1 Eylül 2012 Cumartesi

Ağustos ayında İstanbul'da fiyatlar yüzde 0.85 arttı

- İstanbul’da ağustos ayında perakende fiyatlar yüzde 0,85 oranında arttı.

İstanbul Ticaret Odası’nca (İTO) İstanbul ili için hazırlanan 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksine göre perakende fiyatlar aylık yüzde 0,85, Toptan Eşya Fiyatları İndeksine göre toptan fiyatlar ise aylık yüzde 0,76 oranında artış gösterdi.

İTO tarafından hazırlanan Fiyat İndekslerinin 2012 yılı Ağustos ayının bir önceki yılın aynı ayı ile mukayesesinde perakende fiyatlar yüzde 10,21, toptan fiyatlar yüzde 7,70 oranında artış kaydetti.

Söz konusu indekslerde yirmi dört aylık serilerden oluşan yıllık ortalama artış hesabına göre 2012 yılı Ağustos ayında 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksi yıllık ortalama yüzde 9,20, Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise yıllık ortalama yüzde 11,47 oranında arttı.

SGK prim ödeme süresini uzattı


SGK, bilgi işlem sistemlerindeki sorunlar nedeniyle prim ödeme süresini 4 Eylül Salı günü akşamına kadar uzattı.

 SGK’dan dün yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
“Kurumumuz ve bazı banka bilgi işlem sistemlerinde yaşanan sorunlar sebebiyle, son ödeme günü 31 Ağustos 2012 olan her türlü prim ve diğer ödemelerin tahsilat işlemleri 4 Eylül 2012 Salı günü sonuna kadar uzatılmış olup, bu tarihe kadar yapılacak ödemeler yasal süresi içinde yapılmış sayılacaktır.”
Prim ödemek için SGK’ya ve banka şubelerine giden mükellefler, sistem arızası nedeniyle primleri yatıramadılar. Prim ödeme için son gün arıza engeliyle karşılan mükellefler, cezalı duruma düşecekleri endişesine kapıldı. SGK bir duyuru yayınlayarak, tahsil edilemeyen primlerin 3 Eylül’de ve 4 Eylül günü mesai bitimine kadar cezasız olarak tahsil edileceğini açıkladı. 

Dış açığa İran ve ithalat pansumanı

Türkiye'nin dış ticaret açığı temmuzda yüzde 14.3 azalıp 7.89 milyar dolar oldu. Düşüşte İran'a 1.83 milyar dolarlık altın ihracatı ve ithalattaki yüzde 1.5'lik azalma etkili oldu.

İran'a altın ihracatında devam eden artış ve ithalattaki azalma ile dış ticaret açığı temmuzda yüzde 14.3 azalarak beklentilere paralel 7.89 milyar dolar oldu. Ocak - Temmuz arasındaki 7 aylık dış açık ise yüzde 20 düşüşle 50.7 milyar dolara geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temmuz ayı dış ticaret verilerini açıkladı. Ekonomistler dış ticaret açığındaki daralmanın önümüzdeki aylarda da devam etmesini, buna paralel cari açıktaki gerilemenin de sürmesini bekliyor. Altın ihracatında artışın devam etmesine karşın altın ithalatının da arttığına dikkat çekilirken, euro bölgesinde yaşanan krizin pazarlardaki çeşitlenmeye rağmen ihracat üzerinde risk oluşturduğu belirtiliyor.
İhracat temmuzda yüzde 8.5 artarak 12.87 milyar dolar, Ocak-Temmuz'da yüzde 12.6 artarak 87.21 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalat temmuzda yüzde 1.5 azalarak 20.76 milyar dolar, Ocak-Temmuz'da ise yüzde 2 azalarak 137.91 milyar dolar oldu. Enerji ithalatı ise temmuzda yüzde 9.6 azalışla 4.44 milyar dolar, Ocak-Temmuz'da yüzde 13.3 artışla 33.78 milyar dolar olarak gerçekleşti. TÜİK verilerine göre altın ihracatı ise temmuzda 1.83 milyar doları İran'a olmak üzere toplamda 1.86 milyar dolar oldu. Geçen yıl temmuzda yüzde 56.3 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı ayında yüzde 62'ye yükseldi.

