Kan bağışı yapın, kan bağışı yapılmasına önayak olun!
Aşağıda kan bağışı hakkında kısa bir bilgi ve kan bağışı sırasında doldurmanızı isteyecekleri formdaki soruları bulacaksınız. Hiç ihtiyaç duymamanız dileğiyle sizi ihtiyaç duyanlar, zor durumdaki hastalar ve hasta yakınları için kan vermeye davet ediyoruz.
KAN BAĞIŞI
Ülkemizde genel olarak kan bağışlama alışkanlığının yerleşmemiş olması kan ve kan ürünleri açısından bir kaynak darlığı oluşturmaktadır. Hastalarımız için gereken kan ve kan ürünü ihtiyacımızı, resmi Kan Merkezlerinden karşılama çabamız, o kurumların da sınırlı olanakları nedeni ile bazen sonuçsuz kalmaktadır.
Bu nedenle hastanemizde, acil kan ihtiyacı olan, ameliyat olacak veya kronik kan hastalığı nedeni ile sürekli kan alması gereken hastalarımız için gerekli kanı, onların yakınlarından veya çevremizdeki kan verme duyarlılığı gösteren kişilerden yararlanarak, temin etmeye çalışıyoruz.
Kan bağışlamak tamamen gönüllülük esasına dayanır, hiç kimse bir diğerini kan bağışı için zorlayamaz !
Kan bağışında bulunmadan önce bunun için uygunluğunuzu lütfen kontrol ediniz !
KİMLER KAN BAĞIŞLAYABİLİR ?
18-60 YAŞ ARASINDAKİ KADIN VE ERKEKLER,
VÜCUT AĞIRLIĞI 50 Kg'ın ÜZERİNDE OLANLAR,
KAN BASINCI SİSTOLİK 100-200 mm/Hg, DİASTOLİK 50 - 100 mm/Hg OLANLAR,
VÜCUT ISISI 37.5 ° C'nin ALTINDA, NABIZ SAYISI 50-100/dk. OLANLAR,
HEMATOKRİT DEĞERİ %38'in ÜZERİNDE OLANLAR,
HEMOGLOBİN DEĞERİ, KADINDA 12.5 g/dL, ERKEKTE 13.5 g/dL'nin ÜZERİNDE OLANLAR,
SON BAĞIŞ TARİHİ ÜZERİNDEN EN AZ ÜÇ AY GEÇMİŞ OLANLAR.
KİMLER KESİNLİKLE KAN BAĞIŞI YAPAMAZLAR?
HBsAG, HCV, ANTİ-HIV VEYA VDRL TESTİ POZİTİF OLANLAR,
KALP HASTALARI,
ASTIM HASTALARI VE ALLERJİSİ OLANLAR,
EPİLEPSİ HASTALARI (SARA HASTALIĞI OLANLAR),
YÜKSEK TANSİYONU OLANLAR,
SÜREKLİ İLAÇ KULLANANLAR,
HAMİLE BAYANLAR,
KALP HASTALARI,
İMMUN YETMEZLİĞİ OLAN HASTALARIN 1.DERECEDEN YAKINLARI.
Kan bağışında bulunmadan önce, gönüllü vericilerin kan vermelerinin kendileri açısından uygunluğu kontrol edilir. Bu nedenle, kan sayımı için önce bir tüp kan alınır, tansiyon ve nabız kontrol edilir. Eğer bunlar uygun ise kan verecek kişinin arkadaki sorgulama formunu doğru olarak doldurması istenir.
Kanınız, B ve C tipi sarılık, AIDS ve FRENGİ gibi hastalıklar yönünden kontrol edilmiş olacaktır. Kan verme işlemi sırasında her kişi için ayrı steril iğne ve kan seti kullanılmaktadır.
"Donör Sorgulama Formun" daki sorular kan vericisi ve kanı alacak olan kişiyi korumak amacıyla düzenlenmiştir. Unutmayınız ki verdiğiniz kan korumasız, şuuru kapalı, kanı reddetme şansı olmayan masum bir hastaya ya da yeni doğmuş bir bebeğe verilebilir.
Örneğin AIDS virüsü taşıyor olabilir, kendinizi iyi hissetseniz dahi bu virüsü bulaştırabilirsiniz.
Formu doldurduğunuzda kafanızda kan verme konusunda hala şüpheleriniz varsa kimseye bir açıklama yapmadan Kan İstasyonunu terkedebilir veya Kan İstasyonunu sorumlusu ile özel olarak görüşebilirsiniz.
TEŞEKKÜR EDERİZ !
Form No/Nr.: 6220.162 Rev No/Nr.: 00
Evet Hayır
Bugün kendinizi kan verecek kadar iyi ve sağlıklı hissediyor musunuz?
Daha önce hiç kan verdiniz mi?
Son 2-3 ay içinde kan veya kan ürünü (plazma, trombosit v.b. ) verdiniz mi?
Hastane, doktor, hemşire, iğne, kan tutma v.b. korkularınız var mı?
Son 3 gün içinde aspirin veya aspirin benzeri ilaç kullandınız mı?
Son 3 gün içinde dişhekimine gittiniz mi?
Son 1 ay içinde aşı yaptırdınız mı?
Son 1 ay içinde ilaçla veya başka bir şekilde tıbbi tedavi gördünüz mü?
Şeker hastası mısınız veya tedavi görüyor musunuz?
Sara (epilepsi) hastası mısınız veya tedavi görüyor musunuz?
Bugüne kadar kalp, akciğer, böbrek hastalığı geçirdiniz mi?
Bugüne kadar hiç sarılık (10 yaş sonrası), karaciğer iltihabı, karaciğer hastalığı geçirdiniz mi?
Son 1 yıl içinde sarılıklı veya hepatitli bir şahısla yakın ilişki içinde oldunuz mu?
Size hepatit immünglobülini (serumu) verildi mi?
Son 1 yıl içinde size kan veya kan ürünü verildi mi?
Doku veya organ nakli yapıldı mı?
Son 1 yıl içinde önemli hastalık (doktor kontrolünde) ameliyat geçirdiniz mi veya size cerrahi bir müdahalede bulunuldu mu?
Bugüne kadar kanser, kan hastalığı veya kanama problemli bir hastalık geçirdiniz mi?
Son 3 yıl içinde yurt dışında bulundunuz mu?
Son 1 yıl içinde kulak veya cildinizin başka bir yerini deldirdiniz mi?
Döğme, akupunktur yaptırdınız mı?
Kaza ile iğne batması oldu mu?
Bugüne kadar pıhtılaşma (hemofili gibi) hastalığı nedeniyle faktör konsantresi kullandınız mı?
Böyle bir uygulama içerisinde olan bir şahısla bir kez dahi olsa seks yaptınız mı?
1 yıl içinde kuduz aşısı oldunuz mu? Sahipsiz veya şüpheli bir hayvan tarafından ısırıldınız mı?
Son 1 yıl içinde frengi (sifilis) testiniz pozitif oldu mu? Veya bu süre içinde sifiliz, bel soğukluğu hastası oldunuz mu?
Veya tedavi gördünüz mü?
Bugüne kadar size büyüme hormonu (growth hormon) verildi mi?
Verem hastalığı geçirdiniz mi?
Yakın zamanda tekrarladı mı?
Sedef hastalığı geçirdiniz mi?
Bu hastalık için ilaç (Tegison) kullandınız mı?
Sivilce tedavisi için ağızdan ilaç alıyor musunuz?
Son 3 yıl içinde sıtma hastalığı geçirdiniz mi?
Sıtma hastalığı tedavisi gördünüz mü?
Son 1 yıl içinde para karşılığı seks yaptınız mı?
Bugüne kadar homoseksüel biriyle, son 1 yıl içinde yabancı uyruklu biriyle seks yaptınız mı?
Bugüne kadar uyuşturucu (eroin, esrar v.s.) kullandınız mı?
Uyuşturucu kullanan biriyle bir kere bile olsa seks yaptınız mı?
AIDS misiniz?
Şüpheleriniz var mı?
Bu özellikte olan biriyle hiç seks yaptınız mı?
Kan testi yaptırmak için mi bağışta bulunuyorsunuz?
Bugüne kadar; beklemediğiniz hızlı kilo kaybı, gece terlemeleri, deri altında veya üstünde mavi,mor lekeler, bir aydan fazla süren bezeler, 10 günden fazla süren yüksek ateşli hastalık, uzun süreli tedaviye cevap vermeyen ishal, ağız içinde beyaz lekeler, alışılmadık yaralar oldu mu?
Kadınlar için: Son iki ay içinde düşük yaptınız mı?
Kürtaj oldunuz mu?
Hamile misiniz?
Hamilelik şüphesi duyuyor musunuz?
Şu anda adet görüyormusunuz?
Veya adet dışı kanamanız var mı?
Yukarıdaki açıklamaları okuyup sorulaı doğru olarak yanıtladım. Kan vermemde bir sakınca olmadığını düşünüyorum. Kanımı alacak olan doktor, hemşire ve laboratuvar teknisyenlerini, kan vermemin oluşturabileceği tıbbi yan etkilerden kanun karşısında kendim veya vekillerim tarafından yapılacak olan her türlü şikayet ve tazminat taleplerinden sorumlu tutmayacağımı bildiririm.
Bağışladığım kan ve ürünlerinin, adına bağış yaptığım hasta için kullanılmadığı takdirde, ihtiyacı olan herhangi bir hasta için kullanılmasına izin veriyorum.
Bağış Yapanın,
Adı, Soyadı : Yaş / Cinsiyet : Tel. No.:
İmza : Protokol No. : Torba No:
Bağış Nedeni : RED NEDENİ :
Form No/Nr.: 6220.162 Rev No/Nr.: 00
www.amerikanhastanesi.com.tr
3 Temmuz 2007 Salı
KAN BAGISI
Yazar:
Manitu
Zamanı:
10:38
0
yorumlama
İlgili Başlıklar: bencillik, duyarlılık, eğitim, insan, kan bağışı, kültür, problem, sağlık, türkiye, vakıf, yardım
10. Cumhurbaskani Secimi
10. Cumhurbaşkanı seçimi - Gün gün gelişmeler...
Cumhurbaşkanı'nın görev süresini "5+5" şeklinde düzenleyen Anayasa değişikliğinin TBMM'de reddedilmesi ve Süleyman Demirel'in görev süresinin uzatılmayacağının kesinleşmesinden sonra, 10. Cumhurbaşkanı'nın seçimi tartışmaları başladı.
Yeni Cumhurbaşkanı'nın seçimi ile ilgili anayasal süreç 11 Nisan 2000 tarihinde işlemeye başladı.
Bu sürece ilişkin haberler, yorumlar ve açıklamalar şöyle:
10. Cumhurbaşkanı Seçimi
10 Nisan 2000
* Başbakan Bülent Ecevit, yaptığı yazılı açıklamada, "koalisyon ortaklarının bir milletvekili üzerinde uzlaşmalarının ideal çözüm olduğunu, bu olmazsa dışardan bir aday üzerinde anlaşma sağlanabileceğini" belirtti, aksi halde "kaos" olacağına dikkat çekti. (Ecevit'in açıklamasının metni)
* Başbakan Ecevit'in cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin sürpriz açıklaması ANAP'ta rahatsızlık yarattı. MKYK'da okunan açıklama konusunda üyeler yorum yapmadan dağılırken, partili kurmaylar "Bu açıklama Yılmaz'ın adaylığını kesmeye yönelik" görüşünü savundular. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın tepkisi, "Bu görüşlerini zirvede dile getirebilirdi. Daha önce kamuoyuna açıklama yapması şık olmadı" dedi. (Gazeteler)
* Hükümetin MHP kanadında ise, cumhurbaşkanlığı seçiminin, 5 partinin bir aday üzerinde uzlaşması, bunun sağlanamaması durumunda iktidar ortaklarıyla uzlaşmaya gidilerek sonuçlandırılması görüşü benimsendi. (MHP Başkanlık Divanı toplantısı)
11 Nisan 2000
* Koalisyon partileri genel başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanan "Liderler Zirvesi", Başbakan Bülent Ecevit'in Hindistan gezisi sonrası geçirdiği gribal enfeksiyon nedeniyle ertelendi.
* DSP'li Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, "Liderler Zirvesi"nin ertelenmesi üzerine ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz ve MHP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli ile görüştü. Özkan'ın, hükümet ortakları arasında mekik diplomasisi yapması, siyasi kulislerde ‘‘Ecevit'in açıklamasıyla ortaya çıkan gerilimi yumuşatıp liderler zirvesinin daha ılımlı bir ortamda gerçekleşmesini sağlamaya dönük girişim’’ olarak yorumlandı.
