.
Haberin devamı Bu yazışmayı okuyanlardan yayılan efsanevi ikon, üniversiteler arasında hızla yayıldı, peşinden iş dünyası ve tüm dünya geldi.
Fahlman ratattığı fenomenle ilgili, “Küçücük bir ikonun bu kadar yaygınlaşmasını izlemek büyüleyici. 10 dakikada ürettiğim bu işaret bütün dünyaya ulaştı. Bazen merak ediyorum, acaba kaç milyon kişi bu ikonu şimdiye kadar kullandı ve kafalarını yana doğru eğdi'' diyor.
Dilbilimciler, gülücük simgesinin ve diğer ruh halleri için kullanılan ikonların e-posta ve diğer elektronik mesajlaşmada, insanların duygularını doğru ifade edebilmeleri için önemli bir gelişim olarak değerlendiriyorlar.
Uzmanlara göre, bugün internet dünyasında, renkli ikon grafiklerini eklemeden duygularımızı tercüme edebilmemiz düşünülemez bile. Çünkü bu ikonlar, ses olmadığı zaman duygu mekanizmasının karşı tarafa doğru bir şekilde aktarılmasını sağlıyor.
Mesela, farklı cümlelerde gülücük ikonu kullanılmadığı sürece yanlış ifadeler ortaya çıkabiliyor. “Ben patronumu çok seviyorum'' sonunda eğer gülücük işareti bulunuyorsa, ciddi olmadığını anlayabiliyoruz.
Bu basit ama etkili ikonun yıldönümünü kutlamak için, yaratıcısı Fahlman ve meslektaşları bir yarışma başlattı. Bu yarışmada öğrenciler insan ilişkileriyle ilgili yeni teknolojik fikirler üretecekler.
Milliyet
Yazar:
Manitu
Zamanı:
16:37
0
yorumlama
12 Eylül 2007 Çarşamba
Japonya Yeni Bir Internet Ariyor
Japonya yeni bir internet arıyor
Japonya İletişim Bakanı, yeni bir araştırma başlattıklarını, amaçlarının
interneti daha güvenilir kılmak ve daha az enerji harcayacak bir network
(ağ) teknolojisi kullanarak yenileştirmek olduğunu açıkladı
İnternetin dünyada yaygınlaşmasıyla güvenlik problemleri gittikçe artıyor.
Ayrıca internet farklı tehlikeler getirebiliyor; bunlardan biri hacker diye
bilinen korsanlar. Bu korsanlar bilgisayarları ele geçirebiliyor ve bu
nedenle on-line bankacılık aracılığı ile banka hesapları boşaltılabiliyor.
Japonya İletişim Bakanlığı Müdür Yardımcısı Yoshihiro Onishi, "Japonya
teknoloji konusunda rekabet içinde kalmak zorunda. Yeni bir ağ bağlantısı
teknolojisinin 2020 yılında devreye girmesi bekleniyor. İnternet limitini
dolduruyor. Bu nedenle böyle bir araştırmaya ihtiyaç duyuyoruz" dedi.
Bilim adamları da aynı fikirdeler. İnternetin yerine geçecek veya internet
ile birlikte var olacak tamamen yeni bir ağ bağlantısının gelişmesi
gerektiğini düşünüyorlar. Yoshihiro Onishi, "Bu konuda diğer ülkelerle iş
birliği söz konusu olabilir" şeklinde açıklama yaptı.
Japonya'da gerçekleştirilene benzer araştırmaların ABD ve Avrupa'da da,
internetin altyapı mimarisini yenilemek amacıyla, başlatıldığı belirtiliyor.
Ancak özellikle ABD'deki bu girişimlerin 10-15 yıldan önce meyve vermesi
beklenmiyor.
Yazar:
Manitu
Zamanı:
18:36
0
yorumlama
Turkiye'deki MSN Messenger Kullanim Oranlari
Bu rakamlara Microsoft Türkiye Başkanı da şaştı
MSN kullanıcısının 21.5 milyon olduğu Türkiye'de sadece 7.5 milyon PC var.
Rakamlar, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Arıkan'ı şaşırttı.
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, Türkiye'deki bilgisayar
sayısının MSN kullanıcılarının yaklaşık üçte biri olduğunu söyledi..