Altın yine birinci
En büyük ihracat kalemi temmuzda 2.08 milyar dolar ile kıymetli taşlar ve metaller olurken; bunu 1.16 milyar dolar ile motorlu kara taşıtları ve aksam parçaları, 968 milyon dolar ile kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler; bunların aksam ve parçaları, 896 milyon dolar ile demir ve çelik ve 739 milyon dolar ile örme giyim eşyası ve aksesuarları izledi.
Temmuzda en yüksek ithalat 4.44 milyar dolar ile mineral yakıtlar ve yağlar olurken, bunu; 2.32 milyar dolar ile kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler; bunların aksam ve parçaları, 1.99 milyar dolar ile kıymetli taşlar ve metaller ve 1.65 milyar dolar ile demir ve çelik izledi.
Çağlayan: Tekeden süt sağdık
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ikinci ve üçüncü çeyreklerde Türkiye ekonomisinin ihracatla büyüyeceğini belirterek, ”İhracatçılarımızla pazar çeşitliliği yaratarak adeta tekeden süt çıkarırcasına ihracatımızı artırıyoruz” dedi.
AB ekonomisindeki durum, paritedeki gerileme, Ortadoğu’daki gelişmelere rağmen hedeflerinin ihracatta 148.5 milyar dolarlık yıl sonu OVP (Orta Vadeli Program) hedefini aşmak olduğunu hatırlatan Bakan Çağlayan, son 12 aylık ihracatın 144.7 milyar dolara yükseldiğini, OVP hedefinin 3.8 milyar dolar altında olduklarını, yıl sonunda 148.5 milyar doların geçileceğini söyledi.

AB ilk kez Ortadoğu ve K. Afrika’dan geride kaldı

Geçen yılın temmuz ayında yüzde 47.7 olan Avrupa Birliği'nin (AB) ihracattaki payı, 2012 Temmuz ayında yüzde 34.3'e gerilerken, AB'ye yapılan ihracat, 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 21.9 azalarak 4.42 milyar dolar oldu. Oyak Yatırım Ekonomisti Gülay Elif Girgin, temmuz ayı dış ticaret istatistiklerine ilişkin olarak, tüm ihracat içerisinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin payının, ilk kez Avrupa’yı geçtiğini söyledi. Haziran ayında Avrupa ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın ihracattaki payı yüzde 37.1 ile kafa kafaya gelmişti.
İhracat tarafında altının en önemli katkı sağlayıcı olarak yine ön plana çıktığını belirten Girgin, ”Çünkü diğer sektörlerde yıllık performansa bakıldığında genel olarak bir düşüş görünüyor. Ülke ayrımına bakıldığı zaman tüm ihracat içerisinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin payı, ilk kez Avrupa’yı geçmiş durumda. Yüzde 40’a ulaştı, Avrupa’nın yüzde 34 olmuş. Bu ilk kez olan bir şey” dedi.

İthalatta Rusya ilk sırada
Temmuzda ayda en fazla ihracat yapılan ülke İran olurken, bu ülkeye yapılan ihracat 2011 yılı Temmuz ayına göre yüzde 573.8 artarak 2.16 milyar dolar olarak gerçekleşti. İran'ı 1.04 milyar dolar ile Almanya, 912 milyon dolar ile Irak, 638 milyon dolar ile İngiltere ve 552 milyon dolar ile Rusya takip etti. Rusya ithalatta ise ilk sırada yer aldı ve bu ülkeden yapılan ithalat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35.8 artarak 2.42 milyar dolar olarak gerçekleşti. Rusya'yı sırasıyla 1.82 milyar dolar ile Almanya, 1.8 milyar dolar ile Çin ve 1.28 milyar dolar ile ABD izledi.