* Cumhurbaşkanı seçimi için yasal süreç başladı. TBMM Genel Kurulu'nun bugünkü birleşiminde, TBMM Başkanvekili Vecdi Gönül, sürecinbaşladığını şu sözlerle açıkladı: Sayın milletvekilleri, tarihî bir duyuruyu dikkatlerinize sunmak istiyorum. Anayasamızın 102 nci maddesine göre, Cumhurbaşkanı adaylarının, 16 Nisan 2000 Pazar gününden başlamak üzere 25 Nisan 2000 Salı günü saat 24.00'e kadar, Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi gerekmektedir. Bu başlangıcın hayırlı bir sonuç getirmesini temenni ediyorum. Genel Kurulun bilgilerine sunarım. (Seçim Takvimi)
* ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı seçiminin bir hükümet konusu, koalisyonun mevcudiyeti ve geleceği bakımından bağlayıcı bir husus olmadığını bildirdi. Yılmaz, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Yüce Meclis'in Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecini en iyi şekilde tamamlayacağına, makulu bulacağına, konuyu bir sorun haline getirmeden aşacağına inanıyorum" dedi. (Yılmaz'ın konuşması)
* MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, cumhurbaşkanı seçimlerinin hükümet meselesinden ayrı ele alınması gerektiğini belirtti. Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Yeni cumhurbaşkanı, kamuoyumuzca dürüst, şaibesiz ve milletimizin manevi değerlerine saygılı hüviyeti ile tebaruz etmiş, demokrasinin ilkeleri konusunda duyarlı bir şahsiyet olmalıdır" dedi.(Bahçeli'nin konuşması)
* DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, demokratik teamüller çerçevesinde cumhurbaşkanının parlamento içinden seçilmesi gerektiğini bildirdi. Çiller, partisinin Genel İdare Kurulu toplantısı öncesi yaptığı açıklamada, "Son iki dönem büyük çoğunluğu temsil eden cumhurbaşkanlarının daha etkili olabildiği görüldü. Seçimi sadece bir hükümet meselesi olarak görmek, seçilecek cumhurbaşkanının etkisini gölgeleyecektir" dedi. (Çiller'in açıklamaları)
12 Nisan 2000
* Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Yolsuzluklarla Mücadele Derneği yetkililerini kabulünde, temiz siyaset isteğini dile getirdi. Kıvrıkoğlu, 'en önemli ikinci sorunun yolsuzluk olduğunu' söyledi. Kıvrıkoğlu'nun bu sözlerle, Genelkurmay Başkanlığı'nın cumhurbaşkanlığına 'ciddi, dürüst ve şaibesiz' bir ismin getirilmesine işaret ettiği şeklinde değerlendirildi ve askerin 'şaibesiz siyasetçi istediği' şeklinde yorumlandı. (12 Nisan tarihli Hürriyet ve Radikal gazetelerinde yer alan haberler)
* DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Bir anayasal mekanizmayı sağlıklı bir şekilde işletebilecek ve anayasal bir süreci olgunluk içinde sonuçlandırabilecek bir sınavla karşı karşıyayız. Önümüzde Avrupa Birliği’ne tam üyelik gibi bir süreç var. Türkiye’nin atak, cesur, kişilikli, kendi değerlerini, milli manevi değerlerini ve Türkiye için bir büyük devlet görüntüsünü elden bırakmadan geleceğimiz açısından ve Türkiye'yi önümüzdeki yüzyıldaki iddiaları açısından taşıyabilecek bir seçim yapma durumundayız" dedi.(Çiller'in grup konuşması)
* İş dünyasındaki örgütlerin başkanları, "nasıl bir cumhurbaşkanı" konusunda görüşlerini açıkladılar. (12 Nisan tarihli Radikal Gazetesi)
13 Nisan 2000
* ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz: "Benim adaylığıma liderler karar verir". Yılmaz, 11 Nisan'da görüştügü Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'a, "kimseye adayım ya da değilim demedim. Benim aday olup olmayacağıma liderler karar verir" dedi. (13 Nisan tarihli Hürriyet Gazetesi)
14 Nisan 2000
* Başbakan Bülent Ecevit'in rahatsızlığı nedeniyle 11 Nisan'da gerçekleştirilemeyen "Liderler Zirvesi" bugün yapıldı. Koalisyonu oluşturan partilerin liderlerinin cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda izlenecek yöntemle ilgili tam uzlaşmaya vardıkları bildirildi. (Başbakan Ecevit'in açıklaması)
* ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, zirveden ayrılırken, koalisyon ortakları olarak cumhurbaşkanlığı seçiminde izlenecek yöntemle ilgili tam mutabakat içinde olduklarını belirtti. Yılmaz, aday olup olmayacağına ilişkin bir soruya, ‘‘Bu konuda çok daha önce kendimle ilgili görüşlerimi kamuoyuna açıkladım. Onda herhangi bir değişiklik sözkonusu değil’’ yanıtını verdi. Yılmaz, uzlaşmanın bu kadar kısa sürede nasıl sağlandığına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı: ‘‘Tam bir uyum içerisindeyiz. Türkiye'de şu anda istikrarı sağlamada en önemli unsurun da hükümetin uyumu olduğuna inanıyoruz. Bu uyumu sürdürmeye kararlıyız.’’
* Milliyet Gazetesi, "Biz bu işte yokuz" Ankara, Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu'nun Çankaya konusunda Başbakan Ecevit'e bu mesajı yolladığını konuşuyor manşetiyle yayınlandı. (14 Nisan tarihli Milliyet Gazetesi)
* Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği, Milliyet Gazetesi'nde yer alan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'na atfen verilen, 'Biz bu işte yokuz' başlıklı haber üzerine yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, haberin, 'Genelkurmay Başkanı'nın Başbakan'a konuyla ilgili bir mesaj ilettiği, Silahlı Kuvvetler'in ülke sorunlarının tamamen dışında olduğu gibi, kamuoyunu yanlış bilgilendirici ve yönlendirici bir içerik taşımakta' olduğuna dikkat çekilerek şöyle denildi: "Silahlı Kuvvetler, Anayasa ve kanunlarımız çerçevesinde, ülkenin yüksek menfaatlerini ve geleceğini ilgilendiren konularla yakından ilgilenmekte, gelişmeleri değerlendirmekte; görüş ve önerilerini, yasal zeminlerde ve doğrudan ilgili kişi ve makamlara ifade etmektedir." (Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği'nin açıklaması)
15 Nisan 2000
* Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklaması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Gazeteler, açıklama ile ilgili haberlerde, "Ve asker devrede", "Ordudan yakın takip", "Ordudan çıkış", "İlgiliyiz", şeklinde başlıklar kullandılar. Gazetelerde, açıklamayla ilgili çeşitli yorumlara da yer verildi. (Yorumlar)
* Başbakan Bülent Ecevit, TBMM'de FP Genel Başkanı Recai Kutan ve DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ile ayrı ayrı görüştü. Ecevit, bu görüşmelerinden sonra düzenlediği basın toplantısında, "Öncelik Cumhurbaşkanı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından, milletvekilleri arasından seçilmesi. Gerek koalisyon ortağı partiler, gerek Fazilet Partisi, gerek Doğru Yol Partisi bu konuda aynı düşünceyi paylaşıyorlar. Ancak bir zorunluluk olursa Meclis dışından bir kimsenin de seçilebileceğini belirtiyorlar, ama ilk tercih Türkiye Büyük Millet Meclis’i içinden bir Cumhurbaşkanı seçilmesi" dedi . Ecevit, Genelkurmay Başkanlığı açıklamasına ilişkin bir soru üzerine de, "Cumhurbaşkanı seçimiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri arasında çok önemli bir ilişki vardır. O bakımdan Cumhurbaşkanı seçimiyle yakından ilgilenmeleri son derecede doğaldır" diye konuştu. (Ecevit'in açıklaması) (Çiller'den Yılmaz'ın adaylığına imalı ret - Kutan: Kriz istemiyoruz)
* Başbakan Ecevit, Başbakanlık'ta koalisyon ortağı partilerin genel başkanları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz ile biraraya geldi. "Liderler Zirvesi", 30 dakika sürdü. Zirveden sonra Başbakan Ecevit, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ile görüştü. Bu görüşme de 40 dakika sürdü. Orgeneral Kıvrıkoğlu, Başbakanlık'tan ayrılırken açıklama yapmadı. Ecevit, daha sonra Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile görüşmek üzere Çankaya Köşkü'ne çıktı. (Ecevit'in Liderler Zirvesi ve Kıvrıkoğlu ile görüşmesine ilişkin açıklaması)
* Cumhurbaşkanı adaylığı için başvuru süreci başladı. İlk adaylık başvurusunu DSP Eskişehir Milletvekili Mehmet Mail BÜYÜKERMAN yaptı.
17 Nisan 2000
* Başbakan Bülent Ecevit, bugüne kadar koalisyon ortakları ile yaptıkları zirvelerde bir ismin gündeme gündeme gelmediğini, kendisinin de bazı isimler önerdiği şeklindeki haberlerin gerçekle ilgisi olmadığını söyledi. (Ecevit'in açıklaması)
* Başbakan Ecevit, akşam saatlerinde gazetelerin Ankara temsilcilerini çaya davet etti. Ecevit, "İktidar partileri olarak isim söyleseydik, bu dayatma olarak algılanırdı. Biz şimdi bireylerin çıkmasını bekliyoruz, kamuoyunun eğilimlerine bakıyoruz. Eğer kimse çıkmazsa biz inisiyatif kullanırız" dedi. Başbakan, kafasında bir iki isim olduğunu, ama bunu açıklayamayacağını söyledi. (Ecevit'in açıklamalarına ilişkin 18 Nisan tarihli gazetelerde yer alan haber ve yorumlar)
24 Nisan 2000
* Başbakan Bülent Ecevit, yaklaşık 8,5 saat süren "Liderler Zirvesi"nin ardından, 10. Cumhurbaşkanı için ortak adaylarını açıkladı: Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer (Ecevit'in açıklaması) (Sorular-Cevaplar)
25 Nisan 2000
* DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, FP Genel Başkanı Recai Kutan ile DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Cumhurbaşkanlığı'na Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i aday gösteren öneriyi imzaladılar. Sezer'i aday gösteren öneri, 131 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na verildi. (Ortak imza) (Ecevit'in imza törenindeki konuşması) (Ecevit'in, televizyonların haber bültenlerindeki açıklamaları)
* Cumhurbaşkanı adaylığı için başvuru süresi saat 24.00'de doldu. Cumhurbaşkanı seçimi için 13 kişi aday oldu. (Kimler aday oldu)
26 Nisan 2000
* FP Kocaeli Milletvekili ve TBMM Başkan Vekili Vecdi Gönül ve DSP Kocaeli Milletvekili Muhammet Turhan İmamoğlu, 26 Nisan'da adaylıktan çekildiler.
* DSP Eskişehir Milletvekili Mail Büyükerman, partisinden istifa etti. Büyükerman, seçime, bağımsız aday olarak katılacak.
27 Nisan 2000
* DSP Amasya Milletvekili Gönül Saray Alphan, ilk tur oylama öncesi adaylıktan çekildi.
* Cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylaması yapıldı. Oylamaya 10 aday katıldı. Adayların hiçbiri Anayasa'nın öngördüğü 376 oyu aşamadı. En yüksek oyu 281 ile Ahmet Necdet Sezer aldı. (Oylama sonucu)
1 Mayıs 2000
* 2. tur oylama öncesi, DSP Ankara Milletvekili Oğuz Aygü, ANAP Balıkesir Milletvekili Agah Oktay Güner ve DYP Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya adaylıktan çekildiler.
* Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tur oylaması yapıldı. Oylamaya 7 aday katıldı. Adayların hiçbiri Anayasa'nın öngördüğü 376 oyu aşamadı. En yüksek oyu 314 ile Ahmet Necdet Sezer aldı. (Oylama sonucu)
3 Mayıs 2000
* ANAP Ankara Milletvekili ve TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut, adaylıktan çekildi. Akbulut, oylamalar arasında geçen süreç içerisinde "hukuki ve demokratik olmayan bazı yöntemlerin" gündeme geldiğini ileri sürdü. Akbulut, Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda 56, ikinci turunda da 88 oy almıştı. Akbulut'un çekilmesiyle aday sayısı 6'ya düştü. (Akbulut'un açıklaması)
5 Mayıs 2000
* Cumhurbaşkanı seçiminin üçüncü tur oylaması yapıldı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, 330 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti'nin 10. Cumhurbaşkanı oldu. (Oylama sonucu)
* Ahmet Necdet Sezer'e, Cumhurbaşkanı seçildiğine ilişkin mazbatası, TBMM Başkanı Vekili Nejat Arseven tarafından sunuldu. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bir mesaj yayınlayarak, "Yedi yıl boyunca tarih önünde gurur ve onurla taşıdığım Cumhurbaşkanlığı görevini büyük bir huzurla 16 Mayıs 2000 tarihinde 10. Cumhurbaşkanına devredeceğim" dedi. (Açıklamalar)
* Sezer, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra yaptığı ilk açıklamada, "Ülke bütünlüğünü korumak ve pekiştirmenin, bütünlüğünü korumak ve pekiştirmenin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ile laiklik ilkesinin gereği, kutsal din duygularının devlet işlerine ve politikaya karıştırılmamasını sağlamanın en temel görevi olacağını" bildirdi. (Cumhurbaşkanı Sezer'in açıklaması)
www.belgenet.com
Astegmen Kubilay Olayi - Menemen Olayi
KUBİLAY OLAYI...
Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayı...
23 Aralık 1930
"Kubilay Olayı", Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından biridir. Menemen olayının izleri toplumsal bellekten hiç silinmedi. Kubilay "devrim şehidi" olarak simgeleşti.
Adı Mustafa Fehmi Kubilay.
Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep.
Giritli bir ailenin çocuğu. 1906 doğumlu.
Kubilay bir öğretmen. Cumhuriyet öğretmeni.
1930 yılında İzmir'in Menemen İlçesi'nde askerlik görevini yapıyor. O sırada 24 yaşında.