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, Türkiye'de internet kafeler
hariç 7.5 milyon bilgisayar bulunduğunu, fakat aktif MSN kullanıcısı
sayısının 21.5 milyon adet olduğunu ifade etti. Arkan, "Bu da demek oluyor
ki bir kullanıcının birden fazla, hatta ve hatta 3 tane MSN adresi var.
Zaten Brezilya ve Amerika'dan sonra MSN kullanımında dünya üçüncüsüyüz.
Bilgisayarı genellikle haberleşme alanlarında kullanıyoruz. Bilgi ve eğitim
alanlarında kullanım dünya düzeylerinin altında. Microsoft Türkiye, Meksika
ve Güney Kore, dünya çapında özel büyüme kategorisine alındı ve bu ülkelerin
temsilcileri potansiyel ile performanslarını değerlendirmek için sonbaharda
Paris'e çağırıldı" dedi.
*600 MİLYON E-POSTA *
Türkiye'nin bilişim sektöründe gelişmesi için daha çok yol olduğunun altını
çizen Arkan, şöyle konuştu: "Fakat haberleşme alanlarına baktığımızda 16
milyon Hotmail abonesiyle dünya altıncısıyız. Günde ortalama 600 milyon
e-posta gönderiliyor. 10 milyon MSN Space kullanıcısıyla ilk ondayız.
Haziran ayında Türkiye MSN'de toplam 3.5 milyar adetlik konuşma penceresi
açıldı. Kullanıcıların listelerindeki ortalama kişi sayısı 106. Bu sayıyla
Türkiye, Avrupa'da İspanya'dan sonra ikinci sırada." Korsan yazılım
kullanımının tamamen kültürel olduğuna değinen Arkan, bu alışkanlıkla
mücadele için en önemli öncülüğün devletin bu konuya sahip çıkmasında ve
entelektüel sermayenin değer kazanmasında gördüğünü vurguladı. Arkan,
yapılan araştırmalar sonucunda Türkiye'de korsan yazılım kullanım oranının
yüzde 65 seviyelerinde olduğunu, dünyada bu oranın yüzde 35, Ortadoğu
Bölgesi'nde ise yüzde 57'de kaldığını ifade etti.
*'YAZILIM % 120 BÜYÜR' *
Arkan, Türkiye'de korsan yazılım oranının yüzde 10 düşürüldüğü taktirde
yazılım sektörünü yüzde 120 büyüyerek 5.3 milyar dolar büyüklüğe
ulaşabileceğini, 36 bin kişiye istihdam yaratabileceğini ve Gayri safi milli
hasılaya (GSMH) 1 milyar dolar katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Türkiye'de bilgisayar alınca insanların hayatlarının değişmediğini ifade
eden Arkan, diğer ülkelerde kişilerin istedikleri bütün hizmetleri internet
vasıtasıyla karşılayabildiğini belirtti. Arkan, "e-devlet hizmeti diğer
ülkelerde insanların hayatlarını kolaylaştırıyor. Bürokrasiyi, kuyruklara
girip fatura ödemeyi engelliyor" dedi.
1 Eylül 2007 Cumartesi
Internet Abonelerine Mujde - TTNet Kampanyalari Hk.
İnternet abonelerine müjde
Türk Telekom (TTNet A.Ş.)'nin internet kullananlara sağladığı ve mahkemeye yansıyan farklı ADSL abonelik ücreti, tüketici lehine sonuçlandı.
TTNet A.Ş.'nin ADSL abonelik ücretlerini iki senelik sözleşme yaparak 29.00 YTL.den almakta iken, yeni abonelere ücreti 14.99 YTL.ye indirmişti. Yüksek ücret ödememek için eski aboneliklerini iptal ettirmek isteyen kişilerden, imzalanan sözleşmeye dayanarak iki seneden arta kalan ayların ücretini de yüksek tarifeden alması üzerine Hukukun Egemenliği Derneği (HED) Genel Başkanı Avukat Erdem Akyüz tarafından dava açılmıştı.
