1 Eylül 2007 Cumartesi

6 Ay Calisip Olen SSK’linin Emekli Ayligi

6 ay çalışıp ölen SSK'lının emekli aylığı


ÖLÜM, sevimsiz bir olay. Genç yaşta ölüm ise daha sevimsiz.

Bundan ötesi de var; ölen SSK'lının geliri olmayan eşi ve çocukları...

Ölen sigortalının eş ve çocuklarına ya da yakınlarına aylık bağlanabilme koşulları, iyice yumuşatıldı.

Ölen SSK'lının eşine dul, çocuklarına da yetim aylığı bağlanabilmesi için, en az 900 gün prim ödenmesi gerekiyor. 900 gün de 2,5 yıl yani 30 ay prim ödeme anlamına geliyor.

Peki... Başlıktaki 6 ay çalışan SSK'lıdan, eş ve çocuklarına, dul ve yetim aylığı bağlanması nasıl oluyor?

Onun da formülünü açıklayalım.

ASKERLİK BORÇLANMASI

Ölen sigortalı, askerliğini iki yıl yapmışsa, bu süre 720 gün eder. Ölen sigortalının yakınları önce bu 720 günü borçlanırlar. Ardından, borçlanılan 720 gün 6 aylık hizmeti olan 180 günle birleştirildiğinde, 900 gün eder. Böylece, eş ve çocuklara aylık bağlanması için gerekli prim ödeme gün sayısı sağlanmış olur.

Ölen sigortalı, askerliğini 1.5 yıl yapmışsa, borçlanma süresi 540 gün olacağı için ölen sigortalının en az 1 yıl yani 360 gün çalışıp, prim ödemiş olması gerekiyor.

Bu olayda, aranan bir koşul daha var. O da; ölen SSK'lıların işe başladığı süre ile ölüm tarihi arasında 5 yıl geçmesi gerektiği. Örneğin; 10 Ağustos 2002'de işe başlayan ve sadece 10 gün çalışan bir SSK'lı, 20 Ağustos 2007'de ölmüş ve bu süre zarfında örneğin 360 gün SSK'lı olarak prim ödemişse, askerliğini de 1.5 yıl borçlandırarak, yakınlarına aylık bağlanabilir.

ÖNCEKİ UYGULAMA

Yakın zamana kadar, ölen sigortalının eş ve çocuklarına ya da diğer yakınlarına aylık bağlanabilmesi için; toplam 1800 gün prim ödemesi veya;

1) 5 yıllık sigortalılık süresi,

2) Toplamda en az 900 gün prim ödenmiş olması,

3) Her yıl için ortalama 180 gün prim ödenmiş olması,

gerekiyordu. Yapılan değişiklikle, bu konuda bir kolaylık sağlandı ve 1800 gün prim koşulu ile her yıl için 180 gün koşulu kaldırıldı. Ölüm aylığı için 900 gün prim ve 5 yıl sigortalılık süresi yeterli oldu (Bkz. 16 Aralık 2006 Tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 5561 sayılı Kanunun birinci maddesi ile değiştirilen SSK Kanunu'nun 66. maddesi).

25 YIL ÖNCE ÖLEN SSK'LI

Yukarıdaki uygulamadan, 25 yıl önce ölen SSK'lının, yakınları da yararlanabilir.

Buna göre; 25 yıl önce ölen SSK'lı, en az 5 yıl SSK'lı çalışmış ve bu süre içinde asgari 180 gün prim ödemişse, varisleri iki yıl yani 720 gün "askerlik borçlanması" yoluyla, kendilerine aylık bağlatabilirler.

Yukarıda açıkladığımız uygulama yeni olduğu için, onbinlerce kişi bunun farkında değil. Bu durumda olanların Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurmaları halinde, eş ve çocuklarına ya da diğer yakınlarına aylık bağlanabiliyor.

SSK primleri geri alınabiliyor

SİGORTALI olarak çalıştığı işyerinden ayrılan ve SSK'dan emekli aylığı bağlanmasına hak kazanamayanlar, yazılı olarak başvurmak koşuluyla, kendilerinin ve işverenin ödediği (malulluk, yaşlılık ve ölüm) sigorta primlerinin iadesini talep edebilirler.

Bu tür bir talepte bulunabilmek için; kadınların 58, erkeklerin ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve işten ayrılmış olmaları gerekiyor.