Bu genç insan, Menemen’de 23 Aralık 1930’da şeriat isteyenler tarafından öldürüldü.
Genç Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayı,
"Menemen Olayı - Kubilay Olayı" olarak tarihe geçti.
Menemen olayının izleri toplumsal bellekten hiç silinmedi. Kubilay "devrim şehidi" olarak simgeleşti.
Kubilay Olayı ile ilgili olarak, Atatürk'ün Silahlı Kuvvetlere mesajı, Genelkurmay Başkanı'nın mesajı, TBMM'de soru önergesi ve Başbakan İsmet İnönü'nün konuşması, Bakanlar Kurulu'nun sıkıyönetim ilanı kararı, Sıkıyönetim ilanının TBMM görüşmeleri, yargılamanın ilk günkü tutanakları, Savcılığın Esas Hakkındaki İddianamesi, Divanı Harp Kararnamesi, TBMM Adliye Encümeni Mazbatası ve TBMM Genel Kurul kararları, tam metin olarak yer almaktadır.
Aşağıdaki dökümanlara Belgenet.com bağlantısı yoluyla ulaşabilirsiniz.
- Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in orduya mesajı
- Denizli Milletvekili Mazhar Müfit (Kansu) ve 43 arkadaşının soru önergesi
- Başbakan İsmet Paşa ile Denizli Milletvekili Mazhar Müfit Bey'in konuşmaları
- Bakanlar Kurulu'nun sıkıyönetim kararı
- TBMM'de sıkıyönetim ilanı görüşmeleri
- Sanıkların yargılanması (1) - Sanıkların kimlik bilgileri
- Sanıkların yargılanması (2) - İlk ifadeler
- Sanıkların yargılanması (3) - İlk ifadeler
- Sanıkların yargılanması (4) - İlk ifadeler
- Sanıkların yargılanması (5) - İlk ifadeler
- Esas Hakkındaki İddianame
- Divanı Harp Kararnamesi
- Kararların TBMM'ye sevki...
- TBMM Adalet Komisyonu Raporu ve TBMM kararı...
- Anadolu Ajansı haberi...
Menemen’de 23 Aralık 1930’da patlak veren Cumhuriyet karşıtı olayda yedek subaylığını yapmakta olan öğretmen Kubilay şeriat isteyenler tarafından öldürüldü.
Olayın elebaşısı “mehdi” olduğunu iddia eden Giritli Mehmet (Derviş Mehmet) adında Nakşibendi tarikatına bağlı biriydi. 7 Aralık’ta 6 müridiyle (Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan) Manisa’dan yola çıkan Derviş Manisa’dan yola çıkan Derviş Mehmet, 23 Aralık sabahı, gün doğarken Menemen’e girdi. Belediye Meydanında çevresine topladığı yaklaşık yüz kişiyle zikrederek şeriat ilan etmeye kalkıştı. Meydandaki kalabalığın bir bölümü çağrısına uymuş, bir bölümü ise seyirci kalmayı yeğlemişti. Silahlı olan asiler bir müfrezenin başında olaya müdahale eden yedek subay Asteğmen Kubilay’ı hemen ardından da Hasan ve Şevki adındaki iki mahalle bekçisini öldürdüler.
Olay, arkadan yetişen askeri birlikler tarafından şiddetle bastırıldı. Bu arada Derviş Mehmet de vuruldu. Kaçanlar yakalandı, ilişkisi olanlar hakkında hemen kovuşturma başlatıldı.
27 Aralık’ta, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile Ordu Komutanı Fahrettin Paşa (Altay) İstanbul’a giderek Dolmabahçe Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal’e olay hakkında bilgi verdiler.
Mustafa Kemal Paşa, 28 Aralık’ta orduya gönderdiği başsağlığı mektubunda şöyle diyordu:
"Mürtecilerin (gericilerin) gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmaları bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadisedir."31 Aralık 1930’da toplanan bakanlar kurulu, Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir merkez ilçelerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan edilmesine karar verdi. Sıkıyönetim komutanlığına 2. Ordu Kumandanı Fahrettin Paşa (Altay), Divan-ı Harp Reisliği’ne 1. Kolordu Komutan Vekili Muğlalı Mustafa Paşa atandı.
Olay 1 Ocak 1931’de Denizli Milletvekili Mazhar Müfit (KANSU) ve arkadaşlarınca verilen soru önergesiyle TBMM Gündemine getirildi. Soru önergesini Başbakan İsmet Paşa (İnönü) cevaplandırdı. Daha sonra Sıkıyönetim ilanına ilişkin önerge tartışıldı ve oybirliğiyle kabul edildi.
7 Ocak 1931’de Çankaya’da, Mustafa Kemal Paşa başkanlığında, Başbakan İsmet Paşa, Meclis Başkanı Kazım Paşa (Özalp), Sıkıyönetim Komutanı Fahrettin Paşa (Altay), İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve Milli Savunma Bakanı Zekai Bey’in (Apaydın) katıldıkları bir toplantı yapıldı ve Menemen Olayı bütün yönleriyle ele alındı. Olayın gerici nitelikte, düzenli ve siyasi olduğu görüşüne varıldı.
Sıkıyönetim mahkemesi, 105 sanığı 15 Ocak 1931’de yargılamaya başladı. Duruşmalar, 25 Ocak’ta sona erdi ve 105 sanıktan 37’si için ölüm cezası verildi. 6’sının ölüm cezası yaş haddi nedeniyle 24 yıl “idama bedel hapis cezası”na çevrildi. Diğer sanıklardan 20’sine bir yıl, 14’üne üç yıl, 6’sına 15 yıl, birine 12,5 yıl hapis cezası verildi, 27 sanık beraat etti.
Karar, 31 Ocak 1931’de TBMM’ye sunuldu. Aynı gün Adalet Komisyonu’nda görüşüldü. Komisyon, 31 ölüm cezasından 28’ini onayladı. 2 kişinin ölüm cezasını 2 yıl hapis cezasına çevirdi. Bir kişinin cezası da, ölmesi nedeniyle kalktı. TBMM Genel Kurulu, 2 Şubat 1931’de cezaları onayladı.
Ölüm cezaları 3 Şubat 1931’de yerine getirildi.
Sıkıyönetim, 28 Şubat 1931’de Manisa ve Balıkesir’den, 8 Mart 1931'de de Menemen’den kaldırıldı.
www.Belgenet.com
Cumhurbaskani Secimleri
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan ve M. Kemal Atatürk'ün 29 Ekim 1923'de Cumhurbaşkanı seçilmesinden günümüze kadar geçen sürede 9 Cumhurbaşkanı görev yaptı.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in görev süresi 16 Mayıs 2000 tarihinde doldu.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, 5 Mayıs 2000 tarihinde Cumhurbaşkanı seçildi. 10. Cumhurbaşkanı Sezer, 2007 tarihine kadar görev yapacak.
Demirel'in görev süresinin uzatılmasının ülke yararına olacağını savunan çevreler, bu amaçla Anayasa değişikliğini gündeme getirdiler. Cumhurbaşkanı'nın iki kez üst üste seçilebilmesine ve görev süresinin 5+5 şeklinde formüle edilmesine yönelik Anayasa değişikliği TBMM'de kabul edilmedi.
Türkiye'de bugüne kadar Cumhurbaşkanlığı için TBMM'de 17 kez seçim yapıldı. 1982'de 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in seçimi ise, Anayasa'nın halkoyuna sunulması ile birlikte gerçekleşti.
Cumhurbaşkanları, seçildikleri ve görevden ayrıldıkları tarihler şöyle:
Cumhurbaşkanları
Seçildiği Tarih
Ayrılış Tarihi
M.Kemal ATATÜRK
29.10.1923
10.11.1938
İsmet İNÖNÜ
11.11.1938
22.5.1950
Celal BAYAR (1)
22.5.1950
27.5.1960
Cemal GÜRSEL (2)
26.10.1961
28.3.1966
Cevdet SUNAY
28.3.1966
28.3.1973
Fahri KORUTÜRK
6.4.1973
6.4.1980
Kenan EVREN (3)
9.11.1982
9.11.1989
Turgut ÖZAL (4)
31.10.1989
17.4.1993
Süleyman DEMİREL
16.5.1993
16.5.2000
Ahmet Necdet SEZER (5)
5.5.2000
(1) Celal BAYAR: Görev süresi 27 Mayıs 1960 askeri harekatı ile sona erdi. Bu tarihte Kurulan Milli Birlik Komitesi kararıyla Cumhurbaşkanı Celal Bayar tutuklandı. Bayar'ın yanı sıra Başbakan Adnan Menderes, TBMM Başkanı Refik Koraltan ile bütün bakanlar kurulu üyeleri, Demokrat Parti'nin (DP) önde gelen yöneticileri de tutuklandı.
(2) Cemal GÜRSEL: 27 Mayıs 1960 askeri harekatı ile kurulan ve 38 subaydan oluşan Milli Birlik Komitesi (MBK) başkanlığı ve Devlet Başkanlığı'na 28 Mayıs 1960'da getirildi. Gürsel'e, MBK başkanlığının yanı sıra başbakanlık (24 ve 25. Hükümetler), milli savunma bakanlığı görevleri de verildi. Yeni Anayasa'nın 9 Temmuz 1961'de kabulü ile 15 Ekim 1961'de yapılan genel seçimlerden sonra 12. Dönem TBMM, 25 Ekim 1961'de toplandı ve askeri rejim sona erdi. Dolayısıyla Gürsel'in görevi de 25 Ekim 1961'de son buldu. Gürsel, TBMM'de 26 Ekim 1961'de yapılan seçimle Türkiye Cumhuriyeti'nin 4. Cumhurbaşkanı oldu. GÜRSEL, süresini tamamlayamadan, geçirdiği bir rahatsızlık sonucu görevinden ayrılmak durumunda kaldı. 1960'da geçirdiği hafif bir felçle başlayan hastalığı zamanla ilerledi ve Gürsel, 2 Şubat 1966'da tedavi için ABD'ye götürüldü. 9 Şubat'ta komaya giren Gürsel, 26 Mart'ta Türkiye'ye getirildi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne kaldırıldı. Aynı gün 37 kişilik ''Müşterek Sıhhi Kurul'', Gürsel'in cumhurbaşkanlığı görevine devam edemeyeceğini belirten bir rapor hazırlayarak Başbakanlığa sundu ve 28 Mart 1966'da TBMM kararıyla cumhurbaşkanlığı sona erdi.
(3) Kenan EVREN:12 Eylül 1980 askeri harekatı ile ülke yönetimine el konulmasından sonra yasama ve yürütme yetkilerini kullanmak üzere Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun'dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi kuruldu. Evren, Milli Güvenlik Konseyi başkanlığının yanı sıra Devlet Başkanlığı'nı da üstlendi ve 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı olarak and içti. Böylece Türkiye'de ikinci kez ''Devlet Başkanlığı'' sıfatı kullanıldı. Evren, 7 Kasım 1982 tarihinde yapılan Anayasası'nın halkoylamasında, Anayasa'nın Geçici 1. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı seçilmiş oldu. Milli Güvenlik Konseyi'nin varlığı da, 6 Kasım 1983'deki genel seçimlerin ardından, TBMM'nin Başkanlık Divanı'nın oluştuğu 7 Aralık 1983'de sona erdi. Anayasa'nın Geçici 2. maddesi uyarınca, Milli Güvenlik Konseyi üyeleri, 6 yıl süreyle ''Cumhurbaşkanlığı Konseyi'' üyesi sıfatını aldılar.
(4) Turgut ÖZAL: 31 Ekim 1989 tarihinde Cumhurbaşkanı seçildi. Ancak, Evren'in, Anayasa uyarınca 7 yıllık süresinin 9 Kasım 1989 tarihinde dolması nedeniyle, bu tarihte and içerek görevine başladı. Turgut Özal, 17 Nisan 1993'de geçirdiği rahatsızlık nedeniyle görevi sırasında vefat etti.
(5) Ahmet Necdet SEZER: 5 Mayıs 2000 tarihinde Cumhurbaşkanı seçildi. Ancak, Demirel'in, Anayasa uyarınca 7 yıllık süresinin 16 Mayıs 2000 tarihinde dolması nedeniyle, bu tarihte and içerek görevine başladı.