HED Genel Başkanı Avukat Erdem Akyüz, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nde açtığı davada, geleceğe dönük olarak iki senelik yapılan sözleşmelerin aboneleri bağlamaması ve isteyenin istediği zaman aboneliğine son verebilmesi veya eski abonelere de yeni tarifenin uygulanması gerektiğini belirtmişti. Akyüz açtığı davada, "Abonelik 2 sene müddetle yapıldığı için, kısa bir süre önce abone olan kişilerin pahalı tarifelerini iptal ederek, yeni tarifeye geçmeleri halinde, iki senelik ücretlerini ödemeleri gibi bir durum hasıl olmaktadır. Eski üyeliğini sona erdirmek isteyen abonelerden, ileriye yönelik olarak ve verilmeyen bir hizmet karşılığı, gelecek 2 senelik abonelik ücretinin istenmesinin hiç bir yasal temeli yoktur. Bu suretle eski aboneler kandırılmış ve aldatılmış olmakta, verilmeyen bir hizmetin bedeli istenmektedir. Bu durumda eski aboneler herhangi bir ödeme yapmaksızın aboneliklerine son verebilmeli veya kendilerine yeni tarife üzerinden hizmet verilmelidir" şeklinde dava açmıştı.
Akyüz, Türk Telekom aleyhine açtığı davada, Hakem Heyeti'nin 'Eski abonelerin ileriye yönelik olarak hiç bir ödeme yapmaksızın, aboneliklerini iptal edebilecekleri' yolunda karar verdiğini ifade ederek şu açıklada bulundu.
"Bu durumda eski aboneler, ileriye yönelik olarak hiç bir ödeme yapmaksızın aboneliklerini iptal edebilecek ve yeni tarife üzerinden düşük ücretle yeniden abone olabileceklerdir. Abonelik sözleşmesine taraf olan tüketiciler, isteklerini satıcıya yazılı olarak bildirmek kaydıyla aboneliklerine tek taraflı olarak son verebilirler. Satıcı, tüketicinin aboneliğine son verme isteğini, yazılı bildirimin kendisine ulaştığı tarihden itibaren en geç 7 gün içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Süreli yayınlarda ise bu işlem, yayının türüne göre değişen sürelerde veya en geç bildirimden sonraki ilk yayın tarihinde yapılmalıdır. Satıcı, abone ücretinin geri kalan kısmını hiçbir kesinti yapmaksızın onbeş gün içinde iade etmekle yükümlüdür. İki senelik sözleşmeye dayanarak ilerideki aylar için hiç bir ücret talep edilemeyecektir."
Akyüz, tüketicinin istediği zaman abonelik sözleşmesine son verebileceğine vurgu yaparken, "İnternet sağlayıcılar, yaptıkları uzun süreli sözleşmeye dayanarak, sözleşmeden arta kalan aylar ve yıllar için hiçbir ücret talep edemeyeceklerdir. Tüketici, ileriye yönelik olarak hiç bir ödeme yapmaksızın, abonelik sözleşmesine tek taraflı olarak son verebilecek ve istediği takdirde yeni tarife üzerinden yeni bir sözleşme yapabilecektir. Yapılması gereken şey, yeni tarifenin, eski abonelere de uygulanması idi. Bu suretle eski aboneliklerine son vererek yeniden abone olmak gibi, her iki taraf için de uzun ve yorucu işlemlere gerek kalmayacaktı. Bu bakımdan internet sağlayıcıları, TTNet'i, Türk Telekom'u uyarıyoruz. Binlerce abonenin, aboneliklerini iptal ettirmeden, yeni tarifeyi eski abonelere de uygulayarak bir çözüm getirmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde, binlerce abone, aboneliklerini iptal ettirecek ve belki de büyük bir kısmı bir daha abonelik tesis etmeyecek ve başka iletişimcilerle irtibat kuracaklardır. Ancak bugüne kadar ödenen yüksek ücretlerin iadesi için mücadelemiz de devam edecektir" dedi.
Adem YAZICI/ANKARA, (DHA)
26 Ağustos 2007 Pazar
Internet Kullanimi Oranlari
Yüzde 38,9'u internet kullanıcısı olan Avrupalılar arasında, sanal âleme en çok Almanlar takılıyor.
Dünya İnternet İstatistikleri Sitesi verilerine göre, toplam nüfusu 809 milyon 624 bin 686 olan Avrupa ülkelerinde, 314 milyon 792 bin 225 kişi halihazırda internet kullanıcısı.
Birincilik kürsüsündeki Almanya'da 50 milyon 471 bin 212 kişi internet kullanıyor.