Şükrü KIZILOT

Kamyon Arkasi Yazi Yarsimasi :)

Kamyon arkası yazı yarışması :)

HOROZ Lojistik 65'inci yılında Kamyon Arkası Yazı Yarışması düzenlemiş.
"Daha önce duyulmamış ve görülmemiş kamyon arkası yazıları" gerekçeli yarışmaya 5 bin 750 kişi katılmış.
Kazananlara ödülleri Horoz Lojistik 65. Yıl Kutlama Gecesi'nde verilecek.

Yarışmanın sloganı şu: Yollarda Kamyonlar, Dillerde Sizin Sözünüz Dolaşsın!

KAZANAN SÖZLER

Birinci: "Kamyon Çeker 10 - 20 Ton, Gönlüm Çeker Paris Hilton."

İkinci: "Hayatımı Yazsam, Duble Yol Olur..."

Üçüncü: "Araman İçin İlla Hata mı Yapmam Gerekir?"

Mansiyon 1: "Küresel Isınmaya Karşı Su Tankerlerine Geçiş Üstünlüğü Verilsin."

Mansiyon 2: "İyi Mazot Selülit Yapmaz."

Mansiyon 3: "Gazla Uçabilirsin, Ama Frenle Konamazsın!.."

Mansiyon 4: "Bas Gaza, Frene, Debriyaja... Götür Ver Parayı Vergiye, Stopaja."

Mansiyon 5: "Ne Müslüm'den Ne de Orhan'dan, Sevdiğim Tek Parça 'Yedek Parça'."

Jüri Özel Ödülü: "Arabada Yalnız Var!"

Strese Karsi Koyan Besinler

Strese karşı koyan besinler


Akut stres ile karşılaşan insanlarda adrenalin salgısı artar. Kalp atış hızında artma, ağız kuruması gibi belirtiler ortaya çıkar. Çok sık karşılaşmamak koşuluyla insan strese karşı koyabilir.

Stres vücut direncini kırar
Sık tekrarlayan streslerde ise başa çıkamayacağımız birikimler ortaya çıkar. Araştırmalar, kronik stresin vücut direncini kırdığını ve hastalıklara zemin hazırladığını gösteriyor. Stres sadece kalp veya sindirim sistemine zarar vermez. Bellek kaybı, bağışıklık sisteminin zayıflaması, şişmanlık gibi sonuçlara da yol açar. Yani insanları kısa süre içinde öldürmeyen stres faktörleri, uzun vadede birikim sonucu er veya geç ölümcül hastalıklara zemin hazırlar.

Gereksiz yere nabız hızının artması, kan basıncının yükselmesi, dolaşımdaki yağ ve glikozun metabolize edilememesi sonunda yağların damarlarda plakalar halinde birikmesi felçlere, kalp krizlerine ve şeker hastalığına davetiye çıkartır.

Vücut şeklini değiştirir
Stresin garip bir etkisi de vücut şeklini değiştirmesidir. Stres anında yağlar enerji sağlamak için yer değiştirirken genellikle karaciğer çevresinde birikir. Araştırmalar, göbekte biriken yağların kortizon benzeri hormonlara duyarlı olduğunu göstermiştir. Streste aşırı salgılanan bu hormon grubu, göbek çevresinde yağlanmaya neden olur. Merkezi şişmanlama da denen bu durum ile kalp-damar hastalıkları arasındaki ilişkiye de dikkat çekilmiştir. Ayrıca mide ve bağırsakların iç duvarlarına daha az kan gittiği için ise ülser riski artmaktadır.

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme, düzenli ve yeterli derecede alınan uyku, hayata pozitif bakabilme, stresi ve zor günleri geride bırakmak için dikkat edilmesi gereken unsurlardan sadece birkaçıdır. Özellikle bu dönemlerde beslenmenizde B grubu vitaminleri açısından zengin besinlerin tüketimine özen göstermelisiniz. B vitaminleri, karbonhidrat metabolizması, enerji üretimi ve vücuttaki metabolizma işlemlerinin desteklenmesinde temeldir. Zihin yorgunluğu ve aşırı streste, bağışıklık sistemini güçlendirmede, cilt sağlığında beslenme desteği olarak kullanılabilecek bir vitamin grubudur. Tahıllar, kuru baklagiller, süt, yoğurt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler, balık, karaciğer B vitamininin en iyi kaynakları arasındadır.
Sinirleri ve kasları rahatlatır
Magnezyum sinirleri ve kasları rahatlatır
Magnezyum, sinirlerin ve kasların rahatlamasını sağlamada etkili bir mineraldir. Antistres mineral olarak da bilinir. Özellikle diüretik kullananlarda, alkoliklerde ve yoğun egzersiz yapanlarda magnezyum gereksinimi artar. Badem, brokoli, kabak, fasulye, et, süt, balık, yumurta, çikolata, kuru baklagiller ve tam tahıllar magnezyumun en iyi kaynaklarıdır.