AB’de şeffaf akkor ampuller bugünden itibaren yasak

Enerji verimliliği düşük ve karbondioksit yaydığı için çevreye zararlı olarak değerlendirilen, aralarında Türkiye’de yoğun olarak kullanılan Edison tipi şeffaf akkor ampullerin de bulunduğu bazı ürünlerin üretim ve satışı bugünden itibaren Avrupa Birliği’nde yasaklanacak. AB’de enerji tasarrufu ve küresel ısınmayla mücadelede aldığı kademeli kararlar doğrultusunda önce 100, ardından 75 wattlık akkor ampullerin üretimi, satışı ve ithalatı yasaklanmıştı.

Hazırlanan program uyarınca 1 Eylül 2011 tarihinden itibaren 60 wattlık akkor ampuller yasak kapsamına alınmış ve bu yılın Eylül ayına kadar piyasadaki bütün klasik akkor ampullerin satış, üretim ve ithalatının yasaklanması hedeflenmişti. Yasak ile AB ülkelerinin yılda toplam 40 milyar kilovatsaat enerji tasarrufun bulunması böylece karbondioksit emisyonunun yılda 15 milyon ton düşürülmesi amaçlanmıştı.

Ampul konusunda ithalata bağımlı olduğu için Türkiye’yi doğrudan etkilemesi beklenen uygulamanın ardından enerjiden yüksek tasarruf sağlayan ve LED ampullerin fiyatlarının artması bekleniyor. Her mekanda kullanılan ve küresel anlamda önemli bir pazar olan ampul sektöründe tek yerli üretici Tekfen 2002’de üretimi durdurduğu için yerli üretici bulunmuyor. Öte yandan, 2000’li yılların başında General Elektrik, Philips gibi küresel firmalar üretim yapılarında değişikliğe gittikleri gerekçesiyle Türkiye’deki fabrikalarını kapattı.

HAVADA THY KOKUSU VAR!

Türk Hava Yolları kendisine ait kurumsal bir koku bulma arayışına girdi. Yeni koku THY uçaklarından, binalarına kadar her yerde kullanılacak.

Türk Hava Yolları’nın (THY) da artık bir kokusu olacak. THY’nin tüm uçakları, binları ve lounge’ları kurumsal kokuya bürünecek. Dünyada hızla yayılan kurumsal koku arayışına THY de başladı.
THY kendi ‘imza’ kokusunu oluşturmak için esans üreticisi MG Gülçiçek ile beraber çalışıyor. Edinilen bilgilere göre, THY bu çalışma kapsamında bir de anket yapmış. Ankete katılan grubun içinde kabin ekibinden yolculara, şirket yönetiminden pilotlara yaklaşık 2 bin kişi var. THY’nin yeni kokusu uçaklardan, yönetim binasına markaya ait tüm mekânlarda kullanılacak.

Koku seçimi konusuyla da bizzat şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu’nun ilgilendiği ve yeni kokunun içeriği ise henüz netlik kazanmış değil. Hamdi Topçu, "Uçaklarımıza ve salonlarımıza girince aynı duyguyu hissettirecek bir koku istiyoruz. 7 - 8 aydır bunun üzerinde çalışıyoruz. Yasemin, okyanus ya da çam kokusu gibi seçenekler var. Ama henüz netlik kazanmadı. Çok yakında yeni kokumuzu hayata geçireceğiz" dedi.
Scent marketing (koku pazarlama) pazarlamanın yeni ve hızla yayılan yöntemlerinden birisi. Dünya çapında pek çok marka, kendi imajına özel ürettiği ortam kokularıyla tüketicilerine ulaşıyor.