Listede 7. sırada yer alan Türkiye'deki internet kullanıcısı sayısı ise 16 milyon kişi.
2000-2007 (31 Mart 2007) döneminde Avrupa'da internet kullanıcıları yüzde 199,5 ile en yüksek artış Türkiye'de gerçekleşti: Yüzde 700. İkinci en büyük artış yüzde 664,5 ile Rusya'da meydana gelirken, oran Polonya'da yüzde 307,1; İspanya'da yüzde 266,8; Fransa'da yüzde 262,8 ve Hollanda'da yüzde 209,2 oldu.
Türkiye en fazla internet kullanan 9 Avrupa ülkesi arasında, söz konusu dönemde internet kullanıcısının en fazla arttığı ülke oldu. İnternet kullanımının nüfusa oranlandığında ise Türkiye yüzde 21 ile listenin alt sıralarına düşüyor. En yüksek ise yüzde 73,3 ile Hollanda.
Zaman
Yazar:
Manitu
Zamanı:
12:57
0
yorumlama
6 Ağustos 2007 Pazartesi
ADSL Tarifeleri Yenilendi! Umut Var :)
TTNet ADSL TARİFELERİ YENİLENDİ
TTNet, 2 megabit ADSL ücretini 69, 1 megabiti 49 YTL'ye indirdi
ADSL 4 kat hızlandı fiyatlar düştü
TTNet, Türk Telekom'un yeni toptan ADSL fiyatlandırmasına paralel olarak Tüm Türkiye'de son zamanların en büyük indirimini gerçekleştirdi. Yeni indirimlerden sonra limitsiz ADSL fiyatlarında yüzde 50'ye varan oranlarda indirim gerçekleşti: 1 megabit limitsiz ADSL bağlantısı 49, 2 megabit 69, 4 megabit ise 89 YTL'ye son kullanıcıya ulaşacak!
Türk Telekom'un 1 Ağustos 2007 tarihinden itibaren geçerli olan yeni toptan ADSL fiyatlarına paralel olarak TTNet, yeni ADSL tarife ve indirimlerini aynı tarihten itibaren geçerli olacak şekilde hayata geçirdi.
Yeni tarifelerle TTNet ADSL 4 kat hızlandı. 256 kilobit limitsiz tarife mevcut 49 YTL'lik ücretinde herhangi bir artış olmadan 1 megabite çıkarılırken; 512 limitsiz ADSL internet bağlantısının hızı 2 megabite getirildi ve aylık ücreti 79 YTL'den 69 YTL'ye indi.
Yeni tarifede en çok göze çarpan şüphesiz ülkemizdeki internet kullanıcılarına ilk kez sunulan 4 megabitlik ADSL erişim paketi oldu. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Türkiye'de ilk kez 4 megabit bağlantı kullanıma sunuldu. 4 megabit genişbant limitsiz internet bağlantısı için kullanıcılar ayda yalnızca 89 YTL ödeyecek.
Yine TTNet'in yeni internet paketlerinden birini de 2 megabit hızında ve 6 gigabyte limitli ADSL bağlantısı oluşturuyor. TTNet, 1 megabit hızında 4 ve 6 gigabyte limitli paketlerinin fiyatını korurken 1 megabit hızında 9 gigabyte limitli paketini otomatik olarak 1 megabit limitsize çevirdi.
Otomatik olarak geçilecek
TTNet müşterilerinin indirimli ücretleri 1 Ağustos 2007 tarihinden itibaren geçerli olacak. Yeni tarifeler ile paketler arası geçişler ise 6 Ağustos 2007 tarihinde otomatik olarak gerçekleştirilecek. Özellikle 256, 512 kilobit ve 1 megabit limitsiz bağlantılar 4 kat hızlanacak; 256 kilobit müşterileri 1 megabit limitsiz tarifeye, 512 kilobit müşterileri 2 megabit limitsiz tarifeye ve 1 megabit limitsiz müşterileri ise 4 megabit limitsiz tarifeye transfer olacak. 2 megabit limitsiz müşterileri ise 4 megabit limitsiz tarifeye taşınacak. Aynı şekilde 1 megabit hızında 9 gigabyte limitli paket yine 1 megabit limitsiz pakete otomatik şekilde transfer olacak.