Cumhurbaşkanı seçimleri ve oy dökümleri:
Cumhurbaşkanları
Seçildiği Tarih
TBMM üye tamsayısı
Seçime katılan üye sayısı
Kaç oyla seçildiği
M.Kemal ATATÜRK
29.10.1923
287
158
158
1.11.1927
316
288
288
4.5.1931
317
289
289
1.3.1935
399
386
386
İsmet İNÖNÜ
11.11.1938
399
348
348
3.4.1939
424+5 Hatay
413
413
8.3.1943
455
435
435
5.1.1946
465
451
388
Celal BAYAR
22.5.1950
487
453
387
14.5.1954
541
513
486
1.11.1957
610
413
413
Cemal GÜRSEL
26.10.1961
638 (1)
607
434
Cevdet SUNAY
28.3.1966
636 (2)
532
461
Fahri KORUTÜRK
6.4.1973
635 (3)
557
365 (15. TUR)
Kenan EVREN
9.11.1982
(4)
Turgut ÖZAL
31.10.1989
450
285
263 (3. TUR)
Süleyman DEMİREL
16.5.1993
450
431
244 (3. TUR)
Ahmet Necdet SEZER
5.5.2000
550
533
330 (3. TUR)
(1) Millet Meclisi üye sayısı 450, Cumhuriyet Senatosu üye sayısı 188
(2) Millet Meclisi üye sayısı 450, Cumhuriyet Senatosu üye sayısı 186
(3) Millet Meclisi üye sayısı 450, Cumhuriyet Senatosu üye sayısı 185
(4) Kenan EVREN, 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı olarak and içti. 7 Kasım 1982 tarihinde yapılan 1982 Anayasası'nın halkoylamasında, Anayasa'nın Geçici 1. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı sıfatını kazandı. (9.11.1982 tarih ve 17863 Mükerrer sayılı Resmi Gazete)
(x) Cumhuriyet Senatosu, Türk siyasi yaşamına 1961 Anayasası ile girdi. Cumhuriyet Senatosu, genel oy ile seçilen 150 üye ile Cumhurbaşkanınca seçilen 15 üye ve 1960'da ülke yönetimine el koyan Milli Birlik Komitesi üyelerinin oluşturduğu ''tabii üyeler''den kuruldu. Cumhuriyet Senatosu'na üyelik için ''40 yaş'' ve ''yüksek öğrenim'' şartları getirildi. Genel oy ve Cumhurbaşkanınca seçilenlerin görev süreleri 6 yıl olarak belirlendi, ancak bu şekilde seçilen üyelerin üçte biri her 2 yılda bir yenilendi. Senato, 12 Eylül 1980 harekatından sonra TBMM'nin feshedilmesiyle ortadan kalktı.
www.Belgenet.com
Yazar:
Manitu
Zamanı:
10:19
0
yorumlama
Tuketici Konseyi Yonetmeligi
Tüketici konseyleri hangi yönetmeliğe göre ve nasıl işleri yürütür?
TÜKETİCİ KONSEYİ YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Amaç:
Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 4077 sayılı Tüketicinin korunması hakkında kanun uyarınca oluşturulan Tüketici Konseyi'nin kuruluş, toplantı çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.
Dayanak
Madde 2 Bu Yönetmelik 23.02.1995 tarih ve 4077 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında kanun'un 21 inci ve 31 inci maddelerin dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 3- Bu Yönetmelikte geçen;
Bakanlık : Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nı,
Bakan : Sanayi ve Ticaret Bakanı'nı
Genel Müdürlük : Tüketicinin ve Rekabetin korunması Genel Müdürü'nü
Konsey : Tüketici Konseyi,
Başkan : Konsey Başkanını,
Üye :Tüketici Konseyi Üyesini,
Tüketici : Bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişiyi,
Tüketici Örgütleri : Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek, vakfı ve tüketim
kooperatiflerini,
Kanun : 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'u ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Kuruluş ve Görevler
Kuruluş
Madde 4- Konsey, tüketici sorunlarının çözümlenmesine, ihtiyaçlarının karşılanmasına ve ekonomik çıkarlarının korunmasına ilişkin konulan araştırmak, sorunların çözümü için alınabilecek tedbirlerle Kanun uygulanması hakkındaki görüş ve önerileri Bakanlığa ve ilgili kurum ve kuruluşlara iletmek üzere kurulmuştur.
Başkan ve Üyeler
Madde 5- Konsey, bakanın veya görevlendireceği Müsteşar veya Müsteşar yardımcısının başkanlığında;
1) Adalet Bakanlığı'ndan bir temsilci,
2) İçişleri Bakanlığı'ndan bir temsilci,
3) Maliye Bakanlığı'ndan bir temsilci,
4) Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bir temsilci,
5) Sağlık Bakanlığı'ndan bir temsilci,
6) Ulaştırma Bakanlığı'ndan bir temsilci,
7) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan bir temsilci,
8) Turizm Bakanlığı'ndan bir temsilci,
9) Çevre Bakanlığı'ndan bir temsilci,
10) Devlet planlama Teşkilatı Müsteşarlığı'ndan bir temsilci,
11) Hazine Müsteşarlığı'ndan bir temsilci,
12) Dış Ticaret Müsteşarlığı'ndan bir temsilci,
13) Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı'ndan bir temsilci,
14) Türk standartları Enstitüsü Başkanlığı'ndan bir temsilci,
15) Milli Prodüktivite Merkezinden bir temsilci,
16) Diyanet işleri Başkanlığı'ndan bir temsilci,
17) Türk Belediyecilik Derneği'nden bir temsilci,
18) İşçi Sendikaları Konfederasyonlarından Üçer temsilci,
19) Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinden Bir temsilci,
20) Yüksek Öğretim Kurulu'ndan üç temsilci,
21) Türkiye Barolar Birliğinden üç temsilci,
22) Türk Mimar ve mühendis Odaları Birliği'nden bir temsilci,
23) Türk Eczacılar Birliği'nden bir temsilci,
24) Türk Tabipleri Birliği'nden bir temsilci,
25) Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu'ndan üç temsilci,
26) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden üç temsilci,
27) Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nden bir temsilci,
28) Milli Kalite Konseyi'nden bir temsilci,
29) Ahilik Araştırma ve Kültür Vakfından bir temsilci,
30) Tüketici Vakıflarından üç temsilci,
31) Tüketici Vakıflarından üç temsilci,
32) Tüketim Kooperatifleri Merkez Birliğinden beş temsilci,
33)Tüketici derneği üst kuruluşlarından üç temsilci,
olmak üzere Başkan dahil yetmiş üç kişiden oluşur.
Konsey'e kayıtlı en fazla üyeye sahip ilk üç sıradaki tüketici dernekleri üst kuruluşları ile tüketici vakıfları birer temsilci ile katılır.
Tüketici derneklerinden, kayıtlı üye sayısı en fazla ilk yedi dernek birer, illerdeki şube sayısı en fazla olan ilk beş dernek birer ve şube sayısı en fazla olan ilk üç dernek birer temsilci olmak üzere toplam on beş kişi Konsey'e katılır.
Yönetmeliğin (1) ve (16) ncı bentlerinde sayılan bakanlık, kurum veya kuruluşları temsilen görevlendirilenlerin üst düzey görevliler arasından belirlenmesi zorunludur.
Yüksek Öğretim Kurulu temsilcileri hukuk, iktisat ve ev ekonomisi konularında görev yapan öğretim üyeleri arasından belirlenir.
Konsey'in Görevleri
Madde 6- Konsey'in görevleri şunlardır:
a) tüketici ihtiyaçlarının ve çıkarlarının korunmasına ilişkin tedbirler konusunda araştırma ve çalışmalarda bulunmak,
b) Tüketici sorunlarının tüketici i lehine çözümlenmesi amacıyla alınacak tedbirler ile kanunun uygulanmasına ilişkin önerileri karara bağlamak ve ilgili mercilere aktarmak,
c) Tüketicinin koruması ile ilgili kanun teklifleri, yönetmelik ve tebliğler hakkında görüş oluşturmak ve önerilerde bulunmak,
d) Tüketicinin korunması alanındaki gelişmeleri izlemek ve değerlendirmek,
e) Tüketicinin eğitilmesi ve aydınlatılması için kitap, mecmua ve broşür çıkarılmasına ve tüketicinin bilinçlendirilmesi için radyo e televizyonlarda programlar düzenlenmesine ilişkin, usul ve esaslar hakkında önerilerde bulunmak,
f) Konsey'e katılan tüketici örgütleri temsilcileri arasından Reklam Kurulu'na gönderilecek üyeyi seçmek,
g) Kuruluş amaçları doğrultusunda diğer görevleri yapmaktır.
Başkanın Görevleri
Madde 7- Başkanın görevleri:
a) Konsey'e ve divana başkanlık yapmak,
b) Konsey’in toplanma, tarih, yer ve gündemini tespit etmek,
c) Başkanlığa gönderilen rapor, tebliğ ve önerileri değerlendirerek uygun görülenleri görüşülmek üzere Konsey gündemine almak,
d) Konsey çalışmalarının gündeme uygun olarak verimli ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak,
e) Konsey'in faaliyetleri ile ilgili toplantı ve görüşmelerde Konsey'i temsil etmektir.
Sekreterya
Madde 8- Konsey'in sekreterya hizmetleri Genel Müdür'ün görevlendireceği yeterli sayıdaki Genel müdürlük personeli tarafından yürütülür.
Sekreteryanın Görevleri
Madde 9-Sekreteryanın görevleri:
a) Konsey'in çalışmalarına esas olacak ön hazırlıkları yapmak,
b) Konsey'in raportörlük, dosyalama , evrak giriş-çıkış işlemlerini ve arşiv faaliyetlerini yürütmek,
c) Konsey'in toplanma tarihi ile yer ve gündemini Konsey üyelerine bildirmek,
d) Konsey tutanaklarını düzenlemek, dosyalamak ve alınan kararlar ilgili kurum ve kuruluşlara göndermek,
e) İlgili kurum ve kuruluşlarla haberleşmeyi sağlamak,
f) Başkanın veya Konsey'in uygun göreceği diğer işleri yapmaktır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Çalışma Usul ve Esasları
Çalışma Şekli
Madde 10- Konsey, Başkanın çağrısı üzerine yılda en az bir kez olağan olarak Ankara'da toplanır. Başkanın gerekli görmesi veya üyelerin en az dörtte birinin Başkana yapacağı gerekçeli ve yazılı başvuru üzerine de olağanüstü toplanır. Bu tür toplantılar, başvuru tarihinden itibaren en geç iki ay içinde yapılır. Başkanın uygun görmesi durumunda toplantılar Ankara dışında da yapılabilir.
Olağan ve olağanüstü toplantıya davet, toplantıya davet, toplantı günüden en az bir ay önce üyelere yazılı olarak gündem ile birlikte gönderilir.
Toplantı Nisabı
Madde 11-Konsey, üyelerin yasından bir fazlasının katılımıyla toplanır. İlk toplantıda nisab sağlanamazsa, toplantı iki ay sonra yapılır ve nisab aranmaz.
Oylama
Madde 12- Konsey, gündemindeki konuları görüşerek karar bağlar, Kararlar, oylama anında hazır bulunanların oy çokluğu ile alınır. Oyların eşit çıkması halinde başkanın oy kullandığı taraf çoğunlukta sayılır.
Kararların alınmasında açık oylama yapılır. Oylama sonucu alınan kararlar divan başkanlığınca toplantı tutanağına geçilir.
Gündem
Madde 13- Konsey gündemi başkan tarafından tespit edilir. konsey'in toplanma tarihinden en az onbeş gün önce, Konsey'de temsil edilen kuruluşlardan en az on tanesinin onbeş temsilcisi tarafından bakanlığa yapılan yazılı ve gerekçeli başvuru üzerine gündeme Madde eklenir.
Gündemde;
a)Toplantı divanının oluşması için bir Başkan yardımcısı ile toplantı tutanaklarına düzenleyecek iki katip üyenin seçilmesi,
b) Toplantı tutanaklarının yazılması ve imzalanması yetkisinin divana verilmesi,
c)Konsey gündemiyle ilgili rapor, tebliğ ve diğer belgelerin okunması, tartışılması ve kararların alınması
d) Konsey'e katılan tüketici örgütleri temsilcileri arasından Reklam Kurulu’na gönderilecek üyenin seçimi,
e) Tüketicinin korunması ile ilgili diğer hususlar, yer alır.
Divanın Kuruluşu ve Görevleri
Madde 14- Divan; Başkan ile Konsey'e katılan temsilciler arasından Konsey tarafından seçilen bir başkan yardımcısı ve iki katip üyeden oluşur.
Divan;Konsey'i gündeme uygun olarak yönetmek, oy ayrımı ve sayımı yapmak, görüş ve öneriler ile alınan kararları açıklamak, bunların tutanağa kaydedilmesini sağlamak talepte bulunanlara konuşma imkanı tanımakla görevlidir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Diğer Hükümler
Ödenek
Madde 15- Konsey’in toplantı ve çalışmalarına ilişkin tüm giderler ile sair harcamalar Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.
Yürürlük
Madde 16- Maliye Bakanlığı ile Sayıştay’ın görüşleri alınarak hazırlan bu Yönetmelik 8/9/1995 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 17- Bu Yönetmelik hükümlerini Sanayi ve ticaret Bakanı yürütür
*(11.6.1996 tarih ve 22663 sayılı resmi Gazete'de yayımlanan "Etiket, Tarife ve Fiyat Listeleri Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinde değişiklik Yapılmasına dair Yönetmelik" ile, 2.4,5,6 ve 8inci maddelerde yapılan değişiklikler işlenmiştir.
Kaynak: ankara-bel.gov.tr
Tuketicinin Korunmasi Hakkinda Kanun
Tüketicinin korunmasına yönelik kanun. Amaç, kapsam ve tanımlar.
TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN
Kanun Numarası : 4077
Kabul Numarası : 23/2/1995
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 8/3/1995 Sayı : 22221
Yayımlandığı Düstür : Tertip : 5 Cilt : 34 Sayfa :
BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam, Tanımlar
Amaç
Madde 1 - Bu Kanunun amacı,ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun
olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı,eğitici,zararlarını tazmin edici,çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.
Kapsam
Madde 2 - Bu Kanun,1 inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü hukuki işlemi kapsar.