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme günlük stresi azaltır anlamına gelmez ama iyi beslenme vücudun stresle mücadele etmesinde, hastalığa yenilmemesinde ve bağışıklık sistemimizi güçlü kılmada önemli bir yardımcıdır. Özellikle C vitamini, çinko minerali ve A vitamini hastalıklara karşı direncimizin artmasını, bağışıklık sistemimizin güçlü kalmasını sağlar. En basitinden güne güzel bir kahvaltıyla başlamak bile o gününüzü enerjik geçirmemizde ilk adım olacaktır.

Pirinç
Pirinç buğdaygiller familyasındandır ve özellikle sıcak bölgelerde yetiştirilir. Kullanım alanı geniştir, lezzetiyle de beslenmede önemli bir yer kaplar. İçeriğinde sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir ve fosfor minerallerinin yanı sıra E, B1 ve B2 vitaminleri bulunur. 100 gram "kuru" pirinçte 357 kcal, 100 gram "haşlanmış" pirinçte ise 125 kcal enerji vardır. Pirinç, mide ve bağırsak hastalıklarında çok faydalıdır, özellikle de ishali kesmekte önemli bir rol oynar. Bu özelliği yapısında bulunan yüksek potasyum sayesindedir. Karmaşık karbonhidrat ve düşük orandaki yağ içeriği ile kolesterolü yüksek kişilerce tüketilebilmektedir. Ayrıca yüksek tansiyonu ve fazla üre miktarını da düşürür.

Biotin
Suda çözünen ve B grubu vitaminlerinden biridir. B7 vitamini veya vitamin H olarak isimlendirilir. Cilt, saç ve dolaşım sisteminin sağlığı için gerekli olmasının yanı sıra yağ ve proteinlerin yakılması için de gerekli olan bir vitamindir. Birçok enzimin yapısına girerek gıdaların vücuda yararlı hale getirilmesini sağlar. Kan şekerini düşürür. Balık, yumurta, süt, bezelye, domates, marul, peynir ve lahanada bulunur.

Yeni araştırmalar yeni sonuçlar
Üzüm çekirdeği önemli bir antioksidan. Üzüm çekirdeği ekstresi, E ve C vitaminlerinden yaklaşık 50 kat daha fazla antioksidan özellik gösterir.

Çinkodan sağlık desteği
İştah azlığında, koku ve tat alma duyularında artışta, cilt yaralarımızın iyileşme sürecinde ve saç sağlığımızda vücudumuz çinkodan da destek almaktadır.

Ayran kansere karşı bir koruyucu
Her mevsimin vazgeçilmez içeceği olan ayran, içerdiği yoğurt bakterilerinin antikanserojen etkisiyle kansere karşı koruyucudur. Bununla birlikte kolesterol miktarının azalmasını ve toksik maddelerin etkisizleştirilmesini de sağlar.

Kabızlığı önlemek için kivi yiyin
Kivide bir portakaldaki C vitamininin iki katı bulunur. Potasyum bakımından da zengin olan kivi sindirimi de kolaylaştırır. Kivi ile sütün birlikte tüketimi kabızlığı önlemede etkili bir yöntemdir.

Yediklerinizi Ruh Halinize Gore Secin

Yediklerinizi ruh halinize göre seçin

Araştırmalara göre yemek seçimiyle, ruh hali bağlantılı. Yapılan incelemelere göre, aşk acısı çekenlerin pirinç ve şekerden uzak durması gerekiyor. :)


İtalyan Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Ezio di Flaviano, insanların damak zevkleri ve yemek seçimi konusunda ilginç tespitlerde bulunuyor. Flaviano'ya göre, sofraya oturup doğru besin maddeleri seçerek, kötü ruh halinizi düzeltebilirsiniz.

Flaviano yaptığı tespitler sonucunda, bunalım geçiren ve patlamaya hazır bir psikoloji içinde olan kişilerin makarna, ekmek, taze meyve ve sebze yemeleri gerektiğini vurgulayarak, kendisine olan özgüvenini yitirmiş ve bezginlik duyan kişilerin ise peyniri ve kırmızı eti kesinlikle tüketmemelerini öneriyor.

İtalyan doktorun tespitine göre süt ürünleri ve kırmızı et kişilerde bezginliği artırıyor.