Aylık ücretlerin dışında, statik IP ve bağlantı ücretlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Bu arada Yaz Fırtınası Kampanyası'ndan faydalanan kullanıcılar, yeni tarife ile yeni paketlerine otomatik olarak taşınacak ve bu aboneler mevcut kampanya kapsamındaki indirimlerinden faydalanmaya devam edebilecek.
Aboneler otomatik olarak bir üst tarifeye transfer edilecektir.
Yazar:
Manitu
Zamanı:
19:49
0
yorumlama
31 Temmuz 2007 Salı
Oyun bağımlılığı... Babası ölen çocuk, ''Babamın sadece bir canı varmış'' dedi
Zaman böyle bir zaman olmuş maalesef..! Ölen babası için yaptığı yoruma bakın. Bilgisayar oyunları belirli yönlenden yararlı olabiliyor. Ama örnekte de görüldüğü gibi olumsuz sonuçları da olabiliyor. Çocukların bilgisayar ile aralarının iyi olmasını sağlar, refleksleri geliştirir, çok yönlü düşünmeyi sağlar, hızlı karar ve problem çözme mekanizmasını hızlandırabilir. Ancak herşeyin fazlası zararlıdır teorisi burada da geçerli...
Oyun bağımlılığı... Babası ölen çocuk, ''Babamın sadece bir canı varmış'' dedi
Tuba Karahan - AA - Milliyet Online
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Ferhunde Öktem, bilgisayar oyunu ve internet bağımlılığının giderek büyüyen bir tehlike olduğuna dikkati çekerek, "İnternet ve bilgisayar bağımlılığı, tıbbi bağımlılık arasına alındı. Hastaneye çok ağır, hastane koşullarında tedavi edilmesi gereken çocuklar gelmeye başladı" dedi.
AA muhabirinin, bilgisayar oyunlarının çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin sorularını yanıtlayan Öktem, ekran karşısında çok fazla vakit geçiren çocukların gerçek dünyayı öğrenemediklerini söyledi. Sanal dünyanın, çocukların yalancı kişilikler geliştirmesinde de etkili olduğunu belirten Öktem, bu etkinin çocukların aileleri ve arkadaşlarıyla arasındaki paylaşımlara da yansıdığını kaydetti.
Öktem, ailelerin kendilerine en çok çocuklarını ekran karşısından kaldıramadıkları şikayetiyle başvurduklarını söyledi. Yaşamda her şeyin dengeli olarak verilmesi gerektiğini ifade eden Öktem, çocukların özellikle bilgisayar ekranı karşısında çok fazla vakit geçirmesinin ciddi sorunlara neden olabileceğini, böyle bir durumda da ailelerin mutlaka yardım alması gerektiğini vurguladı.
"BABAMIN BİR CANI VARMIŞ"
Küçük yaşlardan itibaren çok fazla bilgisayar oyunları oynayan çocukların yaşama karşı duyarsızlaştıklarını da belirten Öktem, bu çocukların yapaylıklar arasında büyüdüklerini ve gerçek dünyadaki duygulardan yoksun olduklarını söyledi.
Babasını kaybetmiş küçük bir çocuğun hayretler içinde kendisine "Babamın sadece bir canı varmış" dediğini anlatan Öktem, "Çocuklar, bilgisayar oyunlarındaki gibi bir tuşla tekrar yaşatılan kahramanların hayatlarıyla gerçek hayat arasındaki farkları algılamakta zorlanabiliyor" dedi.
Bu çocukların arkadaşlık, dostluk, paylaşım gibi duygulardan uzak yaşadıklarını anlatan Öktem, "Çocuklarımıza en çok onlarla paylaşımda bulunduğumuz zaman bir şeyler öğretebiliriz. Bu çocuklar ise odaya kapanıyorlar ve bilgisayarla vakit geçiriyorlar. Böylelikle ailenin deneyimi, ortak yaşantıları, olanakları da çocuklara sunulamamış oluyor" diye konuştu.
Öktem, güvenlik endişesiyle çocuklarının evde bilgisayar oynamasını mazur gören anneler de bulunduğunu hatırlatarak, bunun çocuk için ileride çok ciddi sorunlara neden olabileceğini söyledi. Öktem, özellikle internet kullanımının denetlenmemesi halinde, çocukların dışarıdaki tehlikelerle çok daha fazlasıyla karşılaşma olasılıkları bulunduğuna işaret etti.