Tanımlar
Madde 3 - Bu Kanunun uygulamasında;
a) Bakanlık: Sanayi ve Ticaret Bakanlığını,
b) Bakan: Sanayi ve Ticaret Bakanını,
c) Mal: Ticaret konusu taşınır eşyayı,
d) Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan bedeni ve/veya fikri faaliyetleri,
e) Standart: Türk Standardını,
f) Tüketici: Bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanılan veya tüketen gerçek veya tüzel kişiyi,
g) Satıcı:Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye mal ve hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri,
h) İmalatçı - Üretici: Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini yahut ara mallarını üretenleri,
i) Tüketici Örgütleri: Tüketicinin korunmaası amacıyla kurulan dernek,vakıf ve tüketim kooperatiflerini,
İfade eder.
İKİNCİ KISIM
Tüketicinin Korunması ve aydınlatılması
Ayıplı Mal ve Hizmetler
Madde 4 - Ambalajında,etiketinde,tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan
veya satıcı tarafından vaadedilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.
Satın alınan malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde;tüketici,malı teslim aldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde bu malları satıcı firmaya geri vererek değiştirilmesini veya ödediği bedelin iadesini veya ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirimini ya da ücretsiz olarak tamirini talep edebilir.
Tüketici bu taleplerden herhangi birisini tercihte serbesttir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Ayıplı maldan ve/veya ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı tüketiciye karşı satıcı,bayi, acenta,imalatçı-üretici ve ithalatçı,müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Satılan malın ayıbı gizli nitelikte ise veya ayıp tüketiciden hile ile gizlenmişse,satıcı 15 gün içerisinde kendisine başvurulmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
Satıcı daha uzun bir süre için garanti vermemiş ise,ayıplı maldan ve ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı açılacak davalar,ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak satıcı,satılan malın ayıbını tüketiciden hile ile gizlemiş ise,2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
Ayıplı hizmetler hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır. Ayıplı hizmetin yeniden görülmesi imkansızlaşmışsa veya amaca aykırı sonuçlar doğuracak nitelikte ise,bedel iadesinde tüketicinin ayıplı hizmetten sağladığı fayda kadar indirim yapılır.
Ayıplı olduğu bilinerek satın alınan mal ve hizmetler hakkında yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Satışa sunulacak kullanılmış,tamir edilmiş veya ayıplı mal üzerine veya ambalajına,imalatçı veya satıcı tarafından alıcının kolaylıkla okuyabileceği şekilde "özürlüdür" ibaresini içeren bir etiket konulması zorunludur. Bu durum,tüketiciye verilen fatura,fiş veya satış belgesi üzerinde de gösterilir.
Yalnızca ayıplı mal satan veya işyerinin bir kat ya da reyon gibi bir bölümünü sürekli olarak ayıplı mal satışına tahsis etmiş olan satıcılara yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Satıştan Kaçınma
Madde 5 - Üzerinde "numunedir" veya veya "satılık değildir" ibaresi bulunmayan bir malın;ticari bir kuruluşun vitrininde,rafında veya açıkça görülebilir herhangi bir yerinde teşhir edilmesi,onun stokta bulunduğu anlamına gelir. Satıcı teşhir ettiği malların satışından kaçınamaz. Satılmadığı halde satılmış gibi gösteremez.
Hizmetlerin satışından da haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamaz.
Satıcı,bir mal veya hizmetin satışını,o mal veya hizmetin kendisi tarafından belirlenen miktar,sayı,ebat veya süresi kadar satınalınması ya da başka bir malın veya hizmetin satınalınması koşuluna bağlı kılamaz.
Malın ya da hizmetin belli miktar,sayı,ebat ya da süre koşuluyla satılması, teamül,ticari örf veya adetten ise,üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz.
Taksitli Satışlar
Madde 6 - Taksitli satışlarda;tüketici,borçlandığı toplam miktarı önceden ödeme hakkına sahiptir. Tüketici aynı zamanda,bir taksit miktarından az olmamak şartıyla bir veya birden fazla taksit ödemesinde bulunabilir. Her iki durumda da satıcı, ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür.
Satıcı,taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa,bu hak;ancak satıcının bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin ifa edilmemiş bir ediminin üzerinden en az dört hafta geçmiş olması ve satıcının en az bir haftalık bir süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması koşullarıyla kullanılabilir. Taraflarca belirlenen ve tüketiciye yazılı olarak bildirilen mal veya hizmetin toplam satış fiyatı hiçbir şekilde artırılamaz. Taksitli satışlarda satıcı,aşağıdaki bilgileri yazılı olarak bildirmek ve taraflar arasında aktedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermek zorundadır.
a) Mal ve hizmetlerin peşin satış fiyatı,
b) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek toplam satış fiyatı,
c) Faiz miktarı,faizin hesaplandığı yıllık oran ve gecikme faizi oranı,
d) Ön ödeme tutarı,
e) Ödeme planı.
Kampanyalı Satışlar
Madde 7 - Gazete,radyo,televizyon ilanı vesair yollarla halka duyurularak düzenlenen kampanyalara iştirakçi kabul etmek suretiyle ve malın veya hizmetin bilahare teslim edilmesi veya yerine getirilmesi vaadiyle yapılan satışlarda, ilan ve taahhüt edilen mal ve hizmetlerin teslimatının zamanında yapılmaması, fiyat,nitelik ve miktarında anlaşmalara aykırı davranılması durumunda,satıcı, bayi,acenta,temsilci,imalatçı-üretici ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Kampanyalı satış olarak nitelendirilemeyen ancak,malın veya hizmetin bilahare teslim veya yerine getirilmesi koşuluyla yapılan her türlü satışlar da birinci fıkra hükmüne tabidir.
Kampanyalı satışlarda satıcı,6 ıncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen bilgilere ek olarak,"kampanya bitiş tarihi" ve "malın ya da hizmetin teslim veya yerine getirilme tarih ve şekli"ne ilişkin bilgileri de yazılı olarak vermekle yükümlüdür.
Taksitle yapılan kampanyalı satışlarda,6 ncı maddenin birinci ve ikinci fıkra hükümleri de uygulanır.
Kapıdan Satışlar
Madde 8 - Kapıdan satışlar;işyeri,fuar,panayır gibi satış mekanları dışında, önceden mutabakat olmaksızın yapılan,değeri 1.000.000 (3.400.000) Türk Lirasını aşan,tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.
Bu tür satışlarda;tüketici,yedi günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı,kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden,reddetmekte serbesttir. Satıcı almış olduğu bedeli,kıymetli evrakı ve tüketiciyi bu hukuki işlemden dolayı borç altına sokan her türlü belgeyi,cayma bildiriminin kendisine iadeli taahhütlü mektup ya da noter aracılığı ile ulaşması veya bizzat teslim edilmesi tarihinden itibaren 10 gün içerisinde tüketiciye iade etmekte ve 20 gün içerisinde de malı almakla yükümlüdür.
Tüketici,malı kendisine teslim anındaki durumu ile geri vermekle ve kullanım söz konusu ise,kullanma dolayısıyla malın ticari değerindeki kaybı tazminle yükümlüdür. Malın tüketicinin zilyedinde bulunması,başlıbaşına bir değer azalmasını ifade eder.
Mal veya hizmetin iadesi imkansızlaşmış veya amaca aykırı hale gelmişse tüketici,bu mal veya hizmetten sağladığı fayda kadar bir bedeli satıcıya ödemekle yükümlüdür.
Satıcının mal veya hizmeti işyeri dışında satışa sunması,teamül,ticari örf veya adetten ise,bu madde uygulanmaz.
Taksitle yapılan kapıdan satışlarda,ayrıca 6 ncı madde hükümleri uygulanır.
Birinci fıkrada belirtilen 1.000.000 liralık değer,her yılın Ekim ayı sonunda Devlet İstatistik Enstitüsü'nün Toptan Eşya Fiyatları Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artışı oranında artar.Bu durum,Bakanlıkça her yıl Aralık ayı içinde Resmi Gazetede ilan edilir.
Kapıdan Satışlarda Satıcının Yükümlülüğü
Madde 9 - Kapıdan satışlarda satıcı,hazırladığı sözleşme,fatura veya tesellüm makbuzu ile birlikte en az 12 punto siyah koyu harflerle yazılmış "Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin yedi gün içerisinde malı reddederek alım-satım işleminden cayma hakkının var olduğunu ve cayma ihbarının satıcıya bildirimi tarihinden on gün içinde de tüketicinin vermiş olduğu bedelin,kıymetli evrakın ve tüketiciyi bu hukuki işlemden dolayı borç altına sokan her türlü belgenin satıcı tarafından iade edileceği"ni bildiren bir belgeyi;sahip olduğu hakların kendisine anlatıldığını, cayma hakkını açıklayan belgenin kendisine teslim edilip satıcının açık adresinin bildirilmiş olduğunu beyan eden ve tüketici tarafından da imzalanmış olan bir tutanak karşılığında tüketiciye vermekle yükümlüdür.
Satıcı tüketiciden almış olduğu imzalı belgeyi bir uyuşmazlık halinde mahkemeye ibraz etmekle yükümlüdür. Satıcının bu belgeyi ibraz edememesi ya da ibraz etmemesi halinde,satıcının bu belgede belirtilmiş olan borçlarını yerine getirmemiş olduğu kabul edilir.
Tüketici Kredisi
Madde 10 - Tüketicilerin banka veya benzeri finans kurumlarına bir mal veya hizmeti satın almak amacıyla tüketici kredisi almak için başvurmaları durumunda banka veya finansman kuruluşları ile tüketiciler arasında yazılı bir sözleşmenin yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının da tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede öngörülen kredi şartları,sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez.
Sözleşmede;
a) Faizin hesaplandığı yıllık oran,
b) Ödeme tarihleri,anapara,faiz,fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı,
c) Tüketici kredisi tutarı,
d) Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı,
e) İstenecek teminatlar,
f) Gecikme faizi oranı,
g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
h) Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar,
Aranır.
Tüketici, banka veya finans kurumlarına borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksit ödemesinde de bulunabilir. Her iki durumda da banka veya finans kurumları, ödenen miktara göre gerekli faiz, komisyon indirimini yapmakla yükümlüdürler.
Banka veya finans kurumlarının, tüketici kredisini, belirli bir mal veya hizmetin satın alınması ya da belirli bir satıcı ile yapılacak hukuki işlem koşulu ile vermeleri durumunda bunlar, satılan malın ayıbından ötürü tüketiciye karşı satıcı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Süreli Yayınlar
Madde 11 - Süreli yayınlara abone olan tüketiciler, abonelik sözleşmesinde yer alan fiyat ve niteliğe ilişkin koşullara aykırı davranılması hallerinde, abone işlemlerini yapan sorumlu kişiye ya da yayın kurumuna isteklerini yazılı olarak bildirmek kaydıyla aboneliklerine tek taraflı son verebilirler. Yayıncı, abone ücretinin geri kalan kısmını hiçbir kesinti yapmaksızın 15 gün içinde iade etmekle yükümlüdür.
Tüketicinin aboneliğe son verme isteği; yazılı bildirimin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren günlük yayınlarda 15 gün, haftalık yayınlarda 1 ay, aylık yayınlarda 3 ay sonra yürürlüğe girer. Daha uzun süreli yayınlarda ise, bildirimden sonraki ilk yayını müteakiben yürürlüğe konulur.
(Ek: 15/1/1997-4226/1 md.) Süreli yayın kuruluşlarınca düzenlenen ve her ne amaç ve şekilde olursa olsun, bilet, kupon, iştirak numarası, oyun, çekiliş ve benzeri yollarla süreli yayın dışında ikinci bir ürün verilmesinin taahhüt edildiği kampanyalarda; kitap, dergi, ansiklopedi, afiş, bayrak, poster, sözlü veya görüntülü manyetik bant veya optik disk gibi süreli yayıncılık amaçlarına aykırı olmayan kültürel ürünler dışında hiçbir mal ya da hizmetin taahhüdü ve dağıtımı yapılamaz. Her halukarda bu mal veya hizmetin piyasa değeri, tüketicinin ilgili kampanya süresince süreli yayını satın almak için ödediği toplam bedelin % 50'sini aşamaz ve bu şekildeki kampanyaların süresi 60 günü geçemez. Kampanya konusu mal veya hizmet bedelinin bir bölümünün tüketici tarafından karşılanması, bu mal veya hizmetin ikinci ürün sayılmasına engel değildir.
(Ek: 15/1/1997 - 4226/1 md.) Kampanya süresince, süreli yayının satış fiyatı, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen mal veya hizmetin yol açtığı maliyet artışı nedeniyle artırılamaz. Kampanya konusu mal veya hizmet taahhüdü ve dağıtımı bölünerek yapılamayacağı gibi, bu mal veya hizmetin ayrılmaz ya da tamamlayıcı parçaları da ayrı bir kampanya konusu haline getirilemez. Bu Kanunun uygulamasında, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen her bir mal veya hizmete ilişkin işlemler bağımsız bir kampanya olarak kabul edilir.
Etiket
Madde 12 - Ticaret konusu olan ve perakende satışa arz edilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir, okunabilir şekilde o malın menşei, cinsi ve fiyatı hakkında bilgileri içeren etiket konulması, etiket konulması mümkün olmayan hallerde aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek şekilde uygun yerlere asılması zorunludur.