Yalnızlık ve iç sıkıntısı hisseden insanların rahatlamak için domates, patlıcan, biber, patates, yumurta ve karnabahar gibi sebzeleri tüketmesini doğru tercih olarak gören Flaviano, söylediği sözler ve davranışlarından memnun olmayanların soğan ve pırasayı tercih etmesi gerektiğini belirtiyor.

Flaviano düş kırıklığı, kuşku ve çekingenlik içinde bulunan kişilerin kereviz ve havuç tüketmesinin ruh sağlığı açısından faydalı olacağına dikkat çekerken, iş hayatının yorgunluğu ve stresinden bunalan kişilerin sofralarından bezelyeyi ihmal etmemeleri gerektiğini vurguluyor.

Üzerinden endişeyi atamayan ve her an hata yapabilirim saplantısını aklından çıkarmayan insanların bol bol marul yemeleri gerektiğini belirten İtalyan Beslenme uzmanı, saldırgan ve karşısındaki kişilere karşı agresif bir yapısı olan kişilerin kendilerini kontrol tutmak için ceviz yemelerini tavsiye ediyor.

Çikolatanın her türlü isteği kamçıladığını ve ihtirasları şahlandırdığını tespit eden Flaviano, bademin öfkeyi azalttığını ve kişiyi sakinleştirdiğini ileri sürüyor.

İlginç tespitlerine bir yenisini daha ekleyen Flaviano, aşk acısı çekenlerin ve bu duygulardan kurtulamayanların kesinlikle pirinç ve şekerden kaçınması gerektiğini belirterek, bu iki gıdanın melankoliyi artırdığını iddia etti.

Sevgi Uzerine Guzel Bir yazi

Sevgi üzerine önemli bir iş


Seattle'dan Dallas'a giden uçağa en son bir kadın ve üç çocuk bindiler. "Ne olur benim yanıma oturmayın" diye geçirdim İçimden. "Yapacak bir sürü önemli işim var." Birkaç dakika sonra, on bir yaşındaki kız çocuğuyla dokuz yaşındaki erkek çocuğu neredeyse tepeme tırmanmışlardı. Kadın ve dört yaşındaki kız çocuğuysa arkamda oturuyorlardı. Büyük çocuklar itişip dururken, dört yaşındaki ufaklık koltuğumu tekmeliyordu. Erkek çocuğu her beş dakikada bir ablasına "Şimdi neredeyiz?" diye soruyordu. Kız, "Kapa çeneni" dedikten sonra aynı itişip kakışma ve sorgu sual yeniden yaşanıyordu.

"Şu çocukların önemli işten anladıkları yok" diyerek kendi kendime hayıflanıyordum. Sonra birdenbire İçimden bir ses bana onları sev dedi. Bir yandan da kendi kendime "Bu çocuklar tam sopalık. Benim yapacak Önemli İşlerim var." diyordum, içimden gelen ses sorgulamalarımı yanıtladı, onları kendi çocuklarınmış gibi sev.

İçindekilere dön

Onlara uçuş rotamızı anlattım, uçuşumuzu çeyreklere böldüm ve Dallas'a ne zaman varacağımız konusunda tahminde bulundum.

Birazdan bana hastanedeki babalarım görmeye gittikleri Seattle seyahatlerin! anlatmaya koyuldular. Konu konuyu açtı; uçma, havacılık, bilim ve yetişkinlerin hayat görüşleriyle ilgili sorular sordular. Zaman çarçabuk geçti ve benim önemli işler de kaldı.

Uçak inişe hazırlanırken, babalarının nasıl olduğunu sordum. Sessizleştiler, erkek çocuk "Öldü" yanıtını verdi.

"Oh, çok üzüldüm."

"Ben de öyle. Ama beni küçük erkek kardeşim daha fazla tasalandırıyor. O bununla zor başedeceğe benziyor."

O anda konuştuklarımızın esasında hayatta karşı karşıya kaldığımız en önemli işler olduklarım fark ettim; yaşamak, sevmek ve kalp kınklığına rağmen büyümeye devam etmek. Dallas'ta birbirimizle vedalaştığımızda, erkek çocuk elimi sıktı ve uçakta ona öğretmenlik yaptığım için bana teşekkür etti. Ben de bana öğrettiklerini düşünerek ona teşekkür ettim.

Dan S. Bagley

Bulasici Hastalikta Korkunc Gercek

Bulaşıcı hastalıkta korkunç gerçek

Birleşmiş Milletler'e bağlı Dünya Sağlık Örgütü bulaşıcı hastalıkların
tarihde görülmedik ölçüde hızlı yayıldıkları uyarısında bulundu. 32 yeni
mikrop ve virüs tehdit saçıyor..