‘Duyusal logo’
Kurumsal kokunun belirlenmesinde markanın müşteri kitlesi büyük önem taşıyor. Ardından markanın müşteriler için ne çağrıştırdığı ve nasıl kokması gerektiği konusunda araştırmalar yapılıyor. Bu süreçte firmaya özel farklı koku kombinasyonları tasarlanıyor. Bu kokular daha sonra müşteriye, şirket çalışanlarına, yönetime koklatılıp değerlendirmeye alınıyor. Değerlendirmenin sonunda imza koku da belirlenmiş oluyor.
Yapılan araştırmalara göre markanın duyusal logosu olarak tanımlanan kokular, marka algılamasını etkilemenin yanı sıra tüketicilerde satın alma davranışını da etkiliyor. Bu nedenle perakende firmalarının yanı sıra oteller, alışveriş merkezleri ve spa merkezleri de özel kokulandırma sistemi tercih ediyorlar. Türk markalarının ağırlıklı olarak çiçek kokularını tercih ettiği belirtiliyor.

Kokulu pazarlama camİye de girdi
Scent marketing alanında faaliyet gösteren firmalardan Vavana, son olarak İstanbul’da Süleymaniye Cami’nin kokulandırmasını gerçekleştirdi. Uzun süren laboratuar ve Ar-Ge çalışmalarının ardından, Süleymaniye Cami’sine özel bir koku bulduklarını açıklayan Vavana yetkilileri, “Yüzlerce metrekarelik alanı kokulandırabilen Bubble isimli özel cihazlarımız sayesinde Süleymaniye Cami’nin özel kokusu tüm cami içerisine dağıltıldı” dedi.

Alegori nedir?

Alegori, Yerine, bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme sanatıdır Soyut bir düşünceyi heykel ya da resim ile göstermek, örneğin adalet düşüncesinin gözü bağlı ve elinde terazi bulunan bir kadınla(Themis) anlatılması gibi. Kutadgu Bilig (Yusuf Has Hacib) Türk yazınındaki alegorik yapıtlardandır. "Adalet", "Saadet", "Devlet" ve "Akıl" iyi bir devletin nasıl olması gerektiğini tartışır. Bu soyut kavramların insan niteliği ile verilmesi "yerine"dir. Daha çok fabl'larda görülür.

Kış aylarıyla aşk ve nefret ilişkisi

1-Aşk En sevdiğiniz kabanınızı, deri eldivenleriniz ve fötr şapkanızla takmanız mümkün.
2-Nefret Mağazaları kalın kalın pantolarla dolaşmak ise tam bir işkence. Mağazaya girince terliyorsun, dışarı çıkınca üşüyorsun. Koltuk altında çıkan koyu halkaları hiç saymıyoruz.
 3-Aşk Buz pateni, sıcak çikolata, sahlep, evde sinema günleri gibi aktiviteler kış aylarını sevmek için en güzel sebeplerden.
4-Nefret Uyumuş bir yüz, kızarmış bir burun ve soğuktan donmuş kulaklar ve hiç ısınmayan ayaklar ise kış aylarının en nefret edilesi olayları.
5-Aşk Sonunda aylarca dolapta bekleyen çizmeleri çıkarmanın vakti geldi. Camel rengi süetler, siyah zincirli deriler, diz üstü feminenler ve süper rahat Ugglar…
 6-Nefret Yerlerde su birikintileri, kar-tuz-çamur karışımı kar kalıntıları ve çizmelerinizle haşır neşir olmuş pis lekeler, ıslanmış ayaklar oldukça can sıkıcı.
 7-Aşk Soğuk bir hava, sıcak bir oda, battaniye ve sıcak çay kış aylarının en güzel eğlencesi.
8-Nefret Cildimiz soğuk havada kurur ve pul pul dökülür. Bu oldukça can sıkıcı değil mi?
9-Aşk Kış sezonunda her şey romantik geliyor. Yılbaşı süslemeleri, rahat bir kafede sıcak şarap keyfi, kanepede bir battaniyeyi paylaşmak…
10-Nefret Kar yağdığında hepimiz kardan adam gibi oluyoruz fakat örme şapkalar, fiyonklu kulaklıklar, renkli eldivenler oldukça şirin görünüyor.
11-Aşk 1 saatten fazla zaman ayırdığınız saçınız,dışarı çıktığınız an 2 damla yağmurdan bozuluyor. Böyle bir durumda insan kış aylarını nasıl sevebilirki?