Hizmetlerin tarife ve fiyatlarını gösteren listeler de birinci fıkraya göre düzenlenerek asılır.
Bakanlık, etiket ve tarife listelerinin şeklini, içeriğini, usul ve esaslarını bir yönetmelikle düzenler.
Belediyeler, bu madde hükümlerinin uygulanması ve izlenmesine ilişkin işleri yürütmekle görevlidirler.
Garanti Belgesi
Madde 13 - İthalatçı veya imalatçı firmalar ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için garanti belgesi düzenlemek zorundadırlar. Garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu, tüketicinin malı satın aldığı satıcı, bayi, acenta ya da temsilciliklere aittir. Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlar ve asgari bir yıldır. Garanti belgeleri, satın alınan mala ilişkin faturanın tarih ve sayısı ile bandrol ve seri numarasını içermek zorundadır.
Satıcı; garanti belgesi kapsamındaki malların, garanti süresi içerisinde, gerek malzeme ve işçilik gerekse montaj hatalarından dolayı arızalanması halinde malı işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamir ile yükümlüdür.
Garanti süresi içerisinde sık sık arızalanması sonucu maldan yararlanamamanın süreklilik arzetmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması hallerinde, tüketici, malın ücretsiz olarak yenisi ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebine karşı satıcı, bayi, acenta, imalatçı-üretici ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Tüketicinin malı kullanım kılavuzunda yeralan hususlara aykırı kullanılmasından kaynaklanan arızalar, iki ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamı dışındadır.
Bakanlık, hangi sanayi mallarının garanti belgesi ile satılmak zorunda bulunduğunu ve bu malların arızalarının tamiri için gereken azami süreleri Türk Standartları Enstitüsü ile birlikte müştereken tespit ve ilanla görevlidir.
Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu
Madde 14 - Sanayi mallarından ithal edilmiş olanların, bakım, onarım ve kullanılmasına ait tanıtma ve kullanım kılavuzlarının aslına uygun Türkçe tercümeleriyle, yurt içinde üretilenlerin bakım, onarım ve kullanılmasını gösterir Türkçe tanıtım ve kullanım kılavuzlarıyla birlikte satılması zorunludur.
Bakanlık, sanayi mallarından hangilerinin tanıtma ve kullanım kılavuzu ile satılmak zorunda bulunduğunu Türk Standartları Enstitüsü ile birlikte tesbit ve ilanla görevlidir.
Servis Hizmetleri
Madde 15 - İthalatçı veya imalatçılar sattıkları sanayi malları için o malın Bakanlıkça tespit ve ilan edilen kullanım ömrü süresince, bakım, onarım ve servis hizmetlerini yürütecek istasyonları kurmak ve yeterli teknisyen kadrosu ile yedek parça stoku bulundurmak zorundadırlar.
Bakanlık, hangi mallar için servis istasyonları kurulmasının zorunlu olduğu ile servis istasyonlarının kuruluş ve işleyişine dair usul ve esasları Türk Standartları Enstitüsü ile müştereken tespit ve ilanla görevlidir.
Ticari Reklamlar ve İlanlar
Madde 16 - Ticari reklam ve ilanların yasalara ve genel ahlaka uygun, dürüst ve doğru olmaları esastır.
Tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeye özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanlar yapılamaz.
Reklam Kurulu
Madde 17 - Ticari reklam ve ilanlarda uyulması gereken ilkeleri belirlemek, bu ilkeler çerçevesinde ticari reklam ve ilanları incelemek ve inceleme sonucuna göre 16 ncı madde hükümlerine aykırı hareket edenleri cezalandırmak, sözkonusu reklam ve ilanları durdurmak ve/veya aynı yöntemle düzeltmek hususlarında Bakanlığa öneride bulunmakla görevli bir "Reklam Kurulu" kurulmuştur.
Reklam Kurulu, ticari reklam ve ilanlarda uyulması gereken ilkeleri belirlemede; ülke koşullarının yanısıra, reklamcılık alanında evrensel kabul görmüş tanım ve kuralları da dikkate alır.
Başkanlığı, Bakanın görevlendireceği ilgili Genel Müdür tarafından yürütülen Reklam Kurulu;
a) Bakanlıkça, yükseköğrenim görmüş ve iktisat, maliye, hukuk ve işletmecilik dallarından birinde veya birkaçında en az 10 yıllık tecrübesi bulunan kişiler arasından görevlendirilecek bir üye,
b) Adalet Bakanlığı'nca, bu Bakanlıkta idari görevlerde çalışan hakimler arasından görevlendirilecek bir üye,
c) Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu'nca görevlendirilecek bir üye,
d) Yükseköğretim Kurulunun reklamcılık alanında uzman üniversite öğretim elemanları arasından seçeceği bir üye,
e) Türk Tabibleri Birliği Merkez Konseyi'nin görevlendireceği bir üye,
f) Türkiye Barolar Birliğinin görevlendireceği bir üye,
g) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin görevlendireceği bir üye,
h) Ankara, İstanbul ve İzmir Gazeteciler Cemiyetlerinin kendi aralarından seçeceği bir üye,
i) Reklamcılar derneklerinin veya varsa üst kuruluşlarının seçeceği bir üye,
j) Tüketici Konseyinin Konseye katılan tüketici örgütü temsilcileri arasından seçeceği bir üye,
k) Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin görevlendireceği bir üye,
l) Türkiye Esnaf ve Santkarlar Konfederasyonunun görevlendireceği bir üye,
m) Türk Standartları Enstitüsü'nden bir üye,
n) Diyanet İşleri Başkanlığından bir üye,
o) Mühendis Odaları Birliğinden bir üye,
p) İşçi Konfederasyonlarından iki üye,
Olmak üzere onyedi üyeden oluşur.
Kurul üyelerinin görev süreleri üç yıldır. Süresi bitenler yeniden görevlendirilebilir veya seçilebilir. Üyelikler herhangi bir sebeple boşaldığı takdirde boşalan yerlere üçüncü fıkra esasları dahilinde bir ay içerisinde görevlendirme veya seçim yapılır.
Kurul en az ayda bir defa veya ihtiyaç duyulduğu her zaman Başkanın çağrısı üzerine toplanır.
Kurul, Başkan dahil en az dokuz üyenin hazır bulunması ile toplanır ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar verir.
Kurul, gerekli görülen hallerde sürekli ve geçici olarak görev yapmak üzere özel ihtisas komisyonları kurabilir. Kurulun bu komisyonlarda görev yapmasını uygun göreceği kamu personeli, ilgili kamu kuruluşlarınca görevlendirilir.
Kurul üyeleri ile özel ihtisas komisyonu üyelerinden kamu görevlisi olanlara verilecek huzur hakkı ile kamu görevlisi olmayan kurul üyelerine ödenecek huzur ücreti Bakanlıkça belirlenir.
Kurulun sekreterya hizmetleri Bakanlık tarafından yerine getirilir.
Reklam kurulunun görevleri, kuruluş, çalışma usul ve esasları ile sekreterya hizmetlerinin ne suretle yerine getirileceği Bakanlık tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
Zararlı ve Tehlikeli Mal ve Hizmetler
Madde 18 - Tüketicinin kullanımına sunulan mal ve hizmetlerin kişi ve çevre sağlığına zararlı veya tehlikeli olabilmesi durumunda, bu malların emniyetle kullanılabilmesi için üzerine veya ekli kullanım kılavuzlarına, bu durumla ilgili açıklayıcı bilgi ve uyarılar, açıkça görülecek ve okunacak şekilde konulur veya yazılır. Bakanlık, hangi mal veya hizmetlerin açıklayıcı bilgi ve uyarıları taşıması gerektiğini ve bu bilgi ve uyarıların şeklini ve yerini Türk Standartları Enstitüsü ile birlikte tespit ve ilanla görevlidir.
Kalite Denetimi
Madde 19 - Bakanlık, tüketicinin can ve mal güvenliği ile fizik ve çevre sağlığına ve bu konularda bilgilendirilmesine ilişkin, standardına göre veya standardı yoksa standarda esas teşkil etmek üzere belirlenecek özelliklere göre yapılacak kalite denetimi ile mal, hizmet ve tesislerin belgelendirilmesi hakkındaki usul ve esasları, Türk Standartları Enstitüsünün görüşünü alarak tespit ve ilanla görevlidir.
Ancak 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca Turizm Bakanlığından belgeli ve belgelendirilecek tesisler bu uygulamadan muaftır.
Tüketicinin Eğitilmesi
Madde 20 - Tüketicinin eğitilmesi konusunda her derecedeki okulların ders programlarına Milli Eğitim Bakanlığınca gerekli ilaveler yapılır.
Tüketicinin eğitilmesi ve aydınlatılması için kitap, mecmua ve broşür çıkarılmasına ve tüketicinin biliçlendirilmesi için radyo ve televizyonlarda programlar düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar, Tüketici Konseyinin önerisi ile Bakanlıkça tespit ve ilan olunur.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tüketici Kuruluşları
Tüketici Konseyi
Madde 21 - Tüketicinin sorunlarının, ihtiyaçlarının ve çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak, sorunların tüketici lehine çözülmesi için alınacak tedbirlerle, bu Kanunun uygulanmasına yönelik tedbirlere dair görüşleri ilgili mercilere iletmek amacıyla, Bakanlığın koordinatörlüğünde bir "Tüketici Konseyi" kurulur.
Tüketici Konseyi, Bakanın veya görevlendireceği bir bakanlık görevlisinin
başkanlığında, Adalet, İçişleri, Maliye, Milli Eğitim, Sağlık, Ulaştırma, Tarım ve köyişleri, Turizm ve Çevre Bakanlıkları ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı,Dış Ticaret Müsteşarlığı, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü Başkanlığı, Milli Prodüktivite Merkezi, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türk Belediyecilik Derneği, İşçi Sendikaları Konfederasyonları, Türkiye Milli Kooperatifler Birliği, Yüksek Öğretim Kurulu, Türkiye Barolar Birliği, Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği, Türk Eczacılar Birliği, Türk Tabibleri Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Milli Kalite Konseyi, Ahilik Araştırma ve Kültür Vakfı ve Tüketici Örgütleri temsilcilerinden oluşur.
Tüketici Konseyini oluşturan kurum ve kuruluşların temsilcilerinin sayı ve nitelikleri ile Tüketici Konseyine katılabilmek için tüketici örgütlerinin sahip olmaları gereken asgari üye sayısı ve bu örgütlerin Tüketici Konseyine gönderecekleri temsilci sayısı Bakanlıkça belirlenir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarından gelen temsilcilerin sayısı, hiçbir şekilde Tüketici Konseyinin toplam üye sayısının %50'sinden fazla olamaz.Tüketici Konseyi yılda en az bir kez toplanır.
Tüketici Konseyinin çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti
Madde 22 - Bakanlık, il ve ilçe merkezlerinde, tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla belediyelerle koordineli olarak, en az bir "tüketici sorunları hakem heyeti" oluşturmakla görevlidir.
Başkanlığı Sanayi ve Ticaret İl Müdürü veya görevlendireceği bir memur tarafından yürütülen tüketici sorunları hakem heyeti; belediye başkanının konunun uzmanı belediye personeli arasından görevlendireceği bir üye, baronun mensupları arasından görevlendireceği bir üye, ticaret ve sanayi odası ile esnaf ve sanatkar odalarının görevlendireceği bir üye ve tüketici örgütlerinin seçecekleri bir üye olmak üzere başkan dahil 5 üyeden oluşur. Ticaret ve sanayi odası ya da ayrı ayrı kurulduğu yerlerde ticaret odası ile esnaf ve sanatkar odalarının görevlendireceği üye, uyuşmazlığın satıcı tarafını oluşturan kişinin tacir veya esnaf ve sanatkar olup almamasına göre ilgili odaca görevlendirilir.
Bakanlık taşra teşkilatının bulunmadığı il ve ilçelerde tüketici sorunları hakem heyetinin başkanlığı en büyük mülki amir ya da görevlendireceği bir memur tarafından yürütülür. Tüketici sorunları hakem heyetinin oluşumunun sağlanamadığı yerlerde noksan üyelikler, belediye meclislerince re'sen doldurulur.
Tüketici sorunları hakem heyetlerinin vereceği kararlar, tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir. Uyuşmazlık konusu mal veya hizmet bedelinin 5.000.000 (17.200.000).-TL.'yi aşmadığı hallerde, bu heyetlerce verilmiş bir karar olmaksızın tüketici mahkemelerine başvurulamaz. Bu parasal sınır, her yıl 8 inci maddenin son fıkrasında gösterilen usul çerçevesinde yeniden belirlenir.
25 inci maddede cezai yaptırıma bağlanmış hususlara ilişkin uyuşmazlıklar, tüketici sorunları hakem heyetlerinin görev ve yetki kapsamı dışındadır.
Tüketici sorunları hakem heyetlerinin kurulması, çalışması, usul ve esasları ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikte düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Yargılamaya ve Cezaya İlişkin Hükümler
Tüketici Mahkemeleri
Madde 23 - Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır.
Tüketici mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Tüketici Mahkemelerinde görülecek davalar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Yedinci Babı, Dördüncü Faslı hükümlerine göre yürütülür.
Üretimin, Satışın Durdurulması ve Malın Toplatılması
Madde 24 - Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması durumunda Bakanlık veya tüketici örgütleri, ayıplı seri malın üretiminin ve satışının durdurulması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için dava açabilirler.