Örgüt yıllık raporunda, dünyada korku veren hızda yeni hastalıklar ortaya
çıktığını bildirdi.

"Daha Güvenli Bir Gelecek" adlı raporda 1967'den bu yana hastalığa sebep
olan 32 yeni mikrop ya da virüsün bulunduğu belirtiliyor.

HIV / AIDS, Ebola, Marburg, SARS bu noktada örnek verilen virüsler arasında.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre yılda 2 milyardan fazla kişi uçakla seyahat
ettiğinden, "bulaşıcı hastalık sadece bir uçak uzakta olabilir".

Örgüte göre, dünyanın giderek birbirine daha da bağlandığı bir dönemde,
hastalıkların yayılmasıyla mücadele etmenin yolunun işbirliği ve
şeffaflıktan geçiyor.

Dünya Sağlık Örgütü raporda ülkelerden, salgın hastalıkları gizlememeleri,
virüs örnekleriyle tedavi yöntemlerini paylaşmalarını istedi.

Raporda, dayanışma sağlanmaması halinde, büyük bir salgın hastalığın yıkıcı
sonuçları olabileceği uyarısında da bulunuluyor.

Dünya Sağlık Örgütü bu noktada küresel ekonomi ve siyasi istikrarın da
tehdit altında olduğuna dikkat çekiyor.

Yaptiginiz ise imzanizi atin

Yaptığınız işe imzanızı atın

Barbara süpermarket çalışanlarına hitap ettikten yaklaşık üç ay sonra bir
akşam üstü telefonu çaldı. Arayan kişi adının Johny olduğunu ve marketlerden
birinde kasada müşterilerin torbalarını doldurmalarına yardım ettiğini
söyledi. Ayrıca Down sendromu olduğunu belirtti ve "Barbara, anlattıkların
hoşuma gitti!" dedi.

Johny, konuşma yaptığı günün gecesi eve gittiğinde babasından kendisine
bilgisayar kullanmayı öğretmesini istemişti. Bilgisayarda, babasıyla
birlikte üç sütunlu bir tablo yaptılar.

Şimdi her akşam eve gittiğinde bir "günün sözü" buluyor. Bulamadığı zaman da
bir tane "uyduruyor!" Sonra bu sözü bilgisayarda yazıyor, bir kaç tane çıktı
alıyor, onları kesiyor ve her birinin arkasına ismini yazıyor. Ertesi gün
müşterilerin torbalarını "zevkle" doldururken, her birinin torbasına günün
sözünden bir tane koyuyor ve böylece yaptığı işe içten, eğlenceli ve yapıcı
bir biçimde imzasını atıyor.

Bu konuşmadan bir ay sonra marketin müdürü beni aradı. "Barbara bugün
olanlara inanamayacaksın" dedi. Sabah markete gittiğimde Johny'nin kasasının
önündeki kuyruk diğerlerinin üç katıydı! Bağıra çağıra etrafa emirler
yağdırmaya başladım: 'Daha fazla kasa açın. İnsanları buradan daha çabuk
çıkarın!' Ama müşteriler 'Hayır. Biz Johny'nin kasasında beklemek istiyoruz.
Günün sözlerinden almak istiyoruz!' dediler.

Müdürün söylediğine göre bir kadın müşteri onun yanına kadar gelmiş ve
"Eskiden markete haftada bir gelirdim, ama şimdi buradan her geçişimde
uğruyorum, çünkü günün sözlerinden almak istiyorum" demişti. Son olarak
müdür bana "Marketteki en önemli kişi kim biliyor musun?" Diye sordu.
Elbette Johny'di.

Aradan üç ay geçti ve marketin müdürü beni yeniden aradı. "Sen ve Johny
marketimizde büyük bir değişim yarattınız" dedi. "Şimdi çiçek bölümündeki
bütün sapı kırık çiçekleri ve kullanılmayan yaka çiçeği buketlerini yaşı
geçkin kadınların ya da küçük kızların yakalarına iliştiriyorlar.

Et paketleme bölümündeki bir elemanımız Snoppy seviyormuş ve 50.000 tane
Snoppy çıkartması getirmiş. Her et paketinin üzerine bir çıkartma
yapıştırıyor. Hem biz, hem de müşterilerimiz çok eğleniyoruz . "Eğer sizden
sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo'nun resim yaptığı, Bethooven'in
beste yaptığı veya Shakspeare'in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel
süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes ,durup "Burada işini çok iyi yapan
büyük bir çöpçü yaşıyormuş " desin.