"VÜCUT GELİŞİMLERİNE DE ZARAR VERİYOR"
Bilgisayar oyunlarının çocukların dışarıda geçirdikleri oyun zamanlarını da yok ettiğini belirten Öktem, çocukların pek çok şeyi oyunların kahramanları üzerinden yaşadıklarını söyledi.
Çocukların bilgisayar karşısında sadece parmakları ve gözlerini kullandıklarını kaydeden Öktem, "Bu oyunlarda bedensel hiçbir güç kullanılmadığı için çocukların vücutlarının gelişimleri de aksıyor.
Kasları, göğüs kafesleri gelişmiyor. Kemik yapılarında da bozulmalar, eğrilikler ya da çarpıklıklar görülebiliyor" dedi.
Öktem, bilgisayar oyunları nedeniyle çocukların kilo almaya başladıklarını ya da yemek yemeyi unuttuğu için ciddi kilo kaybı yaşadıklarını anlattı. Çocukların bilgisayar karşısında ne yediğinin de farkında olmadığını ifade eden Öktem, "İnternet ve bilgisayar bağımlılığı tıbbi bağımlılık arasına da alındı. Çok önemli bir tanı olmaya başladı. Çok ağır, hastane koşullarında tedavi edilmesi gereken çocuklar gelmeye başladı hastaneye" diye konuştu.
"OYUNLARDAKİ ŞİDDET, ŞİDDETE KARŞI DUYARSIZLAŞTIRIYOR"
Bilgisayar oyunlarının içerdiği en büyük tehlikenin, şiddet olduğunu vurgulayan Öktem, zaman zaman internet kafelerde çocukların konuşmalarını dinlediğini anlattı. Çocukların birbirlerine "sen kaç kişiyi öldürdün?", "O iyice ölmedi, bir daha ez iyice" dediklerini belirten Öktem, gerçek yaşamın yaşatma, düzeltme, iyileştirme üzerine kurulu olduğunu, ancak oyunların çocuklara gerçek yaşamın tam tersi değerleri öğrettiğini ifade etti. Öktem, bilgisayar oyunlarında sunulan şiddetin, çocuğun yaşam içerisindeki şiddete karşı duyarsızlaşmasına neden olduğunu bildirdi.
Herkesin çok ciddi bir biçimde "oyun" denilen şeyin amacının ve olumsuzluklarının farkında olması gerektiğini kaydeden Öktem, bu konuda toplumda bilinç yaratılması gerektiğini belirtti. Bunun, televizyonlarda yayınlanacak spotlar ya da oyunların üzerine yazılacak uyarılarla yapılmasının çok önemli olduğunu belirten Öktem, "Anne babanın da çocuğu denetlemesi şarttır" dedi.
BİLGİSAYAR OYUNLARININ OLUMLU ETKİLERİ
Çocukların hayatlarında oyunun çok önemli bir yeri olduğunu kaydeden Öktem, oyunun her türlüsünün çocukların sağlıklı gelişmeleri ve yetişmeleri için bir ihtiyaç olduğunu belirtti. Bilgisayarlardaki bazı oyunların, çocukların gelişmelerine olumlu katkıları olduğunu ifade eden Öktem, "Çocuğun en iyi bildiği dil, oyun olduğu için teknolojiyi de oyunla öğreniyor. Oyunlar sayesinde çocukların tepki hızı artıyor.
Ayrıca bilgisayar oyunları öğrenmede en temel şey olan tekrar olanağı veriyor. Çocuk uzmanlaşana kadar o oyunu tekrar tekrar oynayabiliyor" dedi.
Bilgisayarlar aracılığıyla içine kapanık, çok arkadaşı olmayan çocuklar için de bir paylaşım ortamının yaşandığını belirten Öktem, "Ancak bu paylaşma sanal bir paylaşma. İnteraktif, etkileşimli oyunlar dediğimiz oyunlarda çocuk farklı bir kişiliğe bürünebiliyor, farklı bir kahramanın rolüne girebiliyor ama yapay da olsa, sanal da olsa bir dostluk, arkadaşlık kurulmuş oluyor" diye konuştu.