Mahkeme, dava sonucunda ayıplı malların toplatılması kararını vermiş ise;
ayıplı malın ve ayıbın niteliğine göre bu malların, satıcıya iade edilip edilmemesine de karar verir. Ancak, malların toplatılması için yapılan hertürlü masraf, aleyhine karar verilen kişi tarafından ödenmedikçe mallar kendisine iade edilmez.
Dava konusu malları satış amacıyla elde etmiş olan üçüncü kişilerin açacakları rücu davaları da asıl davaya bakan mahkemede görülür.
Ayıplı malları satın alan tüketicilerin uğradıkları maddi ve manevi zararlar nedeniyle tek tek dava açma hakları saklıdır.
Ceza Hükümleri
Madde 25 - 4 üncü maddenin yedinci fıkrasına, 5 inci maddenin birinci fıkrasına, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasına, 7 nci maddenin üçüncü fıkrasına, 9 uncu maddenin birinci fıkrasına, 10 uncu maddenin birinci fıkrasına ve 12 nci maddenin bir ve ikinci fıkralarına aykırı hareket edenler hakkında 5.000.000 lira para cezası uygulanır.
8 inci maddenin ikinci fıkrasına, 13 üncü maddenin bir ve ikinci fıkralarına, 14 üncü maddenin birinci fıkrasına, 15 inci maddenin birinci fıkrasına, 27 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenler hakkında 10.000.000 lira para cezası uygulanır.
16 ncı maddeye aykırı hareket edenler hakkında 200.000.000 lira para cezası uygulanır. 16 ncı maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yayın yapan yazılı, sözlü, görsel vesair araçlar ile gerçekleşmiş ise, cezanın on katı uygulanır. Bakanlık ayrıca ticari reklam veya ilanın durdurulması ve/veya aynı yöntemle düzeltilmesini ilgililerden ister. Bu isteğe rağmen 16 ncı maddeye aykırılığın devamı halinde, Bakanlık ticari reklam veya ilanın durdurulması ve/veya aynı yöntemle düzeltilmesi talebi ile tüketici mahkemesine başvurabilir.
18 inci ve 19 uncu maddeye aykırı hareket edenler hakkında 100.000.000 lira para cezası uygulanır. Ayrıca 18 inci madde uyarınca mecburi standardına aykırı olarak imal edilen malın, tüketicinin, can ve mal güvenliği ve sağlığı ile doğrudan ilgisinin bulunması ve standardına intibak ettirilmesinin imkansız olması hallerinde, tüketici mahkemesi, doğrudan veya Bakanlığın başvurusu üzerine üretim ve satışın engellenmesi için işyerinin kapatılmasına ve malın müsaderesine ve gerektiğinde tüketim ve kullanım amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılmasına karar verebilir. Bu fıkranın uygulandığı hallerde, verilip kesinleşen işyeri kapatma karar özetleri, büyük harflerle yazılmak suretiyle ve kapatma süresi kadar kalmak üzere kapatılan işyerinin göze çarpan bir yerine yapıştırılır. Ayrıca karar özeti mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir ve masrafı daha sonra faillerden alınmak üzere Ankara, İstanbul, İzmir'de yayınlanan ve tirajı yüzbinin üzerinde bulunan bir veya iki gazetede ve ayrıca varsa suç yerinde yayınlanan mahalli bir gazetede derhal ilan edilir.
(Ek: 15/1/1997 - 4226/2 md.) 11 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırı hareket edenler hakkında 500 000 000 lira para cezası uygulanır. Aykırılık ülke düzeyinde yayım yapan süreli yayın ile gerçekleşmişse cezanın 20 katı uygulanır. Bakanlık, ayrıca süreli yayın kuruluşundan kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilanın durdurulmasını ister. Bu isteğe rağmen aykırılığın devamı halinde, reklam ve ilanın durdurma zorunluluğunun doğduğu tarihten itibaren her sayı için 1 000 000 000 lira para cezası uygulanır ve Bakanlık kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilanın durdurulması talebi ile tüketici mahkemesine başvurur.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen para cezaları, suçun aynı yıl içerisinde tekerrürü halinde iki misli olarak uygulanır. Para cezaları her yıl başında Türk Ceza Kanununun Ek 2 nci madde hükümleri uyarınca artırılır.
Bu Kanunda yazılı fiiller hakkında verilecek idari para cezaları, bu fiiller için diğer kanunlarda yazılı cezaların uygulanmasına engel olmaz.
Cezalarda Yetki, İtiraz ve Zamanaşımı
Madde 26 - 25 inci maddenin;
a) Birinci fıkrasında düzenlenen 12 nci maddenin bir ve ikinci fıkralarına aykırılık halinde öngörülen cezalar belediye encümenlerince,
b) (Değişik: 15/1/1997 - 4226/3 md.) Üçüncü ve beşinci fıkralarında gösterilen cezalar Bakanlık tarafından.
c) Diğer cezalar o yerin mülki amiri tarafından verilir.
Bu Kanunda düzenlenen her türlü para cezası, idari niteliktedir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz ve zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İtiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararlar kesindir.
25 inci maddeye göre verilen para cezaları, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Bu Kanunda düzenlenen idari para cezalarının verilmesine ilişkin cezai zamanaşımı süresi bir yıldır. Zamanaşımı süresi, bu Kanun hükümlerine aykırı fiilin işlendiği tarihte başlar.
Sürekli veya tekrarlanan ihlaller sözkonusu ise süre, ihlalin sona erdiği ya da en son tekrarlandığı günden itibaren başlar. Karar aleyhine yargı yoluna başvurulmuş olması tahsil zamanaşımını keser.
Cezalar, cezayı vermeye yetkili merci tarafından yedi gün içerisinde ilgilinin mensup olduğu meslek kuruluşuna bildirilir.
BEŞİNCİ KISIM
Çeşitli Hükümler
Denetim
Madde 27 - Bu Kanunun uygulamasında, Bakanlık müfettişleri ve kontrolörleri ile Bakanlıkça ve belediyelerce görevlendirilecek personel; fabrika, mağaza, dükkan, ticarethane, depo, ambar gibi her türlü mal konulan ve/veya satılan veya hizmet sunulan yerlerde denetleme, inceleme ve araştırma yapmaya yetkilidirler.
Bu Kanunun kapsamına giren husularda yetkili ve görevli kişi ve kuruluşlara her türlü bilgi ve belgelerin doğru olarak gösterilmesi ve asıl ve onaylı kopyalarının verilmesi zorunludur.
Laboratuvar
Madde 28 - Bakanlık, bu Kanunun uygulanması için laboratuvarlar kurabilir veya Bakanlıkların kurulu bulunan laboratuvarlarından istifade edebilir; kalite kontrolü yapacak resmi ve özel kuruluş laboratuvarlarında bulunması gereken asgari teknik özellikleri ilgili bakanlıklar ile müştereken tesbit ve ilanla görevlidir.
Bakanlıkça yapılan denetimler sırasında alınan numunelerin tahlilleri resmi veya özel kuruluş laboratuvarlarında yaptırılabilir. Tahlil sonuçlarının standardına aykırı çıkması halinde, buna ilişkin tüm giderler üretici kişi veya kuruluş tarafından ödenir. Bu giderler, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Ödenek
Madde 29 - Bu Kanunla kurulan Tüketici Konseyi, tüketici sorunları hakem heyetleri ve Reklam Kurulunun kuruluş ve çalışmalarına ilişkin masraflar ile sair harcamalar, Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.
Yeni kurulacak ve sermayeleri en az yüzmilyon Lira ve daha yukarıda olan anonim ve limited şirket statüsündeki tüm ortaklıkların sermayelerinin ve sermaye artırımı halinde artan kısmın binde ikisi nisbetinde yapılacak ödemeler, T.C. Merkez Bankası nezdinde açılacak bir hesapta toplanır. Bu hesapta toplanan paraların yüzde beşi bu Kanunun uygulanmasında görev alan kuruluşlar tarafından, yüzde doksanbeşi ise 4054 sayılı Kanunla kurulan "Rekabet Kurumu" tarafından kullanılır.
Diğer Hükümler
Madde 30 - Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır.
Yönetmelikler ve Düzenlemeler
Madde 31 - Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ilgili kamu kuruluşları, mesleki üst kuruluşlar ve tüketici örgütlerinin görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılır. Bakanlık, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak mevzuat çerçevesinde gerekli tedbirleri almaya ve düzenlemeleri yapmaya yetkilidir.
Kaldırılan Hükümler
Madde 32 - 3489 sayılı Pazarlıksız Satış Mecburiyetine Dair Kanun, 632 sayılı İthal veya Yurt İçinde İmal Edilen Taşıt Araçları, Motor, Makina Alet ve Cihazların Tanıtmalık ile Birlikte Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici Madde 1 - Tüketici mahkemeleri kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara bakacak mahkemeleri, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.
Yürürlük
Madde 33 - Bu Kanun yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 34 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
4077 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
---------- -------------------------------------------------- ---------------
4226 ---- 28/01/1997
Kaynak: ankara-bel.gov.tr
Tuketici Sorunlari Hakem Heyetleri Yonetmeligi
Tüketici sorunlarına yönelik olarak hizmet veren tüketici hakem heyetleri aşağıdaki yönetmeliğe göre çalışmaktadır.
TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETLERİ YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel hükümler
Amaç:
Madde 1- Bu yönetmelik il ve ilçe merkezlerinde tüketici sorunları hakem heyetlerinin kurulmasına, çalışmasına ilişkin, usul e esasları düzenler.
Kapsam
Madde 2- Bu Yönetmelik, kanunun 35 inci maddesinde cezai yaptırıma bağlanmış hususlar dışında, tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıkları kapsar.
Dayanak
Madde 3- Bu Yönetmelik, 23.2.1995 tarih ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında kanunun 22 e 31 inci maddeleri uyarınca düzenlenmiştir.
Tanımlar
Madde 4- Bu yönetmeliğin uygulanmasında,
a) Bakanlık : Sanayi ve Ticaret bakanlığını,
b) Genel Müdürlük : Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğünü,
c) İl Müdürlüğü : Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünü,
d) Kanun : 407 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun,
e) Hakem Heyeti : Tüketici ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacı ile il veya ilçe merkezlerinde oluşturulan tüketici sorunları hakem heyetlerini,
f) Başkan : Tüketici sorunları hakem heyeti başkanı,
g) Tüketici : Bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişiyi,
h) Satıcı :Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye mal veya hizmet sunan gerçek ya da tüzel kişiyi,
ı)Tüketici Örgütleri : Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek, vakıf ve tüketim kooperatifleri,
i)Mal : Ticaret konusu taşınır eşyayı,
j) Hizmet : Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan bedeni ve/veya fikri faaliyetleri,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Kuruluş
Hakem heyetlerinin kuruluşu ve Görev Alanı
Madde 5- Tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıkları çözümlemek ve tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilecek kararları almak üzere il ve ilçe merkezlerinde hakem heyetleri kurulur.
İl hakem heyetleri il merkezi sınırları içinde, ilçe hakem heyetleri ise ilçe sınırları içinde görevli ve yetkilidir. başvurular, tüketicinin mal veya hizmeti satın aldığı satıcının bulunduğu yerdeki hakem heyetine yapılır. Kapıdan satışlarla ilgili uyuşmazlıklarda tüketicinin bulunduğu yerdeki hakem heyetine başvurulur.
Tüketicinin ikametgahı ile satıcının bulundu yerin farklı olması halinde tüketici başvurusunu, ilgili hakem heyetine intikal ettirilmek üzere, ikametgahının bulunduğu yer hakem yetine de yapabilir.
Büyükşehir statüsünde bulunan illerde kurulan il hakem heyetleri, mal ve hizmet bedeli Bakanlıkça her yıl başında belirlenecek tutarın üzerindeki uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkilidir. bu bedelin altındaki uyuşmazlıklara; Büyükşehir belediyesi sınırları dahilinde kurulur ilçelerdeki hakem heyetlerince ikinci fıkradı belirtilen esaslar uyarıca bakılır.
Hakem heyetleri;görev yetki ve çalışma kapsamı dışında kalan başvuruları doğrudan ilgili kuruluşlara veya hakem heyetlerine intikal ettirir.
Hakem Heyetlerinin Sayısı
Madde 6- Bakanlıkça, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde ve ayrıca ihtiyaç halinde diğer il ve ilçelerde il müdürlüklerinin görüşü alınarak birden fazla hakem heyeti kurulabilir.
İl hakem heyetleri il merkezi sınırları içinde, ilçe hakem heyetleri ise ilçe sınırları içinde görevli ve yetkilidir. Başvurular, tüketicinin mal veya hizmeti satın aldığı satıcının bulunduğu yerdeki hakem heyetine yapılır. kapıdan satışlarla ilgili uyuşmazlıklarda tüketicinin bulunduğu yerdeki hakem heyetine başvurulur.
Tüketicinin ikametgahı ile satıcının bulunduğu yerin farklı olması halinde tüketici başvurusunu, ilgili hakem heyetine intikal ettirilmek üzere, ikametgahının bulunduğu yer hakem heyetine de yapabilir.
Büyükşehir statüsünde bulunan illerde kurulan il hakem heyetleri, mal ve hizmet bedeli bakanlıkça her yıl başında belirlenecek tutarın üzerindeki uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkilidir. bu bedelin altındaki uyuşmazlıklara; büyükşehir belediyesi sınırları dahilinde kurulu ilçelerdeki hakem heyetlerince ikinci fıkrada belirtilen esaslar uyarıca bakılır.
Hakem heyetleri; görev, yetki ve çalışma kapsamı dışında kalan başvuruları doğrudan ilgili kuruluşlara veya hakem heyetlerine intikal ettirir.
Hakem Heyetlerinin Sayısı
Madde 6- Bakanlıkça, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde ve ayrıca ihtiyaç halinde diğer il ve ilçelerde il müdürlüklerinin görüşü alınarak birden fazla hakem heyeti kurulabilir.
Hakem Heyetleri Başkan ve Üyeleri
Madde 7- Hakem heyetleri, başkan dahil 5 üyeden oluşur. Heyetin başkanlığı illerde sanayi ve ticaret il müdürü veya görevlendireceği bir memur, ilçelerde kaymakam ya da görevlendireceği bir memur tarafından yürütülür.
Diğer üyeler şunlardır:
a) Belediye başkanının görevlendireceği uzman bir personel,
b) Baronun mensupları arasından görevlendireceği bir avukat,
c) Tüketici örgütlerinin seçecekleri bir üye,
d) Satıcının tacir olduğu uyuşmazlıklarda ticaret ve sanayi odasının yada bunların ayrı ayrı örgütlendiği yerlerde ticaret odasının, satıcının esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinin, ilçelerde esnaf ve sanatkarlar odalarının görevlendireceği bir üye,
Hakem heyetlerinin oluşumun sağlanamadığı yerlerde noksan üyelikler başkanın, belirlenecek üye sayısını yazılı olarak bildirmesi üzerine belediye meclislerince re'sen doldurulur. Bu üyelerin isimleri yapılacak ilk toplantıda belirlenerek başkana bildirilir.
Hakem heyetinin kuruluşu sırasında tüketici örgütü bulunmayan il veya ilçede tüketici örgütlerinden birinin sonradan kurulması halinde, belediye meclisi tarafından tespit edilen üyenin görevi sona erer ve yerine tüketici örgütü temsilcisi görev alır. Buna ilişkin işlemler, hakem heyeti başkanınca yürütülür.
Başkan dışındaki üyelerin görev süresi iki yıldır. Görev süresi sona erenin üyeliği, yerine görevlendirilen kişi göreve başlayıncaya kadar devam eder.
İllerde sanayi ve ticaret ve ticaret il müdürlükleri, ilçelerde kaymakamlar il veya ilçe hakem heyetleri başkanı olarak görevlendirdikleri memurları değiştirebilirler. Geçici görev, izin, hastalık ve benzeri nedenlerle, il veya ilçe hakem heyeti başkanının hakem heyeti toplantılarına katılmaması durumunda, illerde il müdürü, ilçelerde kaymakam tarafından; il müdürlüğü ve kaymakamlık personeli arasından geçici görevlendirme yapılır.
İstifa, ölüm, altı aydan fazla sürekli hastalık ve diğer nedenlerle görevi sonra erenler ile görevine son verilenlerin yerlerine bu maddenin iki ve üçünü fıkra hükümlerine göre yeni üye görevlendirilir.
Bu suretle boşalan üyelikler için görevlendirilenler, yerine atandığı kişinin kalan süresini tamamlar.
Üyelerde Aranacak Şartlar
Madde 8- Hakem heyetleri üyelerinin aşağıdaki şartları taşımaları zorunludur.
a) T.C. vatandaşı olmak,
b) 18 yaşından küçük, 70 yaşından büyük olmamak,
c) Ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıc4lık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve hasiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak,
d) Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
e) Yetkili sağlık kuruluşundan alınacak rapor ile belirlenen ve görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı bulunmamak,
f)İllerde en az lise, ilçelerde en az ortaokul veya denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilen eğitim kurumlarından birini bitirmiş olmak.
Bu şartları taşımadıkları sonradan anlaşılanların görevlerine başkan tarafından son verilir.
Tüketici Örgütleri Temsilcilerinin Tespiti:
Madde 9- Hakem heyetlerinde temsil edilecek tüketici örgütleri; illerde il müdürlükleri, ilçelerde kaymakamlıkları tarafından tespit edilir. ve durum bu tüketici örgütüne bildirilir.
İl veya ilçe merkezinde öncelikle tüketici derneği, yoksa tüketici vakfı vakfın bulunmaması durumunda tüketim kooperatifi hakem heyetine temsilci göndermek üzere belirlenir. bunların tespitinde sırasıyla;
a) Hakem heyetinin bulunduğu il veya ilçe merkezinde çalışmaların faal olarak yürütülmesi,
b) İl veya ilçe merkezinde ayrı türden tüketici örgütü varsa, kayıtlı üye veya ortak sayısının en fazla olması,
c) Ülke düzeyinde kurulan ve faaliyette bulunan şube sayısı, dikkate alınır.
Bu suretle tespit edilen tüketici örgüt yönetim kurulu, temsilcisini belirleyerek ilerde il müdürlüğüne, ilçelerde kaymakamlıklara bildirir.
Her il ve ilçede belirlenen tüketici örgütlerinin ünvanları ve seçilen temsilcilerinin kimlikleri il müdürlüğünce toplu halde 15 gün içerisinde Genel müdürlüğe bildirilir.
Büyükşehir statüsünde bulunan illerde, Büyükşehir Belediyesine ait sınırlar içerisinde yer alan ilçelerden birinde tüketici örgütünün bulunmaması durumunda, kurulacak olan hakem heyetine, Büyükşehir belediyesine ait sınırlar içerisinde yer alan diğer ilçelerde faaliyet gösteren tüketici örgütleri arasından yukarıda belirlenen koşullara göre üye seçilir.
Raportör
Madde 10- Başkan tarafından illerde il müdürlüğü personeli arasından, ilçelerde ise Devlet memurları asından en az birisi raportör olarak görevlendirilir.
Raportör, hakem heyetinin çalışmalarına ve kararlarına ve esas olacak rapor ve dosyaları hazırlayarak heyete sunar. Aynı uyuşmazlık konusunda başvuru halinde dosyaları birleştirir. Toplantı ve karar tutanağını yazmak ve gerektiğinde hakem heyeti üyelerine konuyla ilgili bilgi vermek üzere toplantılarda hazır bulunur. Raportörün oy hakkı yoktur.
Büro Personeli
Madde 11- Başvuruların sayısına ve il veya ilçelerdeki nüfus yoğunluğuna göre gerekli görüldüğünde;
a) Dosya, evrak ve arşiv işlerini yürütmek,
b) Toplantı tutanaklarının tutmak, karar defterine kaydetmek,
c) başkanın ve hakem heyetinin uygun gördüğü diğer işleri yapmak üzere başkan tarafından büro kurulur ve yeterli sayıda personel görevlendirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Çalışma Usul ve Esasları
Başvuru
Madde 12- Uyuşmazlıklarla ilgili başvuru, uyuşmazlık konusunu içeren dilekçenin, delil oluşturan ilgili belgelerle birlikte hakem heyetine verilmesiyle yapılır.
Tüketici aynı uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak birden çok hakem heyetine başvuramaz. Aksi takdirde diğer taraf lehine derdestlik itirazın bulunma hakkı doğar.
Tüketicinin uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak aynı hakem heyetine birden fazla başvuru yapması durumunda da ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
Tüketicinin ile satıcılar arasındaki uyuşmazlıklarda Kanun'un 23 üncü maddesi hükümleri saklıdır.
Karar Süresi
Madde 13- Müracaatlar, başvuru tarih ve sırasına göre en geç bir ay içinde hakem heyetince görüşülür ve karara bağlanır.
Başvurular, tarafların ivedi inceleme talebi bulunduğu veya gerekli görüldüğü hallerde hakem heyetlerince öncelikle gündeme alınarak sonuçlandırılır.
Tüketicinin yabancı turist olması durumunda da ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
Toplantı Zamanı
Madde 14- Toplantılar her ayın ikinci ve dördüncü haftalarının ilk günleri,en az ayda 2 defa resmi tatil günlerine rastladığında tatilden sonraki ilk çalışma gününde olmak üzere yapılır.
Gündemde görüşülecek uyuşmazlık konusu bulunmadığı takdirde toplantı yapılmaz.
Başkanın Çağrısı ile Toplama
Madde 15- Başkanın çağrısı üzerine, öncelikle görüşülmesi gereken konularda hakem heyetleri olağanüstü toplanabilir. Toplantı tarihi üyelere 2 gün önce yazılı olarak bildirilir. Bu tür toplantılar ayda birden fazla olamaz.
Toplantı Yeri ve Gündem
Madde 16- Toplantılar, Bakanlık taşra teşkilatının bulunduğu yerlerde il müdürlüğünde, bulunmadığı yerlerde ise kaymakamlık binasında yapılır.
Toplantı gündemi başkan tarafından 12 ve 13 üncü maddeler uyarınca belirlenir ve toplantı başlamadan önce üyelere dağıtılır.
Toplantı ve Karar Yeter Sayısı:
Madde 17- Hakem heyeti, en az üç üye ile toplanır ve oturuma katılanların oy çokluğu ile karar verir.
Üyeler çekimser oy kullanamaz. Oyların eşit olması halinde bakanın oy kullandığı taraf çoğunlukta sayılır.
Toplantılara katılma Mecburiyeti
Madde 18- Hakem heyeti üyeleri toplantılara katılmak zorundadırlar. Geçerli mazeretleri sebebiyle oturumlara katılamayacak üyeler, durumlarına toplantıdan önce başkana bildirirler. Birbirini takip eden toplam 4 toplantıya mazeretsi olarak veya mazeretli de olsa üç aylık sürede yapılan toplantılara hiç katılmayanların üyeliği düşer.
Toplantılara Katılamayacaklar
Madde 19- Hakem heyetleri, başkan ve üyeleri; kendisi usul ve füruundan biri ile eşi ve üçüncü dereceye kadar, bu derece dahil, kan ve sıhri hısımları ile ilgili uyuşmazlıkların görüşülmesine ve bu konuda yapılacak oylamaya katılamazlar.
İnceleme Şekli
Madde 20- İnceleme esas olarak raportör tarafından hazırlanan rapor ve ilgili belgelerin yer aldığı dosya üzerinde yapılır. Ayrıca, hakem heyetince gerek görüldüğü hallerde taraflar dinlenir.
Çözümü bilirkişi incelemesini gerektiren uyuşmazlık konularında, hakem heyetince bir kişiden fazla olmamak üzere bilirkişi görevlendirilir. Aynı konuda birden fazla bilirkişi incelemesi yaptırılmaz.
Hakem Heyeti Kararlarının Kapsamı
Madde 21- Hakem heyetlerinin kararları yalnız verildikleri uyuşmazlıklara ilişkin olup, ancak bunlar için hüküm ifade eder.
Bilgi ve Belge İsteme Yetkisi
Madde 22- Hakem heyeti uyuşmazlık konusuna ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan, ilgili kurum ve kuruluşlardan isteyebilir.
Karar tutanağı
Madde 23- Toplantıda görüşülen konular ve alınan kararlar en az 2 nüsha olarak, toplantı sırasında tutanakla tesbit edilir. Tutanak başkan ve üyeler tarafından imzalanır. Bu nüshalardan biri, bürodaki dosyasında muhafaza edilir, diğeri ise sayfaları müteselsil sıra numaralı karar defterine yapıştırılarak il müdürlüğü veya kaymakamlık mührü ile köşelerinden mühürlenir.
Kararın Bildirimi
Madde 25- Kararlar, alındığı tarihten itibaren 3 gün içinde taraflara yazılı olarak bildirilir.
Kararın İlanı
Madde 25- Hakem heyetlerince alınan kararların taraf ve sonuçlarını gösterir listeler, illerde il müdürlüklerinde, ilçelerde kaymakamlıklarda duyuru panolarında aylık olarak ilan edilir.
Faaliyet Raporu
Madde 26- Hakem heyetleri 4'er aylık dönemler halinde hazırlayacakları faaliyet raporlarını dönem bitiminden itibaren 15 gün içerisinde il müdürlüklerine gönderilir.
İl müdürlüklerinde toplanan raporlarla ilişkin bilgiler, birinci fıkrada belirtilen sürenin bitiminden itibaren 15 gün içinde Genel Müdürlüğe yazılı olarak bildirilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Mali Hükümler
Giderler
Madde 27- Hakem heyetlerinin kuruluş çalışmalarına ilişkin tüm giderler, 4077 sayılı Kanunun 29 inci maddesi hükmü uyarınca Bakanlık bütçesine konulan ödenekten karşılanır.
Huzur Hakkı
Madde 28- Hakem heyetleri başkan ve üyelerine ayda ikiden fazla olmamak üzere, toplantı başına huzur hakkı ödenebilir.
Huzur hakkı miktarı ve verilme esasları, Maliye Bakanlığı'nın görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir
BEŞİNCİ BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlük
Madde 29-Maliye Bakanlığı ile Sayıştay'ın görüşleri alınarak hazırlanan bu Yönetmelik 8.9.1995 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 30- Bu yönetmelik hükümlerini Sanayi ve Ticaret Bakanı yürütür.
Yazar:
Manitu
Zamanı:
09:44
0
yorumlama